bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada mutant papağan, Gwen'i kaçırır.O periquito, por sua vez, raptou Gwen.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Mais tarde ele casou-se com a filha de seu mestre.
Bu arada Fuzulî (ölm.Fext (Eslavos) – morto-vivo.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.Durante a noite, Amy descobre uma coisa importante.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.Enquanto ele contava, ela escapou.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Enquanto isso, em Winterfell, uma aflita Catelyn Stark cuida de seu filho inconsciente, Bran.
Bu arada grup, şarkı yapmaya devam ediyordu.O grupo continuou cantando.
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.A partir daí começava a busca por um novo tecladista para a banda.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.Eles queimam as cidades e os templos.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.As outras relações também dão seis naus.
Bu arada, Bonnie Clara'nın kozasıyla beraber Kara Arşiv'e girer.Enquanto isso, Bonnie leva o casulo de Clara junto de si, de modo a obter acesso ao arquivo negro.
Bu arada Doktor'la iletişim kuran Bill, Keşişlere teslim olan askerî liderlerle piramide girer.Enquanto isso, Bill, em contato com o Doutor, se junta aos líderes militares enquanto negociam com os monges.
Bu arada 229.929 até ca.
Bu arada topluluğu da dağılmıştır.Alguns, porém, se dispersaram.
Bu arada Oliver da Celia'ya aşık olmuştur.Oliver se apaixonou por Célia e se arrependeu.
Bu arada eşinden ayrılır.Separa-se da esposa.
Bu arada İTÜ TV de normal yayınlarını sürdürüyordu.Mesmo assim, a emissora continuava a transmitir normalmente.
Bu arada Roran Ra'zac tarafından aranmaktadır.Vale lembrar que Sloan teve os olhos arrancados pelos Ra'zac.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.Assim, continuou os estudos com o pai.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.Foi também um conhecido escritor.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Em 1986, Rourke foi demitido da banda devido ao uso de heroína.
Bu arada Jack, Hurley'in hastanesinden çağırılmaktadır.Mais tarde, Jack se encontra com Hurley no instituto mental.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Porque com Frank você tem que estar ligado.
Bu arada Isabelle, Aline'ı bir iblisten kurtarır ama Aline kaçar.Ela salva Aline de um demônio, mas a garota foge.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.Os romanos, neste ínterim, enviaram uma nova frota para buscar os sobreviventes de sua expedição africana.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Ele a expulsa de casa.
Bu arada, Napolyona karşı savaşta ağır yaralanmış Andrey tesadüfen Rostovların evine getirilir.Enquanto isso, André, ferido durante a invasão de Napoleão, é recolhido pelos Rostovs.
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Durante esta espera, Didier Pironi, que largava na pole position, deixou o motor de sua Ferrari morrer.
Ancak bu arada hastalandı ve hastalığının sonunda öldü, böylece başlattığı sefer yarım kaldı.No entanto, acabou por adoecer e morreu antes de o encontrar.
Bu arada Steen ROH'ta kaldı.No entanto, Bryan continuou na ROH.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Além disso procurarão pistas por toda a vizinhança.
Bu arada, G.P.U. ile anlaşmazlığa düştü.Disputou apenas o GP de Road America.
Bu arada Red Hot Chili Peppers yeni albümde bir türlü istedikleri başarıyı yakalayamadılar.O Red Hot Chili Peppers revive novamente, após o relativo fracasso do álbum anterior.
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.Três torcedores do Spartak morreram.
Bu arada kendisi de evrim geçirmiştir.Ele também já teve alta.
Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklandı.Muitas de suas obras estão actualmente proibidas.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Isto não ajuda à situação com os persas, que novamente começaram a queixar-se do tratado de 363.
Bu arada Avrupa’ya geziler yaparak çeşitli başarılar elde etti.Com esta formação, fez várias excursões pela Europa.
Bu arada Şehzade Korkut da İstanbul'da idi.Houve também correria e pânico em Nápoles.
Bu arada Devitt, MWF(Millennium Wrestling Federation)’da da gözükmeye başlamıştır.Durante o final de 2005, Devitt também começou a competir para o Wrestling Federation Millennium (MWF).
Bu arada temizlikçiler karakola baskın yaparlar ve Mona'yı öldürmeyi amaçlamaktadırlar.De repente, a estação é atacada por assassinos contratados que procuram Mona.
Bu arada Fleur olaylara seyircidir.Speer estava ciente das atividades.
Bu arada diğer gitarist de gruptan ayrıldı.O segundo guitarrista de repente deixou a banda.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Tudo está em fluxo constante e, assim, as condições e coisas em si estão mudando constantemente.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Enquanto isso, César esperava reforços vindos da Sicília.
Bu arada İspanya kralı Carlos'a af dilekçesi ile gönderildi.O reino foi finalmente entregue a Carlos.
Bu arada Hitler, uçağın düşürülmesinden endişe ediyordu.Logicamente que Hitler tinha interesse na lança.
Bu arada Hanne de gelir ve Trine'ın bir yanılsama olduğunu kabul eder.Mas Benny dá a ele uma nova chance, enquanto Trudy reconhece que estava errada.
Bu arada sadece Belçika'yı fethetmiş olan iki ana Alman ordusu, Fransa boyunca ilerlemeye devam etti.Ao mesmo tempo as duas principais forças alemãs continuavam avançando pela França.
Bu arada Mısır'da işler iyiden iyiye karışmıştı.Entretanto, a situação política no Egito complicava-se.
Bu arada Evanescence ile çalarken Dark New Day grubunda da aktif olarak yer aldı.Ele continuou ativo com o Dark New Day enquanto tocava com o Evanescence.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Para piorar, um furacão está indo na direção da sua casa.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.Enquanto isso, os combates na região se tornaram mais intensos.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.O feto de oito meses caiu no chão, onde foi pisoteado e esmagado.
Bu arada Mark Henry, Ryback'i oyalayarak The Shield tarafından saldırıya uğramasına neden oldu.O ataque foi seguido por Mark Henry atacando Ryback também.
Bu arada gizli gücünü keşfeder.Esconde efetivamente o seu poder.
Bu arada Simon ve diğerleri Raziel'i çağırırlar.Enquanto isso, Simon e os outros viajam para fazenda de Luke para invocar o anjo Raziel.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Imagine um trem carregado com cargas negativas.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.No que respeita ao Carnaval, os festivais foram proibidos.
Bu arada sinemadaki çalışmalarına devam etti.Depois disso, ele continuou a trabalhar no cinema.

İlgili Sayfalar