bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İş yaşamına öğretmen olarak başladı, ancak bu arada gitar çalışmalarını da sürdürdü.He pursued a career as a school teacher, but continued practicing the guitar.
Bu arada Faith ve Wesley de gelirler.Wesley and Faith do not appear.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.The appearance of the town began to change as well.
Bu arada eşinden ayrılır.Let's divorce ourselves from them.
Bu arada Siegfried Brunehild’e verdiği yüzüğü de alır ve döndüğünde Krimehild’e verir.As a trophy, Siegfried takes Brunhild's ring and belt, which he later gives to Kriemhild.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.One night, a storm hits their town.
Bu arada görürüz ki düşünce yapıları giderek basitleşmekte ve hareketleri savruklaşmaktadır.Indeed, it seems that behaviorism interest is more recent and growing.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.This causes the surface to become positively charged.
Bu arada Tunus'u tekrar fetheden Ebu Abbas onu tekrar hizmetine aldı.It is quite incredible that South Alabama has hired him again.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.In addition to the above, the Jewish population was subjected to a heavy burden of taxes.
Bu arada Yugoslavya 1945 yılında cumhuriyet oldu.Pakistan became a republic in 1956.
Bu arada diğer iki elçiyle olan gönül birliğini gizli tuttu.Two messengers appear in The Two Noble Kinsmen.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Meanwhile, Javad began to lose its previous significance slowly.
Bu arada Youtube'a demolar yüklemiştir.This is how he discovered YouTube.
Bu arada partiden tasfiye edilmiştir.He is expelled from the party.
Bu arada grupta eleman değişiklikleri de oldu.There were also coaching changes within the staff.
Bu arada ilk mesleği dansözlüğü de bırakmadı.In the past, the couple did not dance the first dance alone.
Bu arada gazetecilik mesleğine de devam etti.He subsequently continued his journalistic career.
Bu arada 1943'te Ulusal Kurtuluş Komitesi başkan yardımcılığına seçildi.In 1943 was appointed a Vice President of National Life.
Bu arada Optimus, Alpha Trion'dan bir mesaj alır.He takes Breakaway captive at the order of Alpha Trion.
Bu arada Brandy 15, Bıyık 7 yaşındadırArtamat, 5 years old cognac.
Bu arada kendi adıyla anılan camiyi de inşa ettirdi.However, he refused to have the building named after him.
Hitler 9. Ordu'ya, Cottbus'u savunması ve bu arada batıya dönük bir cephe oluşturmasını emretmiştir.He ordered the IX Army to hold Cottbus and set up a front facing west.
Bu arada deniz buzu reforma geçmeye başlar, yüzey suları da daha sıkılaşır.Meanwhile, sea ice starts reforming, so the surface waters also get saltier, hence very dense.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.In addition, the Destour party was banned.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Sybil is pregnant with their third child.
Bu arada Eminem Kid Rock'ın Devil Without a Cause albümünde düet yaptı.The CD itself for Kid Rock's album Devil Without a Cause is a picture of his raised middle finger.
Bu arada Szczuka'nın bir başka dramı daha olduğunu öğreniriz.Sachs wrote a further episode.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Going to the doctor.
Bu arada filmin albümü de yayınlandı.In addition, the album's artwork was revealed.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.The Doctor and his companions become heavily involved.
Bu arada hemen hepsi baldan hoşlanır.Because we all love ballads so much.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Egypt remained highly unstable.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.This prepared him to enter the Paris Conservatoire.
Bu arada, Rose Daleklerin elindedir ve Dalekler, Dünya'yı yok etmek için harekete geçeceklerdir.Rose agrees, and the Dalek implodes.
Bu arada Hunter'ın aslında kendi öz oğlu olduğu da anlaşılmıştır.She in fact becomes convinced that Colby is actually her own son.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.He was also a renowned author.
Bu arada Anna çok sevdiği büyükannesini kaybetti.On the contrary, she feels sympathy for her favorite aunt.
Bu arada Willow, Xander ile Cordelia arasındaki ilişkiyi öğrenir ve Xander ile arası bozulmuştur.Willow learns of Xander's and Cordelia's relationship.
Bu arada serveti de tükenmektedir.Probably, they are celebrating fortune.
Bu arada Cordelia komaya girer.Cordelia, meanwhile, is left in a coma.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Afterwards, the storm moved out to sea.
Bu arada hem Peyami hem de Binbaşı İhsan Ayşe’ye aşık olur.Both men, İhsan and Peyami, fall in love with Ayşe.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Later, she suffered several small strokes.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.He then went to work with his father.
Bu arada Fransa kralı Cordelia ile birlikte Britanya'ya ordu gönderir.With Cordelia, the King of France invades Britain.
Bu arada iki dergi çıkardı.Starting then, it has published two periodicals.
Bu arada Laurence Olivier danışmanlarının önerisi ile rolü reddetti.Laurence Olivier then refused the part, apparently on the advice of his agents.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.She is suddenly attacked by the killer, who removes her eyes.
Bu arada Jun'un Kazuya'dan bir oğlu olmuştur.In the meantime, Jun gives birth to Kazuya's illegitimate son.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.The Romans, meanwhile, had sent a new fleet to pick up the survivors of its African expedition.
Bu arada Osmanlı filosu Çanakkale Boğazı'nın hemen dışına demirlemişti.In the meantime the Ottoman fleet had anchored just outside the Dardanelles.
Bu arada Fransızca’yı öğrendi.In the meantime, he also learned French.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.The campaign coincided with an outbreak of influenza, and many people died throughout Ireland.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.One instance is particularly mentioned.
Bu arada Sabri sürekli olarak Rıfkı'nın köyden gitmesi için uğraşmaktadır.It becomes obvious that someone is trying to sabotage the trip to the island.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Because girls just wanna have fun.
Bu arada Leonidas kuvvetleri Pers ilerlemesini geciktirecekti.Nevertheless, Leonidas resolves to hold off the Persian advance.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur.Less than half have electricity.
Bu arada Steen ROH'ta kaldı.Steinès rested on a rock.