bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada, WWE'ye geri dönen Shawn Michaels New World Order'a (nWo) katıldı.Τον ίδιο καιρό, στο RAW, ο Shawn Michaels είχε γυρίσει στο WWE και είχε γίνει μέλος της nWo (New World Order).
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Εντωμεταξύ, ο Καίσαρας περίμενε ενισχύσεις από τη Σικελία.
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.Άρα, ο Μαρκ είχε δει το πρόσωπο του δολοφόνου...
Çinliler de bu arada boş durmuyordu.Προς το παρόν πάντως οι Κινέζοι δεν έχουν αναμιχθεί.
Bu arada dul Rita manastıra kapandı, iç savaşın bitiminden beş yıl sonra öldü.Η Ρίτα αποσύρθηκε και η ίδια σε μοναστήρι με το όνομα "Ξένια", πέθανε πέντε χρόνια μετά την λήξη του εμφυλίου.
Bu arada Albay Douglas'ın asıl istediği para değil intikamdır.Ο Ντομπς δεν θέλει τα χρήματα της, αλλά μόνο την αλήθεια.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Στο ενδιάμεσο, η Catelyn Stark, θρινεί τον γιο της, Bran, ο οποίος κείται αναίσθητος στο έδαφος.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Το ευρωπαϊκό πολιτικό τοπίο άλλαξε δραστικά.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Τυχαία περνάει ο Χανκ με το αυτοκίνητο.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Συγχρόνως ξεκίνησε να ασχολείται με το γράψιμο.
Bu arada iki genç birbirine aşık olur.Με τον καιρό, οι δύο νέοι ερωτεύονται.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.Εν τω μεταξύ ο Μαρκιανός κατηγορήθηκε στον Αυτοκράτορα, ότι επιθυμεί τον θρόνο.
Bu arada Avrupa’ya geziler yaparak çeşitli başarılar elde etti.Ταυτόχρονα πραγματοποίησε αρκετά ταξίδια στην Ευρώπη.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Σε λίγες μέρες χτύπησε τους κατοίκους χολέρα-πανούκλα και πέθαναν πολλοί άνθρωποι.
İrini bu arada oğluna karşı bir komplo düzenledi.Η Ειρήνη εν τω μεταξύ οργανώνει μια ισχυρή συνωμοσία εναντίον του γιου της.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Από τότε αφιερώθηκε στις επιστημονικές μελέτες.
Bu arada, 911 sonbaharında Himerios, Girit'i yeniden almak için yeni bir girişim başlatmıştı.Εν τω μεταξύ, το φθινόπωρο του 911, ο Ιμέριος ξεκίνησε νέα προσπάθεια για την ανακατάληψη της Κρήτης.
Bu arada tek sahibi durumuna geldiği derginin adını The Republican biçiminde değiştirmişti.Η επίσημη ονομασία του κράτους άλλαξε μαζί με τη μορφή του πολιτεύματος.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.Υπήρξε διάσημος αγιογράφος.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Παράλληλα έκανε διάφορα μικροθελήματα στη γειτονιά.
Bu arada futbol yeteneğini de göstermeye başladı.Επίσης, ασχολήθηκε με την ανίχνευση ποδοσφαιρικών ταλέντων.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.Κατά τη διάρκεια της κυριαρχίας τους χτίστηκαν πολλά σημαντικά μνημεία της πόλης.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Σε γενικές γραμμές, παρουσιάζουν απίθανες ιστορίες.
Wade’ten bir Westland geldi, bu arada ring dışında Kane olanları keyifle izliyordu.Ο Ντάνιελς πήρε τη νίκη, ενώ ο Στάιλς ήταν έξω από το ρινγκ, απασχολούμενος με τον Κρίστιαν Κέιτζ.
Bu arada, Berkant'ın çalıştığı gece kulübünde sahne almaya başlayan Örümcer, zaman içerisinde şöhret olmuştur.Σε κάθε εναρκτήριο μέτρο κάθε μέρους, ο Μπετόβεν, που καθόταν στη σκηνή, έδινε το tempo.
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Ένα ζευγάρι κακοποιών αποφασίζει να ληστέψουν την κεντρική τράπεζα της πόλης.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Imens finder Daenerys ud af at, hun er gravid.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.Han var således en kendt forfatter.
Bu arada, Beverly Hills'dan bir ev almıştır.Han havde desuden et hjem i Beverly Hills.
Bu arada üç rapçinin her biri de solo çalışmalarına devam ettiler.For tiden er gruppen gået hver til sit, og de tre rappere har alle gang i solo projekter.
Bu arada Willow'un telefonuna Xander'dan şifreli bir SMS gelir.Sms'en kommer fra Jasons mobiltelefon.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.I mellemtiden i Winterfell en våger sørgende Catelyn Stark over sin bevidstløse søn Bran.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Udgør nye fantastiske fortællinger.
Bu arada, Simon, Camille hakkında imgelemler görmektedir ve Dumort Oteline geri dönmüştür.Imens har vampyrerne ført Simon hen til deres tilholdssted, Hotel DuMort.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Barney indser at han er forelsket i Robin, og snakker med Lily om det.
Bu arada Doktor ve Yaz, yaratığı takip etmeye çalışır.Imens kæmper Måvens og Peder for at indhente dem.
Bu arada Jace, Clary ve Magnus; Jocelyn'i uyandırmak için Ragnor Fell'e gidip yardım isterler.Jace, Clary og Magnus tager afsted, og de opsøger Ragnor Fell.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Det er altså ikke et spørgsmål om at få opmærksomhed, men et spørgsmål om at få hjælp.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.Det er også derfor de kommer til at savne hende, da hun er væk.
Bu arada Cordelia komaya girer.Harald ender med at komme i koma.
Bu arada arayışı sürmektedir.Derfor skal den søges dér.
Bu arada grup, şarkı yapmaya devam ediyordu.Herefter gik gruppen i gang med at skrive nye sange.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Han mistede også sit britiske statsborgerskab.
Bu arada eşini yitirdi.Hvis ikke, mister komtessen sin.
Bu arada Kumköy ve Yenişehir tümüyle yakılıp yıkılmıştır.Hele slottet, både nyt og gammelt, nedbrændte.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.Efter fem-seks dages kampe var byen besejret, og blev plyndret og brændt ned.
Bu arada futbol yeteneğini de göstermeye başladı.Omvendt opnåede han også stor anerkendelse for sine fodboldmæssige evner.
Bu arada kendisine muhalif olan birçok insanı öldürtür.Så derfor er der mange, der prøver at få fat i ham.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.For alternative betydninger, se Nasri.
Bu arada Kızıl Ordu, kuşatılmış Mihver kuvvetlerini imha etmek amacıyla kuşatma kuvvetlerini güçlendirmiştir.I mellemtiden forstærkede den Røde hær sin ydre ring for at ødelægge de omringede tyske enheder.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Derudover var hertug af Asti.
Bu arada varlıklı ipek tüccarı Otto Wesendonck ve eşi Mathilde ile tanıştı.Den anden inspirationskilde var forfatterinden Mathilde Wesendonck, silkehandler Otto von Wesendoncks kone.
Bu arada Lincoln nihayet L.J.’e ulaşır.Jokeren flopper: Langt efter L.O.C..
Bu arada tiyatrodan beklediği bir haber gelir; Alman Polisi rolünü oynayacaktır.Paa Vesterbrogade ved Teaterpassagen. _Dømt_ til Døden af Tyskerne.
Bu arada kuzeydeki eski suyolları da onarılarak genişletildi.Også nordboernes gamle græsgange og marker er blevet genbrugt.
Bu arada gazetecilik mesleğine de devam etti.I Forli fortsatte han sit journalistiske arbejde.
Bu arada İngiltere'de yaygın ve büyük bir kıtlık ortaya çıktı.Da han fik magten, hærgede en voldsom hungersnød i England.
Kitabı yazarken bu arada Gezi olayları oldu mesela ve orada kırmızılı kadın vardı.Mens den var i drift, bestod den af et spor og en kort perron med et rødt læskur.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Derudover arbejdede han som instruktør af Tv-reklamer.
Bu arada Frank'te kulüptedir.I Hem Sogn ligger Hem Kirke.