bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.Imens laver han træarbejder til Ingjald.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Der fulgte adskillige mindre træfninger.
Ama bu arada bir başka dergide Pinokyo’yu bölüm bölüm yayımlıyordu.I sin tid som journalist på Ekstra Bladet lavede Pimonov interview med bl.a.
Bu arada, birçok müzik mağazası albümün satışını durdurmuştu.Endvidere har en del salonstykker overlevet i albums til musikundervisningen.
Bu arada psikolojisi bozulur.Her er psyken berørt.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Til gengæld mistede Dragør sin tidligere betydning.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.Desuden blev Karl anset som svag og vaklende.
Bu arada iş ortağı John Bisco ise yayımla ve finansal meselelerle ilgilendi.John B. Cobb, Jr. har også udgivet bøger om biologi og økonomi.
Piyade Tümeni bu arada dağılmıştı.Infanteristøtten var endnu længere borte.
Ancak bu arada yayıncı ölür.Til gengæld omkommer mrs.
Bu arada, Maggie kendini aileden uzak bir yerde bulur ve ayılar, ona yetiştirir.I mellemtiden stifter Maggie bekendtskab med nogle bjørne.
Bu arada şatoya bir Yabancı Prenses'de misafir olarak gelmiştir.I øjeblikket huser slottet en udstilling om prinsessen.
Bu arada A millî takımda da önemli bir oyuncu oldu.Hun spiller også på det russiske A-landshold, og er blevet en vigtig spiller.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.I den periode blev der også bygget mange klostre.
Bu arada Harry kendisine vaftiz babası Sirius'tan miras kaldığını öğrenir.Det er også her at Harry hører, at Sirius er hans gudfar.
Bu arada ilk solo albümünü yayınladı.Den første havde kun det originale album.
Bu arada Scooby Çetesi üyeleri için havada aşk kokusu vardır.I Platons Symposion diskuterer deltagerne i festen begrebet kærlighed.
Bu arada iki kardeş birkaç kez savaştılar.De to var i kamp flere gange.
Bu arada, Kuzey İttifakı ve onların CIA/Özel Kuvvetler danışmanları saldırının sonraki kısmını planladılar.I mellomtiden planla Nordalliansen og deres rådgivere fra CIA og spesialstyrkene offensivens neste stadium.
Garrett bu arada kadınlarla ilgili erkek tıbbi görüşleri için tartışmaya girdi.Rundt denne tiden, Elizabeth også inngått diskusjon med mannlige medisinske syn på kvinner.
Bu arada İsaakios birçok Romalıyı görev vermişti.I mellomtiden hadde Isaak tatt mange romere inn sin tjeneste.
Bu arada da bir Portekiz ticaret gemisini de ele geçirdi.Her var han med å erobre et engelsk fartøy og et portugisisk handelsskip.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Etterpå ble hun kastet ut av huset hans.
Bu arada, imparatorluğun topraklarının ayrılması da devam etti.I mellomtiden fortsatte svekkelsen av rikets besittelser.
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.Samtidig ble det startet en rekke nye gymnas.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.Deretter begynte han å jobbe hos sin far.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Hun fortsatte imidlertid å komponere.
Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur.I mellomtiden prøver Babitch å flykte gjennom et vindu.
Bu arada ülkede 1997 yılına kadar süren bir iç savaş başladı.I 1997 brøt det ut borgerkrig i landet, som varte til 1999.
Horthy'nin oğlu Miklós Horthy, bu arada Sovyet temsilcilerle görüşüyordu.Han kidnappet Horthys sønn Miklós Horthy jr., som var på vei for å forhandle om våpenhvile med Sovjetunionen.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Dermed var grobunnen for opprør beredt.
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.Bare syv andre spartanere ble drept.
Bu arada Antonius, başka bir Sezar taraftarı lider olan Marcus Aemilius Lepidus ile ittifak kurdu.I mellomtiden hadde Antonius dannet en allianse med Marcus Aemilius Lepidus, en annen ledende Cæsartilhenger.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur.Dermed er ca. halvparten av Gazastripen uten strøm.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Han mistet også sitt britiske statsborgerskap.
Bu arada Osmanlı filosu Çanakkale Boğazı'nın hemen dışına demirlemişti.I mellomtiden ankret den osmanske flåten opp like utenfor Dardanellene.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Ekteskapet var ikke lykkelig, men de fikk et barn sammen: Sønnen Jakob.
Bu arada keman dersleri de vermekteydi.I tillegg hadde de vadmelsklær.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Det har samme masse, men positiv ladning.
Bu arada Bakoyannis ikinci evliliğini iş adamı Isidoros Kouvelos ile yaptı.Hun giftet seg nå med forretningsmannen Isidoris Kouvelos.
Bu arada değişik dinler hakkında okumalar yaptı.Han laget også arrangementer til forskjellige folkeviser.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.Etter fem-seks dager med kamper var byen nedkjempet, og den ble plyndret og brent ned.
Bu arada Alesia kentinde yaşam koşulları günden güne daha da kötüye gidiyordu.Leveforholdene innenfor bymurene i Alesia ble stadig verre.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Deretter gifter hans far seg med enkens datter.
Bu arada, Planck Berlin Üniversitesi’nin Dekanı olmuştu.Max Planck ble utnevnt til rektor for Universitetet i Berlin.
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.Iallfall døde ilden ut her.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Deretter utdannet han seg til reklametegner.
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.Etter en stund møter hun denne mannen og blir forelsket.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Roma ble rammet av pest og mange mennesker døde.
Bu arada Az kavminden olan kılavuz yolu şaşırdığı gerekçesiyle öldürüldü.Han er utvist av rasen sin fordi han var for liten og svak (til deres rase å være).
Bu arada Regulus'un ikinci grubu ile üçüncü grup, Hanno'nun gemilerine hücum ettiler.Den tredje skvadronen, med Regulus, gikk til angrep på Hanno.
Bu arada arayışı sürmektedir.De setter i gang med å lete.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.Like etter kom det tre sjøfly og ytterligere seks jagerfly.
Bu arada, her iki birlik de diğer devletlerden destek bulmaya çalıştı.Begge landene anklaget også hverandre for å støtte opprørsgrupper mot de respektive regjeringene.
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Sementara itu Maximinus juga menghadapi masalah.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Dia melanjutkan membuat komposisi.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Sementara itu Maximinus, kini dinyatakan sebagai musuh masyarakat, mulai bergerak ke Roma dengan tentara lain.
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.Ia juga telah mengubah nama keluarganya.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Namun orang itu kemudian menghunus sebilah pedang.
Bu arada Szczuka'nın bir başka dramı daha olduğunu öğreniriz.Zaskia pun mengaku kangen syuting lagi.

İlgili Sayfalar