bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada savaş denize taşınıyordu.وخلال تلك الفترة، كانت الحرب تجري في البحر.
Bu arada Ephraim de çocuğun kendinden olmadığını artık öğrenmiştir.أماديو نفسه لم يسمع عن الصبي ثانية.
Şöyle yazıyor: "Bu arada ben, mahşerin dört atlısı etiketine karşı çıkmıyorum.كتب: "بالمناسبة أنا لا أعترض على لقب الفرسان.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.في تلك الاثناء أيضاً كان (كلارك كينت) في فترة طلاقه مع ( لويس ان) .
Fakat bu arada mucize yaşandı.وهنا حدثت معجزة إلاهية.
Bu arada, Osmanlı kara orduları geri çekilmeye başladı.وفي هذه الأثناء بدأت جيوش الأراضى العثمانية في الإنسحاب.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.ويستخدم الترياق على جاك.
Bu arada Arjantin'de hükümet değişmişti.الأرجنتين كان يا ما كان.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.فهي تقدم في عيد الميلاد.
Bu arada İstanbul Radyosu'na geçti ve İstanbul'a yerleşti.وفي هذه الاحيان تخطت راديو أسطنبول ، وانتقلت بعدها الي أسطنبول .
Bu arada da Rock, Cena çekişmesinin sinyallerini vermiş oldu.وذلك في انتظار ، ترينا تشتري تذكرة اليانصيب.
Bu arada Barbaros Hayreddin, Osmanlı idaresine katılmıştı ve bu da Osmanlı denizciliğini olumlu etkiledi.و في هذه الأثناء التحق خيرالدين بربروس بالحامية العثمانية، مما أثر ذلك بشكل إيجابي على البحرية العثمانية.
Bu arada bazı fabrikalarda üretim devam etmiştir.ومع ذلك، واصلت بعض من هؤلاء النساء العاملات في المصانع.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.و الزَّوْجُ بَعلُ المرأة .
Bu arada Portekizlilerin istihbarat için gönderdiği iki gemi ele geçirilmişti.و في هذه الأثناء تم الاستيلاء على سفينتي التجسس التان أُرسلا من قبل البرتغاليون.
Bu arada Antonius, başka bir Sezar taraftarı lider olan Marcus Aemilius Lepidus ile ittifak kurdu.في هذه الأثناء، شكّل أنطونيوس تحالفًا مع ماركوس إيميليوس ليبيدوس ، وهو قيادي قيصري آخر.
Bu arada gizli saklı İbrahim'le buluşur.تنتظر سمر بجوار إبراهيم الذي ينادي باسم بسمة.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.على أي الأحوال فهذه البطارية لها عيوبها.
Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi başlamıştı.في الصين في الفتة التاريخية المسماة بفترة الربيع والخريف يتم ظهور الكونفوشيوسية.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.وسُرعان ما أُصيب بالوباء الكثير من الأشخاص الذين نجوا من المذبحة، فماتوا هم أيضًا.
Bu arada Sara da iki erkek arasında kalmıştır.فبقي سام في بلاد ما بين النهرين.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.ثم دخلت الجيوش الهندية والباكستانية الحرب بعد ذلك.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.وأهل مصر إذ ذاك في شدة عظيمة.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.في ذلك الوقت وقع تمرد للسجناء الأمنيين.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.في هذه الفترة بدأ فكره السياسي يتغير.
Bu arada önce Scobie, sonra da Gideon öldürülür.استمر البحث عن المال، ثم عثر على سكوبي مقتولا ومن بعده غيديون.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.كان هوارد كارتر يشكك تمامًا باللعنات.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.ويحمل أيضا الجنسية البريطانية.
Bu arada Zaharoff finans sektörüne de girdi.انظر أيضاً About Kaspersky Lab.
Bu arada tekrar Gaziantepspor forması giydi.ثم عادت لارتداء الحجاب.
Bu arada Yunanlar, tarihi vatanlarını fethetmeye istekliydi.علاوة على ذلك، كان اليونانيون مدركين جدًا لأصولهم القبلية.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.من الأفضل النقاش مع الطبيب.
Bu arada müşterilerin hesabını deftere işler.لهذا الغرض يستخدمون سجل المعاملات للعميل.
Bu arada Doriskos'ta duraklayıp donanmanın ulaşması beklenmiştir.ثم توقفت في دوريسكوس حيث انضم إليها الأسطول.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.كما بدأت تكتب.
Bu arada Memluk ordusu Çukurova'ya doğru yola çıkmıştı.إلا أن الجيش أخذ طريقة آخر إلى كوسيغ.
Dylan bu arada birkaç yeni düşman da kazanmıştır.وبالإضافة للثلاثية، فازت عدة أندية ببطولات أخرى.
Bu arada Kızıl Ordu, kuşatılmış Mihver kuvvetlerini imha etmek amacıyla kuşatma kuvvetlerini güçlendirmiştir.في هذه الأثناء، سعى الجيش الأحمر إلى تقوية الطوق الخارجي بقصد تدمير القوات الألمانية المطوقة.
Bu arada Alman Goeben ve Breslau zırhlıları Osmanlı Devleti'ne sığındı.في هذة الأثناء لجأت سفينتي جيبون و بريسلوالألمانيتان الي الدولة العثمانية.
Bu arada, Kate New Mexico'da kasabanın bomboş olduğunu görür.No Novo México, Kate encontra a cidade vazia.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Enquanto isso, outra frente foi aberta.
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Enquanto isso, Magnus Bane chega e cura Alec.
Şimdiki zamanda yalnız işlerin iyiye gideceğini ümit edip bu arada çalışmalarımızı sürdürebiliriz ...”Por enquanto, só podemos esperar que algo de bom virá, e, no entanto, continuar o nosso próprio trabalho ... "
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Entretanto, Maximino também estava a ter problemas.
Bu arada Mikerinos Piramidi'ne büyük zararlar verdi.Porém, ele conseguiu danificar a Pirâmide de Miquerinos.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Enquanto isso, o Doutor e Nardole descobrem os cadáveres desossados da legião remanescente.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Enquanto isso, a Doutora, Eve e Durkas se concentram em ganhar o controle manual da nave.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Enquanto isso, Daenerys descobre que está grávida.
Bu arada, Şiraz'de insanlar kendi aralarında savaşıyordu.Enquanto isso, em Xiraz, as pessoas estavam lutando umas contra as outras.
Bu arada, WWE'ye geri dönen Shawn Michaels New World Order'a (nWo) katıldı.Enquanto isso, Shawn Michaels retornara a WWE e se unira a New World Order (NWO).
Bu arada, bir kum adamdan kaçmaya çalışan Deep-Ando öldürülür.Enquanto isso, Deep-Ando, que foi separado do grupo, é morto ao tentar escapar de um Sandman.
Bu arada, Royal Rumble ve WrestleMania arasında, resmî olarak McMahon-Helmsley Faction'a bir karar getirildi.Entre o Royal Rumble e o WrestleMania, a McMahon-Helmsley Faction acabou.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Neste ínterim, João Vladislau consolidou suas posições nas montanhas da Albânia e da Macedônia.
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.Enquanto isso, Ricardo se atrasou em seu retorno da Irlanda e não desembarcou em Gales até 24 de julho.
Bu arada, Michonne ile Andrea, aylaklara karşı güvenli bir yer olan Woodbury adlı kasabaya götürülürler.Enquanto isso, Michonne e Andrea são levadas para a cidade de Woodbury, um refúgio fortificado.
Bu arada Styles ve Tomko, Dünya Takım Şampiyonluğunu Kaz ve Super Eric'e kaybetti.Enquanto isso, Styles e Tomko perderam o TNA World Tag Team Championship para Kaz e Super Eric.
Bu arada bölge, aristokrat bir ailenin üyesi olan Hac-Fadel Abboud tarafından yerel olarak yönetiliyordu.A região era então governada por Haj-Fadel Abboud, membro de uma família da aristocracia local.
Bu arada Microsoft, tüketicilere hitap etmesi nedeniyle Xbox markasının gücüne vurgu yapıyordu.Entretanto, a Microsoft foi destacando a força da marca Xbox por causa de seu apelo com os consumidores.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Jack é visto voltando para sua família.
Bu arada, telefından GPS sinyalini alan John, izi sürerek Sherlock'u bulur.Enquanto isso, John traçou o sinal de GPS do telefone e seguiu Sherlock.