bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu arada milliyetçi görüşteki diasporanın da ülkeye akın etmesi bekleniyor.Meanwhile, the diaspora -- with its nationalist orientation -- is expected to pour into the country.
Bu arada muhalefetteki VMRO-DPMNE dört belediyede birinci turu önde tamamladığını iddia etti.The opposition VMRO-DPMNE, meanwhile, claimed first-round victories in four municipalities.
Bu arada anketler, Sırbistan-Karadağ halkının AB'ye katılıma güçlü destek verdiğini gösteriyor.Meanwhile, polls show that the citizens of Serbia-Montenegro strongly favour joining the EU.
Bu arada PDL, güçlü parti temellerinin onu iktidara taşımasını umut ediyor.The PDL, meanwhile, is hoping a strong grass-roots effort will put it over the top.
Bu arada Uluslararası Tose Proeski Hayran Kulübü de bölge çapında anma buluşmaları düzenledi.Meanwhile, the International Tose Proeski Fan Club organised memorial gatherings across the region.
Bu arada boykot edenler yalnızca Sırplar değildi.Serbs were not the only ones to stage a boycott, however.
Ancak bu arada SC makamları ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunuyorlar.In the meantime, however, RS authorities face a serious problem.
Bu arada, güvenliği hakkında endişeye kapılan S.C., ülkeyi terk etti.Meanwhile, fearing for her safety, SC left the country.
Bu arada Talat da Pazartesi günü Cenevre'de Annan ile bir araya geldi.Talat, meanwhile, met with Annan in Geneva on Monday.
Bu arada Yeni Demokrasi kendi genel başkanı İmer Selmani'yi aday gösterdi.New Democracy, meanwhile, nominated its own leader, Imer Selmani.
Bu arada Hırvat erkekler hentbol takımı da Brezilya'yı 33-14 mağlup etti.Croatia's men's handball team, meanwhile, downed Brazil 33-14.
Bu arada Dünya bankası, Arnavutluk'u dış yardımları daha iyi idare etmeye çağırıyor.The World Bank, meanwhile, is urging Albania to better manage aid from abroad.
Bu arada AB üye ülkeleri de güce belirli asker katkıları yapmaya hazırlar.Meanwhile, EU member states prepared to make specific troop commitments for the force
Bu arada Nenad Zimonjiç karışık çiftlerde Sloven Katarina Srebotnik ile eşleşti.Meanwhile, Nenad Zimonjic teamed up again with Slovenia's Katarina Srebotnik in mixed doubles.
Bu arada Sırplar vatanlarını gururlandırıyorlar.Meanwhile, the Serbs are making their home country proud.
Bu arada, geniş kapsamlı Ergenekon soruşturmasındaki savcılar davayı ele aldılar.Meanwhile, prosecutors in the broad-ranging Ergenekon investigation have seized on the case.
Bu arada meşru sektörler de zarara uğruyor.Meanwhile, legitimate industries are suffering.
Bu arada Struga da, çoğunluğu etnik Arnavut nüfusundan oluşan bir belediye haline gelecek.Struga, meanwhile, will become a municipality with a majority ethnic Albanian population.
Bu arada Başbakan Calin Popescu Tariceanu olaydan erken sonuç çıkarılmasına karşı uyardı.Prime Minister Calin Popescu-Tariceanu, meanwhile, cautions against drawing premature conclusions.
Bu arada Arnavutluk Danimarka'ya 0-2, Romanya ise Çek Cumhuriyeti'ne 0-1 yenildi.Albania, meanwhile, lost to Denmark 0-2, while Romania lost 0-1 to the Czech Republic.
Bu arada hükümeti de gelecek hafta bir güven oylaması bekliyor.The government meanwhile faces a no-confidence vote next week.
Bu arada Bosna-Hersek'te, kullanıcıların yalnızca yüzde 8'i bu tip bağlantıya sahipler.In Bosnia and Herzegovina, meanwhile, only 8 per cent of users have such connection.
Bu arada Tadiç de uzlaşmacı bir çözüm için çağrıda bulundu.Tadic, meanwhile, called for a compromise solution.
Bu arada kıyı taşımacılığı da 2003'e kıyasla daha iyi bir yıl geçiriyor.Meanwhile, coastal shipping seems to be enjoying a better year, compared to 2003.
Bu arada muhalefetteki Sosyalistler Beli'nin istifasını istiyorlar.The opposition Socialists, meanwhile, are calling for Beli's resignation.
Bu arada EULEX de, Sırbistan'daki duruşmaları ilgiyle izliyor." dedi.Meanwhile, EULEX is with interest following the proceedings in Serbia," she said.
Bu arada savcılar da yürütme organına bağlı olmaya devam ediyorlar.Prosecutors, meanwhile, would still continue to be linked to the executive authority.
Bu arada ülkenin GSMH'sı da ikinci çeyrekte yüzde 3.9 oranında büyüdü.The country's GDP, meanwhile, grew by 3.9 per cent during the 2nd quarter.
Bu arada Başbakan Bayram Recepi de, yapıcı diyaloğa hazır olduğunu dile getirdi.Prime Minister Bajam Rexhepi, meanwhile, expressed his readiness for constructive dialogue.
Bu arada Sırplar da Rehn'in daha kafa dengi bir tarafını görme şansına sahip oldular.Serbs, meanwhile, got a chance to see Rehn's more easygoing side.
Bu arada, Spiriç yeni kabine atanana kadar başbakanlığa vekalet ediyor.In the meantime, Spiric remains acting prime minister until a new cabinet is appointed.
Bu arada yaşlı kadınlar da saksılara buğday dikiyorlar.Meanwhile, elderly women plant wheat in pots.
Bu arada Lalova da 100 metre sıralamasında 3. sırayı aldı.Lalova, meanwhile, achieved 3rd place in the 100m rankings.
Bu arada seçimler de yaklaşıyor.Meanwhile, the elections approach.
Bu arada bahisler de yükseliyor.At the same time, the stakes are becoming higher.
Bu arada Uluslararası Organizasyon Komitesi de küresel sponsorlarla anlaştı.The International Organising Committee, meanwhile, signed the global sponsors.
Bu arada HDZ de yeniden örgütlenip güçlenmek için zaman buldu.Meanwhile, the HDZ has had time to regroup and consolidate.
Bu arada aynı davada yargılanan Cermak da statü toplantısı sırasında çetin sorularla karşılaştı.Meanwhile, one of the defendants, Cermak, faced tough questions during the status conference.
Bu arada Ahtisaari'nin tavsiyelerinin tam olarak ne olacağına dair söylentiler de büyüyor.Meanwhile, speculation continues about what exactly Ahtisaari will recommend.
Bu arada, kaçak savaş suçu zanlısı Ratko Mladiç'i yakalamaya yönelik çabalar da artırıldı.Meanwhile, efforts to nab fugitive war crimes indictee Ratko Mladic have increased.
Bu arada sağlık bakanlığı da okullardaki cinsel eğitimi iyileştirmeye çalışıyor.The education ministry, meanwhile, is trying to improve sex education in schools.
Bu arada tüm taraflardan karşılıklı tehditler ve suçlamalar da gelmeye devam ediyor.In the meantime, threats and accusations continue to be voiced on all sides.
Bu arada Klariç, Welles'in başka bir şekilde onurlandırılmasını da istiyor.Meanwhile, Klaric would like to see Welles honoured in another way.
Bu arada, uluslararası yetkililer Kosovalı Arnavut liderleri hazırlıkları hızlandırmaya çağırdılar.Meanwhile, international officials have urged the Kosovo Albanian leaders to step up preparations.
Bu arada bu uyuşturucunun tahmini 88 milyar dolar seviyesindeki pazarı da Avrupa'ya kayıyor.Meanwhile, the market for that drug, worth an estimated $88 billion, is shifting towards Europe.
Bu arada kırsal bölgelerde, Katolikler çok eskiden kalma bazı gelenek ve törenleri uyguluyorlar.In rural areas, meanwhile, Catholics observe some very old traditions and rites.
Bu arada her iki kurucu cumhuriyet de kendi sembollerini onayladılar.Meanwhile, both constituent republics have adopted their own symbols.
Bu arada Karadağ, önümüzdeki yıl bağımsızlık referandumu düzenlemeye hazırlanıyor.Meanwhile, Montenegro is preparing to hold a referendum on independence next year.
Bu arada domuz gribinin yol açtığı ölüm bilançosu da yükseliyor.Meanwhile, the flu-related death toll is rising.
Bu arada, ülkeyi AB standartlarına yaklaştırma amaçlı yasaları da geçirmeye çalışıyor.Meanwhile, it presses ahead with legislation meant to bring the country closer to EU standards.
Bu arada Romenler kutlamalar sırasında ihtiyatı elden bırakmadılar.Romanians, meanwhile, were cautiously celebrating.
Bu arada Brüksel, standartların karşılanıp karşılanmadığını görmek için izliyor olacak.Meanwhile, Brussels will be watching carefully to see if standards are met.
Bu arada da yasadışı faaliyet göstermekten ceza alma riski bulunuyor.Meanwhile he is at risk of being penalised for operating illegally.
Bu arada MSK, 24 Haziran'da hiçbir kamuoyu yoklaması sonucunun açıklanmaması yönünde karar aldı.Meanwhile, the CEC ruled that no opinion poll results are to be announced on 24 June.
Bu arada Boşnak liderler de, Bosnalı Sırpların tutumunu benimseme çabalarına tepki gösterdiler.Bosniak leaders, meanwhile, have reacted against efforts to accommodate the Bosnian Serb stance.
Bu arada ABD ve AB büyükelçileri de DUI'yi yapıcı bir muhalefet olmaya çağırdılar.The US and EU ambassadors, meanwhile, called on DUI to be a constructive opposition.
Bu arada Ddik de önceki sözlerini tekrarladı.Dodik, meanwhile, repeated his earlier statements.
Bu arada AB Genişleme Komiseri Olli Rehn de Berişa ile bir telefon görüşmesi yaptı.EU Enlargement Commissioner Olli Rehn, meanwhile, spoke to Berisha by phone.
Bu arada Sırbistan da yakın tarihli karara tepki olarak BM'de kendi eylem planını hazırlıyor.Serbia, meanwhile, is preparing its own plan of action at the UN in response to the recent ruling.
Bu arada da kendi hayatını sürdürmeye çalıştı.In the meantime, he tried to move on with his life.

İlgili Sayfalar