bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada nesne ortadan kaldırılmıştı.Однак змова була викрита.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Проте, багато бойовиків хуту бігли на захід, подалі від кордону.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Рурк, підсівший на героїн, на початку 1986 року, був звільнений з групи.
Bu arada Amerikan edebiyatı derslerini de takip etmiştir.Також їздить з лекціями з літературого мистецтва по навчальних закладах США.
Bu arada müşterilerin hesabını deftere işler.Список хлопців зараз складаємо.
Bu arada okuldaki bazı öğretmenler de onlara yardım eder.Тоді в школі працювало декілька вчителів.
Bu arada bir veba salgının patlak vermesi çok büyük kayıplara sebep oldu.Тим не менше, значно більша загроза йшла від чуми.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.За цим випадком прийшла хвороба, від якої помирало дуже багато людей.
Bu arada esrarengiz biri, sürekli olarak Harry ve arkadaşlarına kendini göstermeden yardım etmektedir.Плащ невидимка не раз виручав Гаррі та його друзів з біди.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Водночас відзначився жорстким збиранням податків.
Bu arada gerilla savaşı üzerine kitaplar yazdı.На війні писав вірші на воєнну тематику.
Bu arada okulun sınıfları arasında çeşitli yarışmalar düzenlenmektedir.У школі часто проводять спортивні змагання між різними школами району.
Bu arada bazı markaların spotları da İsviçre vurgusuyla kafamızı karıştırmadı değil.Це слово анітрохи не вказує на тотожність Шведів з нашою Руссю.
Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur.Після цього Джарвіс втікає, вистрибнувши з вікна.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.Почалася українсько-польська війна.
Bu arada General Georg Lindemann'ın 18. Ordu'sunun kuşatılacağı umuluyordu.Lindemannstadt) на честь головнокомандувача 18-ю армією Георга Ліндемана .
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Також йому дістався від нього меч Жало.
Bu arada elinde çantayla tamirhanenin kapısında beliren Eşkıya Cumaliyi kurtarır.Цим ключем він завжди замикає у своєму депозитному сейфі банка щось дуже цінне для нього.
Bu arada Scooby Çetesi üyeleri için havada aşk kokusu vardır.А на полонину приїжджає кохана братів Петруків.
Bu arada Harry'nin Ginny'e olan ilgisi daha da artmıştır.Але той, більше цікаветься її дочкою Джинні.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Пізніше місто збільшилося і станція потрапила у міську межу.
Bu arada HAL onu vazgeçirmeye çalışmaktadır.Ніко безуспішно намагається цьому завадити.
Bu arada Arjantin'de hükümet değişmişti.Ситуацію змінили аргентинці.
Bu arada konuk ünlü bir şarkıcının şarkı söyleme bölümü vardır.І, нарешті, почуєте неповторний голос великої співачки.
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.Між тим, Мелоун знаходить справжнього вбивцю Бастьєна.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Крім того, займалася композицією.
Bu arada yakın sahil topçusunun ateşe başlamasıyla E12 çekildi.Тому Союз Т-15 наблизився спершу до заднього стикувального порту.
Bu arada diğer gitarist de gruptan ayrıldı.Ще пізніше з групи йде провідний гітарист.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Незважаючи на це, барон залишався активним.
Bu arada kendi hastalığı da depreşmiştir.До цього додалася також його важка хвороба.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Але ці авто дуже швидко втратили свою колишню актуальність.
Bu arada güneyde Nanzo Krallığına karşı yapılan sefer etkisiz olmuştu.Надалі міць королівства Наньчжао поступово згасала.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.Але у Джека раптово починається дика біль у вухах.
Bu arada, Tom nerede yaşıyor?До речі, де мешкає Том?
Bu arada, Tom nerede yaşıyor?До речі, де живе Том?
Bu arada Robert Lightwood, Enstitü'ye gelir.Do Institutu se vrací Marysa Lightwoodová.
Bu arada Oliver da Celia'ya aşık olmuştur.Oliver se zamiluje do Célie.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Nicméně na Vánoce přijde.
Bu arada da Mahone onların geride bıraktıkları izleri takip etmektedir.Navzdory tomu, Miroku pokračuje v jeho stopách.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Mezitím se jako Clark Kent sbližuje i s kolegyní Lois Laneovou.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Mezitím si příbuzní Bonifáce z Montferratu z Itálie začali dělat nároky rovněž na Epirský despotát.
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.V arménské čtvrti města propukl požár, který se začal rychle šířit.
Bu arada Almanya'da televizyon şovlarına katılmaya devam etti.V Německu často vystupovala v televizních pořadech.
Bu arada dava birkaç yıl sonra düştü.Věc se pak po několik let řešila u soudů.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.Začala Polsko-ukrajinská válka.
Bu arada üç büyücü turnuvasına seçildiğini öğrenir.Později je zvolen bradavickým šampionem v Turnaji tří kouzelnických škol.
Bu arada Amerikan edebiyatı derslerini de takip etmiştir.Zde také absolvoval doktorské studium americké literatury.
Bu arada Fuzulî (ölm.Připomínají se Michálek (zemř.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Věnoval se i vědeckým pracím.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Nechá si to dítě a narodí se jim syn - Brady.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.Zároveň se pronikavě začala měnit tvář města.
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.Přitom přišlo o život několik rakouských vojáků.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.To pak zvýšilo napětí ve městě.
Bu arada topluluğu da dağılmıştır.Podobně (s odčítáním) probíhalo i dělení.
Bu arada, başka oğulları ve kızları da oldu.I Šét měl další syny a dcery.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Do auta nasedá i Lundová.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Anoda je přes zátěž připojena na kladný pól zdroje.
Bu arada Hitler, uçağın düşürülmesinden endişe ediyordu.Během války zájem Hitlera o letadlové lodě postupně klesal.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Nicméně ke studiu na konzervatoři nebyl přijat.
Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu.Publikuje však svůj objev jako první.

İlgili Sayfalar