Ana içeriğe geç
Sözlük

bozulma ile cümle

bozulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
120 dakika boyunca eşitlik bozulmadı.In 120 minuten viel er geen doelpunt.
Kullanılmayan beyin hücreleri bozulmaya başlar.Verouderde hersencellen worden afgebroken.
Ama sağlığının bozulması üzerine Fransa'ya dönmek zorunda kaldı.In september van dat jaar moest hij wegens verslechtering van zijn gezondheid terug naar Parijs.
Köyün ulaşımını sağlayan yol aslvat ama sık sık bozulmaktadır.Er is een wandelroute uitgezet, maar deze is vaak drassig.
Aynı zamanda bozulmaz, ve bozulmasını istemedikleri yiyecekleri saklarlar.Ook willen ze niet eten en zijn ze lusteloos.
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.Dit was de eerste open oorlog bij de Mongolen onderling, en luidde het einde in van het verenigde rijk.
Her ikisinin karıştırılması ekşime ve bozulmayı geciktirir.De trochanter minor is van beide gescheiden door een kloof en steekt sterk naar voren uit.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Indien de wedstrijd daarna nog onbeslist is, dan volgt opnieuw een kwartier verlenging.
İki yıl sonra sağlığının bozulması nedeniyle görevinden ayrıldı.Twee jaar later kreeg Rode last van zijn gezondheid.
Bazı hastalıklar elastin proteinin bozulması veya yokluğu ile ilişkilidir.Bepaalde ziektes worden veroorzaakt wanneer het eiwitdegradatieproces faalt of defect is.
Diğer bir bozulma sebebi de hatalı onarımlardır.De korte schedels zijn het gevolg van foute reconstructies.
İkeda, sağlığının bozulması nedeniyle istifa edince, Sato başbakan olarak göreve başladı.Vanwege zijn onafhankelijkheid werd hij bij het uitbreken van de oorlog, als minister-president ontslagen.
Zeytinyağı yıllarca bozulmaz.Olijfolie is jarenlang houdbaar.
Atatürk'ün sağlık durumu 1937 yılından itibaren bozulmaya başladı.W ciągu 1937 roku zdrowie Atatürka zaczęło się pogarszać.
İki yıl sonra sağlığının bozulması nedeniyle görevinden ayrıldı.Po dwóch latach z uwagi na stan zdrowia zrezygnował z funkcji.
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Po tym wydarzeniu stosunki między Iracką Partią Komunistyczną a Kasimem ostatecznie się pogorszyły.
Ağaç dikimi onlarca yıl devam ettiği için gelenekselleşmişti, gelenek bozulmamalıydı.Drewniany kościół po kilkunastu latach rozebrano, ponieważ przestał być użytkowany.
Burada tekrar muayene edildi ve bu kez akli olarak yeterli olduğu ve kişiliğinin bozulmamış olduğu görüldü.Musieli więc gonić wynik, lecz tym razem pokazali, że nie bez powodu są liderem I ligi.
Bu dönemlerde devlet ve toplum düzenindeki bozulmalar hükümdarların da dikkatini çekmekteydi.W kraju widoczne było powszechne niezadowolenie z ówczesnego poziomu życia i polityki rządzących.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Z powodu złej pogody, rozbiórkę przesunięto na następny dzień.
Yapılan testlerde 720p altı çözünürlüklerde görüntü kalitesinde bozulmalar meydana geldiği belirlenmiştir.Robiono to ręcznie, sprawdzając wszystkie z 676 możliwych przypadków.
Bu gayet soğuk havada İsveç ordusu askerlerinin moralleri de gayet bozulmakta idi.Zimowa monotonna służba znacznie obniżyła morale żołnierzy.
Peyo’nun Sağlığı bozulmaya başladı.Zdrowie Spinoli nagle się pogorszyło.
Enron bununla birlikte kurumsal dolandırıcılığın ve bozulmanın en iyi bilinen örneği olmuştur.Enron har sedan dess blivit ett välkänt exempel på avsiktligt företagsbedrägeri och korruption.
Her ikisinin karıştırılması ekşime ve bozulmayı geciktirir.Hos bägge grupper är skenben och vadben sammanvuxet vid slutet.
Yani duraylı (kararlı) izotoplar, radyoaktif bozulma göstermeyen izotoplardır.Stabila isotoper är isotoper som inte genomgår radioaktivt sönderfall.
Her ikisinin sebebi de ekonomide dengelerin bozulmasıdır.Detta beror på att de båda vill ha makt i staden.
Asimetri, simetrinin olmaması ya da bozulmasıdır.Asymmetri är avsaknaden av symmetri.
Dolayısıyla, periyodik tablonun düzeni bozulmamış oldu.Därför passade den konventionella bostaden inte längre.
Bu nedenle, bir diskin bozulmadan kalması için, diski sürekli yenilemek için bir işleme ihtiyaç duyulmaktadır.För att en skiva ska förbli intakt, behövs därför en process som kontinuerligt fyller på skivan.
Artık Norman'ın psikolojisi yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır.Sedan börjar Scotts tålamod sakta men säkert ta slut.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.En tredjedel av den köpta maten äts inte utan slängs.
Özellikle yumurtanın halen bozulmamış organik örneğini ve lezzetini burada bulabilirsiniz.Man lägger framför allt märke till dess typiska och iögonfallande äggkokonger.
Karara yapılan itirazla birlikte Yargıtay Genel Kurulu hükmün bozulmasına karar verdi.Gjorde han inte det, fick riksrådet döma i tvisten.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Men ingenting var självklart trots på pappret stort favoritskap.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Dåligt väder försenade starten.
Bu hareket, yürütmenin bozulmasına neden oldu.Rollen kom att bli hennes genombrott.
Bu birleşmeden iki yüzyıl sonra 1772 ve 1795 yılları arasında bu ittifak bozulmaya başladı.Under de två efterföljande århundradena, mellan 1797 och 1977, nämns ringarna knappt.
Güney Amerika'nın bozulmamış faunası, 30 milyon yıl boyunca evrimleşmiştir.Hunddjuren utvecklades på den nordamerikanska kontinenten för 30 miljoner år sedan.
Kontratın bozulması yasa tarafından tanınır ve buna karşı yaptırımlar uygulanabilir.Får man bryta mot lagen för att upprätthålla den?
Eleme turlarında eğer 90 dakika boyunca eşitlik bozulmamış ise 30 dakika uzatma bölümüne geçilmiştir.Om en karaktär i den stängda delen inte används på 90 dagar tas den bort.
En azından mümkün olan bir bozulma bir proton, yüklü bir lepton veya bir mezon içermek zorundadır.Щонайменше один з каналів розпаду має включати фотон, заряджений лептон або мезон.
Birçok besin dondurularak uzun süre bozulmadan korunabilir.Багато безхвостих можуть вижити після замерзання.
Proton bozulması.Розпад протона.
Bu nedenle, bir diskin bozulmadan kalması için, diski sürekli yenilemek için bir işleme ihtiyaç duyulmaktadır.Тому, щоб диск залишився, потрібно його постійне поповнення.
Buna bağlı olarak daha evvel öğrenilmiş davranışlarda bozulma görülür.Зруйнована була насильницькими методами, про що буде сказано далі.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Поштових марок, як і паперу загалом, не вистачало.
Optimizasyon ayrıca izleme ağ kalitesi ile video kalitesi bozulması ile elde edilir.Оптимізація додатково досягається завдяки погіршенню якості відео в залежності від якості з'єднання.
Asimetri, simetrinin olmaması ya da bozulmasıdır.Асимметрія - відсутність або порушення симметрії.
Bu birleşmeden iki yüzyıl sonra 1772 ve 1795 yılları arasında bu ittifak bozulmaya başladı.Внаслідок трьох поділів (1772, 1793 і 1795) Річ Посполита припинила існування.
Bu uzun oruç sağlığının daha da bozulmasına neden oldu.Усе це ще більше підірвало його здоров'я.
Nem ve çizik karışımı, lifin yaşlanma ve dayanımındaki bozulma hızını artırır.Комбінація вологи і подряпин прискорює процеси старіння і зношування.
Sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve 20 Ocak 842'de öldü.Jeho zdraví bylo oslabeno a začátkem roku 842 zemřel.
Bunlar DNA'da bozulmaya sebep olur.Na slunci prý mohou poškodit lidskou DNA.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Epidemie a hladomor způsobovaly velké demografické změny.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.Asi jedna čtvrtina kamenné hmoty zůstává stále nezvěstná.
Ayrıca köy sınırları içersinde bozulmamış, antik bir havuz bulunmaktadır.Bohužel se zde vyskytuje také nepůvodní, invazní střevlička východní.
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Po krátkém čase se pohled obou na jejich vztah začnou rozcházet.
Bundan dolayı ROHF genellikle, UHF’deki spin bozulmasının çok büyük olduğu durumlarda kullanılır.ROHF se používá především pro případy, kdy je systém velmi zatížen spinovou kontaminací použitím UHF.
Toplumsal bozulmanın önünü açan uygulamadır."Možná je to trest za zpackanou civilizaci."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod