bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada Sayid silahla ağır yaralanmıştır ve ölmek üzeredir.Entretanto, Kirk é mortalmente ferido e morre.
Bu arada kütüphane, Çinli bir gözlemci için doğru bir iletişim kaynağıdır.Ele também mostrou ao bibliotecário a maneira correta de segurar um livro chinês.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Também fazia parte das suas responsabilidades pesquisas científicas.
Bu arada İstanbul'dan 6 top gönderilmiştir.No Bahia por enquanto anotou 6 gols de falta.
Ama tam bu arada Bizans orta kanatın çöküp İV.Caso contrário, eleve o valor médio para o nó pai.
Bu arada Frank'te kulüptedir.Atualmente, está em clube.
Bu arada kapasitans değeri artar.Ou seja, é a sua capacidade de pagamento.
Bu arada yeni anayasanın hazırlıkları da sürüyordu.Enquanto isso preparava-se a casa para esta nova edição.
Bu arada Ceza da ilk solo albümüyle meşgul oldu.Além disso, participou do clipe do primeiro single do álbum.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Isso o preparou para ingressar no Conservatório de Paris.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Depois disso, fez ainda algumas minisséries.
Jack bu arada baygın gibi gözükür ancak değildir.Mas bem no fundo Jack nao é tão mau quanto se diz ser.
Bu arada "Godot'u İzlerken"i yazdı.Efectuou uma digressão a Macau com "À Espera de Godot", de Beckett.
Bu arada Andrei'in treni istasyondan ayrılmıştır.Entretanto, o jipe de Steve desliza para fora da estrada.
Bu arada Jean da, Jerry işte iken evinden kaçırılır.Ethan sequestra Claire, e junto deles, Charlie também é sequestrado.
Güldünya kabullenmez, bu arada tecavüz eden akrabası kaçar.Sem Medo ri, mas Comissário age de forma fria.
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.Certa vez ela conhece esse rapaz e se apaixona por ele.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Enquanto isso, Iraxxa revive os Ice Warriors na colmeia.
Bu arada iki dergi çıkardı.Ook bracht hij twee tijdschriften uit.
Hunter bu arada yeni oluşturulan Actors Studio'a 1948 yılında kabul edilmiştir.Hunter was ondertussen in 1948 al aangenomen in de nieuw opgerichte Actors Studio.
Bu arada çantasını çaldırır.Ze steelt het koffertje.
Bu arada, Diệm'in polisi, Cử'nun saldırıdan sonra saklanan babasını aradı.Intussen ging de politie op zoek naar de vader van Cử, die na de aanslag was ondergedoken.
Fakat bu arada tüm birlikler güçlerinin sonuna gelmişlerdi.De troepen waren echter aan het eind van hun mogelijkheden.
Bu arada Grimsrud Jean'ı, canını sıktığı için öldürmüştür.Daar blijkt Grimsrud Jean te hebben vermoord, simpelweg omdat zij hem irriteerde.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Zij begonnen weer aan te dringen op de naleving van het verdrag in 363.
Bu arada Galactus dünyaya gelmiştir.Ondertussen is Galactus al gearriveerd.
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.Gedurende deze periode werd de Richards terugkeer uit Ierland vertraagd en hij landde pas in 24 juli in Wales.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Ze werkte in een laboratorium van een ziekenhuis en wilde technisch-medische assistente worden.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Het belangrijkst is niet, om veroverd te hebben, maar om goed gevochten te hebben."
Bu arada Sara da iki erkek arasında kalmıştır.Martha zorgt ondertussen voor de twee.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.Ook het uitzicht van de binnenstad begint te veranderen.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Ook werd bekend dat keizer Maximinus met een leger op weg was naar Rome.
Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır.Verder bleef de molen steeds in de familie.
Bu arada Kara Tatarlar da Oğuz Türkleri kültür dairesine girdiler.De Oğuz-stam komt ook voor in de Turkse mythen.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Hij huwde de dochter van zijn meester.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.Sindsdien was ook de fascistische Nationaal-Syndicalistische Partij verboden.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.Daarna ging hij bij zijn vader werken.
Bu arada Harry'nin Ginny'e olan ilgisi daha da artmıştır.Ondertussen wordt meer duidelijk over Mrs. Tingle.
Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu.Daarom heeft hij in zijn woning een laboratorium ingericht.
Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı görevini General Alfredo Guzzoni yaptı.De operatie werd geleid door generaal Alfredo Guzzoni.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.In de tussentijd ontmoet ze er zelf één, Oliver.
Bu arada at sırtında gezerek ticaretini sürdürenler de az değildi.De paarden waren later niet meer in trek als rijdier en hadden geringe handelswaarde.
Bu arada Doktor ve Yaz, yaratığı takip etmeye çalışır.De ziener en beeldhouwer gaan vervolgens op zoek naar de geest in kwestie.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Dit geeft op die plaats een iets hogere concentratie aan positieve ladingen.
Bu arada Darülfünun'da müderrisliğe devam etti.In de tussentijd broeide het in Bohemen.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.In de tussentijd veranderde het politieke klimaat in Zuid-Amerika.
Bu arada Michael; Elvis Presley'in kızı olan Lisa Marie Presley ile evlendi.Jackson trouwde in 1994 met Lisa Marie Presley, de dochter van Elvis Presley.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Ten slotte gebeurde het wonder.
Bu arada Katerina'ya bir evlilik sözü vermiştir.Het was van hieruit dat hij Kathleen in een brief ten huwelijk vroeg.
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Tegelijkertijd heeft ook Vronski zijn problemen.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.De stad en het klooster werden in brand gestoken.
Bu arada bazı kafe ve barlarda piyano çaldı.Hij speelde een bepaalde periode piano in cafés en in bioscopen.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Daarop legde hij het ingangsexamen voor het Parijse Conservatoire af.
Bu arada Castro'nun yönetimdeki etkinliği de pekiştirildi.Ten tweede leek het alsof de samenwerking met Castro op het spel stond.
Bu arada, kendine bağlı birimi acımasız mücadelelere devam etti.Ondertussen ging hij ook door met zijn solo gevechten tegen uiteenlopende criminelen.
Bu arada Çetin Altan ile tanışırlar.We maken kennis met de Gentse flikken.
Bu arada da kargalarla iletişim kurmaya başlamıştır.Op die manier communiceert ze ook met de bandleden.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Hierna zet hij haar thuis af.
Bu arada Nikki, Jake'i bulmak için kasabaya gelir.Hierdoor is Jake gedwongen de stad te verlaten om Nicki op te sporen.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.In de stad worden overal lijken gevonden.

İlgili Sayfalar