bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu arada yeni bir yarası daha olacaktır.Aunque antes habrá algún que otro accidente.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Durante todo ese tiempo, la guerra se desarrollaba en el mar.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.No obstante, la guerra aumentó las tensiones en la región.
Bu arada Hades, Kore'ye büyülü nar yedirmiş.A pesar de eso, logró concebir mágicamente a Horus.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Por su parte, Dawn ha huido del coche.
Bu arada İngilizler, yapımı devam eden köprünün imha edilmesi için bir komando birliği görevlendirir.Mientras tanto, un grupo de soldados británicos planean la destrucción del puente.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Nos reuniremos cuando tenga al doctor.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Con esto Robin comprende que ella también sigue enamorada de Barney, algo que no se atreve a decir.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Mientras, continuó haciendo confituras.
Ancak bu arada hastalandı ve hastalığının sonunda öldü, böylece başlattığı sefer yarım kaldı.Ese año se puso cada vez más enfermo, hasta que finalmente lo hizo.
Bu arada Yuri Ay'a bir üs kurmuştur.Por el contrario si se trataba de luna nueva salía.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.En su viaje, se encuentran con su padre y su compañero, quienes también los abandonan.
Bu arada farklı projelerde yönetmen yardımcılığı, kameramanlık görevlerini de üstlendi.En ambos casos, la directora también se hizo cargo del trabajo de cámara.
Bu arada İngilizlerin Hint Okyanusu ticaretine girmeye başlaması bir fırsattı.Mientras tanto, los británicos y los daneses habían comenzado a incursionar en el océano Índico.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.Seis especies de aves marinas anidan aquí.
Bu arada Arjantin'de hükümet değişmişti.Mientras tanto, Argentina avanzó en la dirección contraria.
Bu arada Doriskos'ta duraklayıp donanmanın ulaşması beklenmiştir.Se detuvo en Dorisco, donde se le unió la flota.
Bu arada Valerie hareketsiz kalır.Pero Grondona se mantenía impasible.
Bu arada 130.No te olvides 130.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur."Con la mitad de la carrera ya corrida, queda todavía la otra mitad."
Bu arada iki sevgili birleşmiş ve Juliet evlilik dışı gebe kalmıştır.Mientras tanto, ambas familias están llenas de dolor por sus pérdidas, especialmente Julieta.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.También pretendía que se prohibieran los bailes.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Paralelamente, comenzó a escribir.
Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.A partir de ese momento los tuneros intensificaron los preparativos para el inicio de la guerra.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.De esta forma se preparó para entrar en el Conservatorio de París.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.En busca de la fe.
Bu arada uzaktan da başka gemilerin gelmekte olduğu görüldü.Por un momento pensé que podía ser de otro barco.
Bu arada Lisa, internette Springfield'ın 50 yıl sonraki halini görünce deliye döner.Mientras, a Lisa se le asigna a escribir un informe sobre como se verá Springfield en 50 años.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Por último llega la Navidad.
Bu arada da projelerini ticari hayata geçirmek için girişimci aramaya başladılar.Los inmigrantes llegan allí para desempeñar actividades comerciales.
Bu arada küçük besteler hazırlayarak müzik sevgisini de unutmadı.A pesar de sus diferentes labores, nunca abandonó su amor por la música.
Bu arada Gent yaralanır.«Serna está lesionado».
Bu arada 1880'de Kafkasya'da sadece 83 Hak'uç kalmıştı.Sin embargo, en 1881 sólo quedaban 35.
Bu arada iki dergi çıkardı.Se publicaron aquí dos periódicos.
Bu arada, bu öğleden sonra boş musun?Comunque, sei libero oggi pomeriggio?
Bu arada, ne zaman oraya gideceksin?Comunque sia a che ora andrai là?
Bu arada Isabelle'in mahkemesi başlar, Magnus ise onun savunma avukatıdır.Nel frattempo il processo di Isabelle inizia e Magnus si presta ad essere il suo avvocato.
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Anche Massimino nel frattempo aveva dei problemi.
Bu arada, Mart 1936 yılında büyük bir terfi aldı.Nel frattempo venne promosso maggiore nel marzo 1936.
Bu arada, Simon, Camille hakkında imgelemler görmektedir ve Dumort Oteline geri dönmüştür.Nel frattempo, Simon continua ad avere visioni di Camille e ritorna all'Hotel Dumort.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Intanto arriva a Smallville Lois Lane, la cugina di Chloe, per investigare sulla sua morte.
Bu arada Clary, Isabelle ve Simon; Dumort Oteli'ne Camille'in yanına Beyaz Kitap hakkında konuşmaya giderler.Nel frattempo, Clary, Isabelle e Simon vanno all'Hotel Dumort per prendere il Libro Bianco a Camille.
Bu arada Cemil'in annesi Münevver (Nur Sürer) oğlunu aramak üzere İstanbul'a gelir.Così chiedono alla madre se debbano salvare il figlio maschio o la figlia femmina.
Bu arada, WWE'ye geri dönen Shawn Michaels New World Order'a (nWo) katıldı.Contemporaneamente, Shawn Michaels fece il suo ritorno in WWE e si unì al New World Order (nWo).
Bu arada, yeni ve asî bir avcı, Faith (Eliza Dushku) kasabaya gelir.Una nuova, ribelle Cacciatrice, Faith arriva in città.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.La ragazza riuscì però a sottrargli la spada.
Bu arada bölgeye komutan olarak da General Kuribayashi gelir.Arriva intanto a Bezzecca il generale Garibaldi.
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.Siccome non hanno soldi per pagare, sono costretti a lavorare nell'albergo.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Ha preso anche la cittadinanza inglese.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Poi intavolarono trattative di resa tramite i concittadini.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Tuttavia il clima politico stava mutando.
İnisiyatifi 30 Ağustos'ta yeniden ele geçirmişlerdi ama bu arada çok az arazi ele geçirdiler.Il 30 agosto i romeni ripresero l'iniziativa, ma guadagnarono scarso terreno.
Piyade Tümeni bu arada dağılmıştı.Divisione di fanteria stavano ormai cedendo.
Bu arada kapı çalınır.Nel frattempo suona qualcuno alla porta.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Nel frattempo, Cesare aspettava rinforzi dalla Sicilia.
Bu arada bir süre sanat okulunda eğitim gördü.Studiò per un breve periodo presso una scuola d'arte.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Pandolfo nel frattempo fuggì a Costantinopoli, cercando la protezione dei suoi vecchi alleati greci.
Bu arada şiddet az da olsa hala devam ediyordu.Nonostante ciò, la guerra continuò ancora per poco.
Bu arada Eminem Kid Rock'ın Devil Without a Cause albümünde düet yaptı.Inoltre in quell'anno duettò con Kid Rock in Fuck Off, contenuta nell'album Devil Without a Cause.
Bu arada bütün Sahra kabileleri de kendisine bağlılık yemini etti.Nello stesso periodo gli uomini delle ville del contado giurarono fedeltà in sua presenza.