bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Toby'nin hâlâ Canavar'ın kontrolünde olduğu anlaşılır.Tím zjistí, že symbiont přebírá vládu nad tělem.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.Jack ho začíná sát.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.Během výstupů experimentoval s léky a drogami.
Bu arada Varşova'da bu albümüyle iki ödül aldı.Za toto album získal dvě ceny Grammy.
Fakat bu arada İyon kent devletleri yeniden ayaklanmışlardı.Zároveň se vzbouřili místodržící na východě říše.
Bu arada ana Moğol kuvvetleri Çin topraklarında ilerlemeye başlamıştı.Od té doby začala mandžuská jízda provádět nájezdy na čínské území.
Bu arada bir yetişkin dergisinin kapak kızı olmayı başardı.Později se ujala vedení nově vzniklého časopisu Mädchen.
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.Tu vypukne v městečku požár.
Bu arada okula başlarlar.Začal chodit do školy.
Bu arada ülkedeki karışıklık giderek güçlü bir hal almıştır.V zemi navíc stále více rostl neklid.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Nakonec získal anglické občanství.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Přichází bouře a družina prchá do města.
Bu arada gazetecilik mesleğine de devam etti.Pokračoval v novinářské práci.
Bu arada soğanlar çok ince olacak şekilde doğranır.Ačkoliv to tak nevypadá, supi jsou velmi čistotní.
Bu arada iki dergi çıkardı.Oba vydávaly vlastní časopis.
Bu arada Svirin iki yıl önce Moskova'ya geri dönmüştü.O dva roky později byla souprava vrácena zpět do Prahy.
Bu arada Sovyet yanlıları Sarı adasına çekildi.Ruský umělec se oběsil na Rudém náměstí?.
Bu arada Lig Kupasında ise üçüncü kaleci Łukasz Fabiański oynuyordu.Byl náhradním brankářem, jedničkou na turnaji byl Łukasz Fabiański.
Bu arada çantasını çaldırır.Jeden čas lepila sáčky.
Bu arada Ensiferum grubu kendisine yeni bir eleman daha almıştı.Tehdy se samička dočkala nového partnera.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Na rozdíl od předchozího roku se vojenskopolitická situace změnila.
Bu arada Erwin Rommel yedi Tümeni ile 1. Fransız Ordusunu Lille yakınlarında kuşattı.Amherst zatím likvidoval jednu francouzskou pevnost za druhou.
Bu arada İsrail’de Golan Tepelerinin işgâl edilmesi yönünde bir tartışma sürüyordu.Po válce probíhala v Izraeli diskuse, jak naložit se získanými územími.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur.Půl milionu domácností je bez elektřiny.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Podobně se trestaly i drobnější krádeže.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.Druhou sérii mělo tvořit šest plavidel.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Se svými spojenci komunikoval prostřednictvím spojek.
Bu arada gitarist Chris DeGarmo, 1998 yılında turne sırasında Queensryche 'dan ayrılma kararı almıştır.Během této doby oznámil zakládající člen Chris DeGarmo, že opouští Queensrÿche.
Bu arada 1994 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi eğitimini tamamladı.V roce 1994 ukončil svou akademickou činnost.
Bu arada ineğin boynundaki çan sürekli çalar.Při chování skotu se většinou na krk kravám připevňovali zvonce.
Bu arada 1 Mayıs 1917’de yedek teğmen’liğe yükseltildi.Předtím byl ještě 1. května roku 1917 povýšen na nadporučíka (Oberleutnant).
Bu arada karşılaşılan bütün evler de ateşe verilip yakıldı.Dům s nevěřícími bude vyhlazen a oni budou spáleni do země.
Bu arada, Maggie kendini aileden uzak bir yerde bulur ve ayılar, ona yetiştirir.Maggie se nakonec nad Burnsem slituje a medvídka mu přenechá.
Bu arada Mısır'da işler iyiden iyiye karışmıştı.V této době byla situace v Egyptě velmi špatná.
Bu arada, 1931'de "Hayatımı Yaşarken" isimli otobiyografisini yayımladı.V roce 1939 publikoval svou autobiografii nazvanou Co jsem prožil.
Bu arada ceviz ince biçimde çekilir ve yağını çıkarmak için elle sıkılır.İmam bayıldı se připravuje tak, že se lilek nařízne a nasolí, aby pustil hořkou šťávu.
Bu arada Yezid'in ordusu da çok fazla kayıp vermişti.Část civilistů z Jamit navíc odešla již předem.
Bu arada 1447 yazında, Orvieto Katedrali'ndeki San Brizo Kilisesi Şapeli'nin bezenmesi işini üstlendi.V létě roku 1448 asistoval Fra Angelicovi při práci na kapli San Brizio v Orvietské katedrále.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.U vyprávění zábavných historek se scházel s dalšími znamenitými vyprávěči.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.V dětství byl Howard velmi rozmazlován a hýčkán.
Bu arada, kiliseler, dinsel dernekler için tablo siparişleri almıştır.Kostel si vzali do parády mistři malíři.
Bu arada Vivien, dans eğitimi almak üzere Paris'e gitmesi konusunda aile baskısıyla karşı karşıyadır.Neuville se však přes odpor rodiny vydal do Paříže studovat malířství.
Bu arada ZPL II, birçok üreticinin etiket yazıcısılarıyla tümleştirilmiştir.Între timp, ZPL II este emulat de mai mulți imprimante de etichete ale diferiților producători.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.În același timp, guvernul britanic a pretins ca Beneš să ceară un mediator.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Fața superioară se încarcă pozitiv.
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.Asupra satelor răsculate s-a abătut atunci o cumplită urgie.
Bu arada Alman 6. Kolordusu'nun büyük kısmı da imha edildi.În scurtă vreme și Corpul al 6-lea german a fost distrus în mare parte.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Rourke a fost dat afară la începutul lui 1986 datorită dependenței sale de heroină.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.În timp ce se întâlnește cu dr.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Esențial nu e să cucerești ci să lupți bine. ”
Fakat bu arada mucize yaşandı.Dar și de data aceasta s-a întâmplat o minune.
Fakat uzun zaman geçmeden bu arada askerlerinin hepsi zorla terhis edildiler ve ordu dağıltıldı.Totuși, în aproape toate confruntările directe, armata a fost forțată să se retragă.
Bu arada annesi onu evden kovdu.A fost dată afară din locuință.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.În cele din urmă, îl străpunge cu sabia.
Bu arada Kasım 1943'te ikinci toplantısını yapan AVNOJ, bir geçici hükümet oluşturduğunu ilan etti.La cea de-a doua întrunire, care s-a desfășurat la Jajce în 1943, AVNOJ a fost declarat parlament provizoriu.
Bu arada Millî Asamble, Fransa'yı anayasal monarşiye dönüştürecek anayasayı hazırlıyordu.1791: Adunarea Națională adoptă Constituția care transformă Franța în monarhie constituțională.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Între timp, Pandulf s-a deplasat la Constantinopol, căutând protecția aliaților săi greci.
Bu arada 14. yüzyılın sonlarında şehir Sofya ismini alır.Spre sfârșitul secolului XIII și localitatea va purta numele Cenad.
Hannibal bu arada uygun başka bir nehir geçişi keşfetmiştir.Hannibal a ordonat imediat trecerea râului.
Bu arada Oliver da Celia'ya aşık olmuştur.Facand acest lucru , el se indragostește de Olivia .