bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.また、相手に無数の氷塊を降らせて大ダメージを与える。
Bu arada bir kısım bitkiler çok fazla yayılma olanaklarına sahip iken, bir kısmı bundan yoksundur.また果実は数個の種子を含み、その間のくびれがあまり大きくない。
Fakat bu arada İyon kent devletleri yeniden ayaklanmışlardı.これにより、益州の反乱は鎮圧された。
Bu arada Valerie hareketsiz kalır.しかし、ミカは動じない。
Bu arada 229.次は229。
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.稚内町大火発生。
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.そのうちに女はあきらめて去った。
Bu arada dava birkaç yıl sonra düştü.結局この訴訟は数年にわたった。
Bu arada Cordelia komaya girer.コーディリアはその後昏睡状態に陥る。
Bu arada çantasını çaldırır.鞄をかかえている。
Bu arada Kızıl Ordu, kuşatılmış Mihver kuvvetlerini imha etmek amacıyla kuşatma kuvvetlerini güçlendirmiştir.一方、ソビエト赤軍は包囲したドイツ軍を殲滅するために、包囲する戦力を増強していた。
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.途上、様々な小事件が起きる。
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.戸主が家族の身分変動を届け出るものとされた。
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.受け取る際には、獲得するのではなく、体験するという事が大切である。
Bu arada Szczuka'nın bir başka dramı daha olduğunu öğreniriz.^ ただし、シャインとはまた別の月が描かれることもある。
Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan’a gönderilecektir.1946年 進駐軍に住宅を接収され書庫に住む。
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.やがてもうすぐクリスマス。
Bu arada (D) taksonu transfer olurken farklı isim kombinasyonu da değişmiştir.変更の際に車両番号の書体も変更された。
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.町の各所で火災が発生し、急速に広がる。
Kitabı yazarken bu arada Gezi olayları oldu mesela ve orada kırmızılı kadın vardı.だから地図を見るとトンネルがあるのに赤い×印が打ってあったりそこだけ細線になったりしているものがあった。
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.その速水を、6号の女性クルー紀之が訪れる。
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.世鬼末(せいきまつ)は悪人だらけ。
Bu arada yeni anayasanın hazırlıkları da sürüyordu.さらに、新作の準備に入ることも発表した。
Bu arada, artık Bond yok.だから今ではユニコーンはいない。
Bu arada babasının ölümüyle ailesinin yoksulluğu daha da dayanılmaz hale gelir.その上、さらにおじさんの助言によって人生が狂っていく。
Bu arada Danny de öğretmeninin kızı Lorna'ya (Plimpton) aşık olur.さらに、フィリップス先生の娘のローナ(マーサ・プリンプトン)に恋に落ちる。
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.若者同士は一緒に遊んで楽しそう…。
Almanya ve İsviçre’de kimya alanında öğrenim gördü, bu arada sosyalist çevrelere girdi.ドイツやスイスで普及しており、人智学運動の一角を担っている。
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.韋叡は車を連ねて陣を築いた。
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.一方、クラーク・ケントもロイス・レインとの離婚で気落ちしていた。
Bu arada Mısır Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya resmen savaş açtı.1945年2月、シリアはドイツと日本に宣戦布告をした。
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.これについては本人も特殊なケースと表現している。
Bu arada toplu taşımacılığın özendirilmesi gibi sosyal alanlarda da kendini gösterdi.その間、彼は社会運動家の朴烈の取材などを行った。
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.それとともに著作を刊行し始める。
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.ただし、出店などは禁止されている。
Bu arada Leman Hanım, Davut Bey ve Dündar Bey de ölmüşlerdir.一方、次男・吉良三郎と次女・振姫は夭折した。
Bu arada kadın tarafından fark edilir.主に女性のそれを指す。
Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu.その意味で、早期発見を妨げている。
Bu arada, 16.000 kişilik eşdeğer kayıba rağmen, Fransızlar hala sayısal üstünlüğe sahiptiler.一方のフランス軍も同程度の1万6千人の損害を受けたが、依然として圧倒的な数的優位に立っていた。
Bu arada Halil Efe'yi de uyandırır.そうすれば必ず斉は魏を討つでしょう。
Bu arada, "Sleeping with the Enemy" ABD'de büyük bir başarıyla açılışını yaptı.『無防備都市』と『戦火のかなた』はアメリカで大成功を収めた。
Bu arada 150 kadar sayıda otomobil ihtiva eden bir eski ve spor otomobil koleksiyonu topladı.その中にはいすゞ自動車製車両のほか、旧・150系統用車両として若葉台営業所新製配置の三菱ふそう製車両もあった。
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.このため、あしゅら男爵とも仲が悪い。
Bu arada tüm medya onu suçlu ilan etmiştir.逆に言えば、彼女はいまだ半罪人である。
Bu arada "Hukuk-u Ceza Müruru Kanunu" konulu ilk mesleki çalışması yayınlandı.^ 前掲の「治安管理処罰法」の前身に当たる。
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.現在は有名な作家となっている。
Bu arada edebiyat çalışmalarına da ara vermeden devam etti.以後も作品を著し続け、亡くなるまで文学活動に務めていた。
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.同時に新ボーカリストを募集開始した。
Bu arada 815 sayılı uçağın okyanusun dibine düştüğünü ve kurtulanın olmadığı haberi çıkar.815便の墜落を予知していたとも思われるが真相は不明。
Bu arada geçmişte ne olmuşsa olsun Kont Robinson ve Elisetta evlenmeye karar verdiklerini de açıklarlar.2人の結婚が明らかになり、ロビンソン伯爵はついにカロリーナを諦めてエリゼッタと結婚することを約束する。
Bu arada Elisabeth de karting pistinin kantininde çalışmaktadır.同時にキャスター・芸能事務所のキャスト・プラスに所属。
Bu arada kendisi de evrim geçirmiştir.そして、彼自身も大きく成長を遂げていく。
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.元々は領民に重い税を課していた貴族。
Bu arada altını çizmeden geçemem, bu dizide Sezai Paracıklıoğlu da var.こうなると墨が磨れないので、硯用の砥石で硯面をとぐ。
Bu arada Don durumu öğrenir ve Alice'in yanına gider.その事情を知って、エルと仲良くなる。
Bu arada da işlemcinin şimdiki buyruğun işlenmesi bitmeden sonraki buyruğun adresini bilmesi gerekir.ただし、次の運営事業者が決定されるまでは運行を継続する見通し。
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.材木商として開業したことによるもの。
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.この時は一銭の報酬も受け取らず、ホテル宿泊代も自腹であった。
Bu arada Punk liderliğindeki ekibin adı New Nexus (Nexes) olmuştu.FOXの隊員だった頃のコードネームはネイキッド・スネーク。
Bu arada Fransa'da devrimi hazırlayan gelişmeler hızlanmıştı.即位した際、フランス革命が進行中であった。