bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.Eközben Jones egy utolsó beszédre hívta össze a híveit.
Bu arada yaşadığın semtin alay konusudur.Račja Vas a középkorban a rašpori uradalom része volt.
Prinz Eugen'ın yakıt tankları da bu arada dolduruldu.Ezenkívül a Prinz Eugen lövegtornyai is osztrák városokról lettek elnevezve.
Bu arada yazmaya da devam etti.Közben folytatta az írást.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Eközben az átlagembereket magas adók sújtották.
Bu arada da bir Portekiz ticaret gemisini de ele geçirdi.Elrabolt egy portugál rabszolgaszállító hajót.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Megfagyasztja az ellenséget egy óriási jégcsóvával.
Renji ve Rukia ayrı büyümeye başladılar ve bu arada Renji eğitimini arttırdı.Riki és Rin elfelejtik, hogy mi történt, de közben erősebbek lesznek mások segítésével.
Bu arada serveti de tükenmektedir.A vagyona is elveszett.
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.Ezután abszolút alkoholt kell rájuk önteni.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Carrie ekkor már első gyermekükkel volt várandós.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Konzultációra berendelte a nagyköveteket.
Bu arada Karya da ayaklanmaya katıldı.Ezután Kária is bekapcsolódott a felkelésbe.
Bu arada, Posta Telegraf ofisleri, savaş öncesi olan seviyesinde yeniden açıldı.A kerékabroncsokat és az egyéb háborús rögtönzött részeket visszaállították a háború előtti állapotra.
Bu arada Scooby Çetesi üyeleri için havada aşk kokusu vardır.Mellette megszólal a szerelmes emberi nővé lett Brünnhildéhez fűződő hangcsoport.
Oldukça da faydasını gördü.Bu arada petrol çıkarma ve taşıma işlerinde yenilikler yaptı.Közli, nem jóságból tette, egyszerűen benzint akar cserébe.
Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten seyretmektedir.A király egyenként kínoztatta meg őket az édesanyjuk és a többi testvér szeme láttára.
Bu arada Michael; Elvis Presley'in kızı olan Lisa Marie Presley ile evlendi.1994 májusában Jackson feleségül vette Elvis Presley lányát, Lisa Marie Presley-t.
Bu arada okula başlarlar.Ekkor kezdődik az iskola.
Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklandı.Rengeteg alkotása viszont máig lappang.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Eközben a kapitányt a komédiások szórakoztatják játékukkal.
Bu arada iki dergi çıkardı.Két úti beszámolót írt.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Közben pedig írni kezdett, fantasztikus történeteket.
Bu arada Fransızca’yı öğrendi.Időközben a francia nyelvet is elsajátította.
Bu arada, G.P.U. ile anlaşmazlığa düştü.Közben a GGFX ellen csődeljárás indult.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Eközben a világi politika is változásokon ment át.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.A rendőrség azonnal Matuska nyomába ered.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.Viszont meg kell bélyegezni a nőt.
Bu arada Scarlett Rhett'e âşık olduğunu fark etmiştir.Rhett itt szerelmet vall Scarlettnek.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Ez Karácsony táján volt.
Bu arada Voltaire ile tanıştı.Genfben Voltaire-rel is találkozott.
Bu arada müşterilerin hesabını deftere işler.A cégnevek nyilvántartására a cégjegyzék szolgál.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.Emellett egyszer különdíjat is kaptak.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.A város területén több jelentős műemlék is található.
Bu arada rapor verme sırası Stauffenberg'e gelmişti.Érkezésekor az ajtó nekiütődött Stauffenberg hátának.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Bűnösnek vallotta magát egy kamaszfiú szexuális zaklatásában.
Bu arada Fuzulî (ölm.Ez ennyit jelent: Zuhanyzom (magamat).
Bu arada kapı çalınır.Eközben valaki csönget az ajtón.
Bu arada süt ocakta kaynamaktadır.Sütés közben a tészta megdagad a sütőben.
Bu arada 1880'de Kafkasya'da sadece 83 Hak'uç kalmıştı.1860-ban azonban már csak három adóköteles házzal szerepelt az adólajstromban.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Ezek között volt Boniface de Montferrat is, aki Svábiába utazott Fülöp nevű unokatestvéréhez.
Bu arada oyunlar için 500 milyon TL'lik yatırım yapıldı.Összesen 500 millió forintos beruházással épül fel.
Bu durumda, uzatılmış yapı, bu arada görüşlerin gelişmesine izin vermenin yararlı etkisine sahipti.Ebben az esetben az építés elhúzódásának előnyös hatása volt, hogy közben a nézetek is fejlődhettek.
Şimdiki zamanda yalnız işlerin iyiye gideceğini ümit edip bu arada çalışmalarımızı sürdürebiliriz ...”Toistaiseksi voimme vain toivoa, että jotain hyvää seuraa ja jatkaa sillä välin omaa työtämme... "
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Toisaalla Lois Lane saapuu Smallvilleen selvittämään asioita serkkunsa Chloen avuksi.
Bu arada çantasını çaldırır.Tämän jälkeen hän pakkasi matkalaukkunsa.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.Ja sen sanottuaan nainen katosi.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Hän ei kuitenkaan päässyt Pariisin konservatorioon.
Bu arada Amerikan heykelci Alexander Calder'in "mobil" eserlerinden etkilendi.Näyttelyssä oli mukana myös amerikkalaisen Alexander Calderin mobileja.
Bu arada ineğin boynundaki çan sürekli çalar.Kärjellä puolestaan sävelet soivat koko ajan päässä.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.Jack päättää Benin leikkauksen.
Bu arada, Bolşevikler de Ermenistan'da iktidarı ele geçirmişlerdi.Šapur sai lisäksi vapaat kädet Armeniassa.
Bu arada kapı çalınır.Kesken kaiken oveen kuitenkin koputetaan.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Samoihin aikoihin Euroopan poliittinen tilanne alkoi kiristymään.
Bu arada, Harrer, 11 yaşındaki dini lider Dalai Lama’nın dikkatini çeker.Harrer opetti 11-vuotiaalle dalai lamalle paljon ulkomaailmasta.
Bu arada, başka oğulları ve kızları da oldu.Myöhemmin hän sai lisää poikia ja tyttäriä.
Bu arada Maksut adında bir adam da Elif'e aşıktır.Hän kuitenkin rakastuu Valittuun nimeltä Cormia.
Bu arada kasabalılar kuraklık nedeniyle endişelidir.Lisäksi elinympäristöt ovat huvenneet hakkuiden vuoksi.
Bu arada Sudan'dan getirilmişi siyahi kölelere de önemli mevkiler verdi.Sen kautta kuljetettiin erityisesti Sudanista tuotuja mustia orjia.
Bu arada Suat Yalaz farkına varmadan Paris'e yerleşmiş oldu.Kun yö saapui Pariisiin Mikset sä tuu!

İlgili Sayfalar