bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Многие кубинцы делали попытки покинуть страну.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Тем не менее, многие боевики хуту бежали на запад, подальше от границы.
Bu arada yeni bir yetenek doğmuştu; Steve Davis.Его соперником вновь стал Стив Дэвис.
Bu arada 130.Более 130.
Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan’a gönderilecektir.Документы до 1946 года хранятся в Берегово.
Bu arada Eski Yunan ve Latin edebiyatına gönül vermiştim.Он был глубоким знатоком древней греческой и латинской литературы.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.Дирижировал опять же Магомаев.
Emily bu arada kocasının işlerinin iyi gitmediği, şirketinin zor durumda olduğunu da öğrenir.Тарзан же, не ведая, что его жена попала в беду, занят важными делами.
Bu arada Lehler, bazı yenilgilere karşı İsveç-Brandenburg ordularını 1657'de ülkeden attılar.В июне 1675 года шведы потерпели в сражении при Фербеллине поражение от бранденбургских войск.
Bu arada İhlas Holding yönetimi Amerikalı News Corporation şirketine ortak olmuştur.Ранее радиостанция Ultra принадлежала американской транснациональной корпорации News Corporation.
Bu arada Çetin Altan ile tanışırlar.Знакомится с опальным Пастернаком.
Bu arada Don durumu öğrenir ve Alice'in yanına gider.Уилл не понимает, в чём дело, и обращается в полицию.
Bu arada doğum gerçekleşir ve bir kız çocuk dünyaya gelir.У неё происходят роды, и на свет появляется малыш.
Bu arada uzay gemisi düşmeye başlar.Но тут корабль начинает тонуть.
Bu arada American Idol yarışmacısı Haley Reinhart'ın davulculuğunu yaptı.Пак стал барабанщиком для конкурсантки шоу American Idol Хейли Райнхартruen.
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.Одновременный прием алкоголя.
Bu arada Temmuz 1830 Fransız Devrimi devrimci tutkusunu daha da pekiştirdi.В 1830 году под влиянием Французской июльской революции произошла Бельгийская революция.
Bu arada MacDonald, gençliğindeki aşırı solcu ve sosyalist düşüncelerini bırakmıştı.С юности придерживался радикальных и социалистических взглядов.
Bu arada hem Peyami hem de Binbaşı İhsan Ayşe’ye aşık olur.Пеями и Ихсан влюбляются в Айше.
Bu arada Baktriane prenseslerinden Roksana'yla evlendi.В то же время Александр взял в жены бактрийскую княжну Роксану.
Bu arada detektif Williams ve Sandy güvenli bir şekilde daireye gelmişlerdir.Во время нападения охранников София и Барбара укрываются в потайной комнате.
Bu arada 229.729 год.
Bu arada Horsemen grubu yeniden kurulmuştu.К настоящему времени архитектурный ансамбль монастыря отстроен заново.
Bu arada Ori 1704'te Papa XI. Clement ile buluşur, Papa ona desteğini vadeder.В 1704 году Ори встретился с папой Климентом XI, который обещал ему поддержку.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Рурк, подсевший на героин, в начале 1986 года, был уволен из группы.
Bu arada bir Fenike filosu da adaya ulaşmıştır.Туда уже ранее прибыл флот, направленный из Финикии.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Мандус, в свою очередь, скормил его машине.
Ama bu arada Arturo'yu ne kadar çok özlemiş olduğunu da açıklar.Но для этого надо понять, что же задумал Арсен.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Также получил диплом Лондонской школы журналистики.
Bu arada Avrupa’ya geziler yaparak çeşitli başarılar elde etti.После этого он сделал ряд поездок в Европу.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Вместе с этим занимался и научной деятельностью.
Bu arada gizli gücünü keşfeder.Кажется, что в нём скрыта неукротимая сила.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.Следили за изготовлением лекарства и пробовали их на себе.
Bu arada topluluğu da dağılmıştır.Это и привело к разделению миров.
Bu arada Lincoln nihayet L.J.’e ulaşır.Тем временем Маркус добирается до руин Лос-Анджелеса.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Эвакуация проводилась в большой спешке.
Bu arada bir sabah kalktıklarında tüm müşterilerinin uyarı ışıkları yanmaktadır.В дни праздника вечером зажигают свечи на каждого члена семьи.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Мы тогда пытались разобраться в вопросах веры.
Bu arada "Godot'u İzlerken"i yazdı.«В ожидании Годо».
Kızlar Ağası bu arada boş durmamış ve en ünlü dansçıları padişahın huzuruna getirmiştir.Однако неизвестно, участвовали ли тогда сами принцы и приглашённое высшее дворянство в танцах.
Lily ile Marshall, bu arada çocuk yapma çalışmalarına devam ederler.Маршалл и Лили пытаются зачать ребёнка.
Bu arada 2002 yılında Hysterical Blindness adlı televizyon filmi ile Emmy ödülü aldı.На телевидении, она была номинирована на премию «Эмми» за работу в «Истерической слепоте» в 2003 году.
Bu arada Evanescence ile çalarken Dark New Day grubunda da aktif olarak yer aldı.Он продолжал работать с Dark New Day, пока выступал с Evanescence.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Последний предполагался заново оформить архитектурно.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.11 августа — Ми-8МТ обстрелян на посадке, упал с площадки, загорелся и взорвался.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Город примыкал к морю.
Bu arada grup, şarkı yapmaya devam ediyordu.Одновременно друзья занимались сочинением песен.
Bu arada görevinden ayrılarak, üç yıl devlette çalışmadı.Вступив на престол, наследник три года не занимается государственными делами.
Bu arada Ceza da ilk solo albümüyle meşgul oldu.Однако, только первая попала в финальный треклист альбома.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Люди приезжали лечиться от чахотки, многие умирали здесь.
Bu arada da bir Portekiz ticaret gemisini de ele geçirdi.Также он тренировал португальский «Порту».
Bu arada da kargalarla iletişim kurmaya başlamıştır.Тем временем полиция уже начала искать подруг.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Там же выясняется, что у неё есть сын, Дилан, отец которого… Брайан.
Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklandı.Однако, некоторые произведения были под запретом.
Bu arada 1807 yılında Britanya İmparatorluğu ile bir savaş çıktı ve 1809'da sona erdi.وأثناء ذلك عام 1807 قد شنت حرب مع الإمبراطورية البريطانية و انتهت في عام 1809 .
Bu arada, Bulgar orduları İstanbul'a yaklaşmıştı.و في هذه الأثناء اقتربت جيوش البولغار إلى إسطنبول.
Bu arada Yugoslavya 1945 yılında cumhuriyet oldu.وفي هذه الأثناء أصبحت يوغسلافيا جمهورية عام 1945.
Bu arada Türkler yolları barikatladı.في هذه الأوقات قطع الأتراك الطرق.
Bu arada uzaktan da başka gemilerin gelmekte olduğu görüldü.و في نفس الأثناء لاحظت اقتراب بعض السفن الأخرى .
Bu arada Majestic sancak gemisinin top ateşi de sonuca ulaşamadı.وفي غضون ذلك فإن قصف سفينة ماجيستيك لم يستطيع أيضا الحصول علي نتيجه.

İlgili Sayfalar