bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu arada Bosnalı Hırvat adaylar arasında rekabet yoktu.Among Bosnian Croat candidates, meanwhile, there was no contest.
Bu arada Romanya da yeni salgınlar bildirdi.Meanwhile, Romania has reported new outbreaks.
Bu arada hükümet, mahkemeyi demokratik davranmamakla suçladı.The government, meanwhile, accused the court of acting in an undemocratic manner.
Bu arada Sırp öğrencilerin yüzde 68'i Sırbistan'ın dışına hiç çıkmamış.Meanwhile, 68 per cent of Serbian students have never been outside of Serbia.
Bu arada Romtelecom, 31 Aralık 2004 itibarıyla hala 4,3 milyon aboneye sahip.Romtelecom, meanwhile, still had 4.3 million customers as of 31 December 2004.
Bu arada Kosova ise Sırbistan'a sadece 1 milyon avroluk ihracat yapmış.Meanwhile, Kosovo only exported 1m euros to Serbia.
Bu arada bazı ekonomistler de, hareketin altında yatan gerekçeyi sorguluyor.Some economists, meanwhile, have questioned the rationale behind the move.
Bu arada da dikkatler Bakü-Tiblis-Ceyhan boru hattına çevrildi.Meanwhile, the Baku-Tbilisi-Ceyhan pipeline has stolen the spotlight.
Bu arada Sırp müzakereci Slobodan Samardziç daha az eleştirel bir yaklaşım sergiledi.Serbian negotiator Slobodan Samardzic, meanwhile, took a less critical tone.
Bu arada ABD de isim anlaşmazlığı müzakerelerine aktif olarak katıldı.Meanwhile, the United States has actively joined the name dispute talks.
Bu arada Ankara'da on binlerce kişi meclisin hareketini protesto etmek için yürüdü.Meanwhile, tens of thousands rallied in Ankara to protest parliament's move.
Bu arada hükümet, Yunanistan'daki dış yatırımı artırmak için adımlar atıyor.Meanwhile, the government is taking steps to boost foreign investment in Greece.
Bu arada Bulgaristan'da siyasi muhalefet hükümete ateş püskürüyor.Bulgaria's political opposition, meanwhile, is lashing out at the government.
Bu arada pragmatistliğiyle tanınan önemli bir muhalefet partisi iktidar fırsatını ele geçirdi.Meanwhile, an important opposition party renowned for its pragmatism seized the opportunity.
Bu arada medyada da Stolojan'ın bu hareketinin nedenleriyle ilgili söylentiler dönüp duruyor.Meanwhile, media speculation is running wild about the reasons for Stolojan's move.
Bu arada AB ülkeleri vatandaşlarını geri çağırmaya başladı.EU nations meanwhile started repatriating their citizens.
Bu arada siyasi rakipleri Ljajiç ve Ugljanin de durumu eleştiriyorlar.Meanwhile, political opponents Ljajic and Ugljanin are critical.
Bu arada enerji piyasası da serbest bırakılacak.The energy market, meanwhile, will be deregulated.
Bu arada tuğgenerallikten tümgeneralliğe, daha sonra da korgeneralliğe terfi etti.Meanwhile, he earned promotion from brigadier to major general and then to colonel general.
Bu arada Sırp tenis yıldızları Jankoviç ve Cokoviç altın yollarında ilerlediler.Meanwhile, Serbian tennis stars Jankovic and Djokovic advanced in their quest for gold.
Bu arada judoda, İlias İliadis 90 kilo ön karşılaşmasında Hollandalı Mark Huizinga'ya yenildi.In judo, meanwhile, Ilias Iliadis lost to Mark Huizinga of the Netherlands in the 90kg preliminary.
Bu arada köprüde yaşanan cehennem için yer itfaiye birimleri yetersiz kaldı.The inferno on the bridge, meanwhile, required more than on-the-ground fire fighting efforts.
Bu arada yerli malları da yok oluyor.Meanwhile, domestic products languish.
Bu arada Tadiç, Sırbistan'ın "bir Çin politikasına" verdiği desteği dile getirdi.Tadic, meanwhile, expressed Serbia's support for the "one China policy".
Bu arada yeni şartlara uyan yabancı işadamları durumdan kârlı çıkıyor.Meanwhile, foreign businessmen who meet the new requirements stand to benefit.
Bu arada komşu Yunanistan da Cumartesi günü Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteği tekrarladı.Meanwhile, neighbouring Greece reiterated its support for Turkey's EU membership bid Saturday.
Bu arada AB dış politika sorumlusu Javier Solana da Salı günü Belgrad'daydı.EU foreign policy chief Javier Solana, meanwhile, was in Belgrade on Tuesday.
Bu arada ilerleme de, iki adım ileri bir adım geri şeklinde olacak.In the meantime, progress is likely to be incremental, with steps forward followed by steps back.
Bu arada İtalyanlar, Sırp modası ve kadınlarıyla ilgileniyorlar.The Italians, meanwhile, are interested in Serbian fashion and the women who wear it.
Bu arada Sırbistan da kademeli şekilde profesyonel orduya geçiş fikrinde inat ediyor.At the same time, Serbia is mulling over the idea of gradually introducing a professional army.
Bu arada ND değişim zamanının geldiğini söylüyor.The ND meanwhile says it is time for change.
Bu arada HRT, iki kanalıyla ülke çapında yayın yapmaya devam edecek.HRT, meanwhile, will still broadcast on two nationwide channels.
Bu arada Viyana'da, Belgrad ie Priştine arasındaki görüşmelerde sıkı bir çekişme sürüyor.In Vienna meanwhile, there is tough sledding in talks between Belgrade and Pristina.
Bu arada Avrupalı taşımacılık şirketleri tıkanma nedeniyle milyonlarca avroluk zarara uğruyor.Meanwhile, European shippers are suffering millions of euros in losses due to the blockade.
Bu arada Karadağ da Sırbistan tarafından aranan altı organize suç zanlısını tutukladı.Montenegro, meanwhile, detained six organised crime suspects wanted by Serbia.
Bu arada alışveriş merkezlerinde, halk arasında kemer sıkma belirtilerine pek rastlanmıyor.At shopping malls, meanwhile, there are few signs of belt-tightening among the general public.
Bu arada işsizlik oranı da yüzde 11 civarında seyrediyor.The unemployment rate, meanwhile, stands at about 11 per cent.
Bu arada iktidar koalisyonu da Sosyalistlerin oyların yeniden sayımı taleplerini reddetti.The ruling coalition, meanwhile, has rejected Socialist demands for a recount.
Bu arada perde arkasında çözüm bulma çabaları devam ediyor.Meanwhile, behind-the-scenes efforts continue to reach a solution.
Bu arada eski Cumhurbaşkanı Ion Iliescu da partideki rolünü artıracağını söyledi.Former President Ion Iliescu, meanwhile, has said he will become more involved in the party.
Bu arada, 7-8 Ağustos tarihlerinde teknik müzakerelerin yeni bir turu gerçekleştirilecek.Meanwhile, a new round of technical talks is scheduled for 7-8 August.
Bu arada Sırp liderler de bu konuda ikiye bölünmüş durumdalar.Meanwhile, Serbian leaders publicly are split over the issue.
Bu arada, gözler yeni anayasanın kabulüne döndü.In the meantime, focus turned to the adoption of a new constitution.
Bu arada sıradan çalışanlarla işçiler çok daha az kazanıyor.Meanwhile, ordinary employees and workers earn much less.
Bu arada Arnavutluk (36,7) 7,6 puan artış gösterdi.Meanwhile, Albania (36.7) improved by 7.6 points.
Bu arada, Makedon sanayileri tarafından ithal edilen malzemeler üzerindeki tarifeler de düşürülecek.Meanwhile, it will reduce tariffs on materials imported by Macedonian industries.
Bu arada diğer kabine üyeleri fiyatın çok da önemli olmadığı görüşündeler.Other cabinet members, meanwhile, think the price is not so important.
Bu arada imar düzenlemeleri de hiç sıkı değil.Development, meanwhile, remains only loosely regulated.
Bu arada Sırplar da, eyaletin geçici kurumlarını boykot ediyorlar.Meanwhile, Serbs have been boycotting the province's provisional institutions.
Bu arada analistler de siyasileri, birlik sağlamanın yollarını bulmaya çağırıyorlar.Analysts, meanwhile, are urging politicians to find ways to build unity.
Bu arada halkı da bir fatura ödeme telaşı almış durumda.Meanwhile, the new urgency of paying one's bills is sinking in among the public.
Bu arada Priştine halkı da Ceku yönetimine ağırlığını koydu.Meanwhile, citizens of Pristina weigh in on the Ceku administration.
Bu arada Priştineli vatandaşların da Ceku yönetimiyle ilgili kendi önerileri var.Citizens in Pristina, meanwhile, have their own suggestions for the Ceku administration.
Bu arada meslek de büyük oranda kutuplaşmış durumda.Meanwhile, the profession remains highly polarized.
Bu arada AB temsilcileri sorunun farkında olduklarını belirttiler.EU representatives, meanwhile, have indicated they are aware of the problem.
Bu arada turizm sektöründe yabancı dil bilmek genelde bir avantaj olarak kabul edilir.In the tourism industry, meanwhile, it's usually considered an asset to know a foreign language.
Bu arada AGİT de Arnavutluk'ta seçim sürecinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladı.Meanwhile, the OSCE has welcomed the completion of the election process in Albania.
Bu arada uluslararası toplum da tebriklerini dile getirdi.Meanwhile, the international community has expressed congratulations.
Bu arada azınlık hissedarları yüzde 18,3, şirket çalışanları ise yüzde 6,7 hisseye sahip olacak.Minority shareholders, meanwhile, would hold 18.3 per cent and company employees 6.7 per cent.
Bu arada çalışanlar ve sendikalar kendilerini planın kaybeden tarafından görüyorlar.Meanwhile, the employees and unions see themselves on the losing end of the plan.

İlgili Sayfalar