bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada Antonius, başka bir Sezar taraftarı lider olan Marcus Aemilius Lepidus ile ittifak kurdu.Under tiden ingick Antonius allians med Marcus Aemilius Lepidus, en annan ledare i gruppen som stödde Caesar.
Bu arada eşinden ayrılır.Samtidigt separerade han från sin hustru.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.För andra betydelser, se Yuci.
Bu arada Nola hamile kalır.Vid samma tidpunkt blev Natalja gravid.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.För andra betydelser, se Kuusisaaret.
Bu arada 1993 yılından itibaren Popüler Bilim Kitapları basılmaya başlanmıştır.För rekord innan 1993 används spridda källor.
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Många rumänientyskar försökte lämna landet.
Bu arada partiden tasfiye edilmiştir.Han uteslöts från partiet.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Man har dock börjat försöka renovera den gamla.
Bu arada edebiyat çalışmalarına da ara vermeden devam etti.Men han upphörde dock icke med sin litterära verksamhet.
Bu arada imkân buldukça resim de yaptı.Till och med dörrklockan ritade han.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Samtidigt fick järnvägar en betydande skattebörda.
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.En dag träffar hon Boy och hon blir kär i honom.
Bu arada Roran Ra'zac tarafından aranmaktadır.Det är Sloan som först säger till Ra'zacerna.
Bu arada Gent yaralanır.Frodo blir sårad.
Bu arada değişik dinler hakkında okumalar yaptı.Framför allt studerade hon nu de olika kyrkorna.
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Didier Pironi, som stod i pole position, fick motorstopp vid starten.
Bu arada John MacTavish, çavuşluktan yüzbaşılığa terfi ettirilmiştir.Efter hemkomsten befordrades MacClintock till kapten.
Bu arada Voltaire ile tanıştı.Där träffade han Pilatus.
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.Just nu är han alkoholfri.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Därtill hade han en vetenskaplig karriär.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Trots att han är homosexuell har han en son: Damien.
Bu arada şunu da zikretmeyi arzu ederdim.Ändå vill Ion ta en titt på det.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Samtidigt börjar julen närma sig.
Bu arada yağış yeniden başlamıştı, fakat pistin sonunda yer alan Kaşık Virajı dışındaki bölümler hala kuruydu.Järnbruket var då nedlagt, men den finbladiga vattensåg i Sävar som ingick i verksamheten var ännu i drift.
Bu arada Katerina'ya bir evlilik sözü vermiştir.Detta giftermål lovade väl för Katarina.
Bu arada karşılarında Carrie'yi görürler.För andra betydelser, se Burie.
Barney'se bu arada kendi ilişkisiyle meşguldür.Barney får sin egen typ av relationsproblem.
Bu arada serveti de tükenmektedir.Rikedomarna skulle också snabbt vara vunna åt honom.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Under tiden upptäcker Carmen att hon är med barn.
Bu arada karayolunda Veli’nin arabasını yolda savrulmuş görür ama durup yardım etmez.De ser Violets vagn komma åkande längs vägen, men de finner den tom.
Bu arada Devlet Muhasebesi Uygulaması ile ilgili bir de kitap yazdı.Han skrev även en lärobok i statskunskap.
Bu arada bir yumurtanın sarısı çırpılarak hazırlanan pidelerin üzerine sürülür.Det är detta som gör att innehållet i ett ägg stelnar när det kokas.
Bu arada Reinhard Heydrich'in baş rakibi olmuştu.Han var tidvis adjutant åt Reinhard Heydrich.
Bu arada Râmûzül-Ehàdîs adlı hadis kitabını da okutmaya devam etmiştir.Книга спростувань (про добро і зло) , Спростування сект (вірм.
Bu arada ZPL II, birçok üreticinin etiket yazıcısılarıyla tümleştirilmiştir.ZPL II eмулюється багатьма принтерами різних виробників.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Пізніше оженився на доньці свого вчителя.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Діяв заодно з Доктором.
Ben de bu arada birkaç makara filme yetecek kadar para biriktiriyordum.Через деякий час накопичилася достатня сума для фільмування.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Феріда в той час була вагітна другою дитиною.
Bu arada Fuzulî (ölm.«Фуга смерті» (нім.
Bu arada iki dergi çıkardı.Всього вийшло 2 числа журналу.
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.З того часу група в пошуках нового вокаліста.
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Тим часом той самий об'єкт викрадає радянський космічний корабель.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Судячи з усього, сталося чудо.
Bu arada John, bir telefon kulübesinden çağrı alır ve boş bir depoya götürülür.По дорозі додому з місця злочину, Джона забирає невідома машина й привозить на порожній склад.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.11 серпня — Мі-8МТ обстріляний на посадці, впав з майданчика, загорівся і вибухнув.
Bu arada ülkedeki karışıklık giderek güçlü bir hal almıştır.В країні все більш інтенсивно розгорталась перебудова.
Bu arada çantasını çaldırır.Він працює, шиє сумки.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Однак незабаром зовнішня політика Італії змінюється.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.Нацистські й фашистські організації також було заборонено.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Евакуація проводилася поспіхом.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.Президента та його родини на момент події там не було.
Bu arada Yugoslavya 1945 yılında cumhuriyet oldu.Стала союзною республікою Югославії в 1945.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.У той час Геттінген був одним з провідних центрів теоретичної фізики у світі.
Bu arada özgür Mozilla Firefox tarayıcısı için bir WengoPhone eklentisi de yayınlanmıştır.Існує також доповнення Lynx Viewer для браузера Mozilla Firefox.
Bu arada inançlarını ve yazdıklarından bazılarını "açık inkara" zorlandı.Багатьом з цих явищ і присвячені афоризми «Словника від Лукавого».
Bu arada ana Moğol kuvvetleri Çin topraklarında ilerlemeye başlamıştı.В той час рух монгольських армій продовжився на південь Китаю.
Bu arada İngilizlerin Hint Okyanusu ticaretine girmeye başlaması bir fırsattı.Тоді ж жителі регіону започаткували мореплавство в Індійському океані.
Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.У цей час розпочали оздоблення інтер'єру.

İlgili Sayfalar