Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.المثال الأول الذي سأتحدث عنه يتعلق بالأطفال الذين لديهم مشاكل في التعلم.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.学習障害を持つ子供に関するお話です 幼年期に言語に問題があり
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.난독증은 아이 6명 중 1명꼴로 겪고 있는 증상입니다, 그리고 그 6명 중 1명은, 여러 발달 장애로부터 고통을 받고 있습니다.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Det anslås, at 1 ud af 6 børn, det er et ud af seks børn, lider af en slags udviklingsforstyrrelse.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Diperkirakan satu dari enam anak, ya, satu dari enam anak, menderita gangguan perkembangan.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Es wird geschätzt, dass eines von sechs Kindern, eines von sechs Kindern, an einer Entwicklungsstörung leidet.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Il est estimé qu'un enfant sur six -oui, un enfant sur six- souffre d'un trouble du développement.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Men schat dat één op de zes kinderen, ja één op de zes, aan enige vorm van ontwikkelingsstoornis lijdt.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Ocenjuje se, da vsak je šesti otrok, vsak šesti otrok žrtev neke vrste motnje v razvoju.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Odhaduje sa, že jedno zo šiestich detí, to jest každé šieste dieťa, trpí nejakou formou vývinovej poruchy.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Odhaduje se, že každé šesté dítě, to jest každé šesté dítě, trpí nějakou vývojovou poruchou.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.On arvioitu, että joka kuudes lapsi, siis yksi kuudesta, kärsii jonkinlaisesta kehityshäiriöstä.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Se estima que uno de cada 6 niños, esto es uno de cada seis niños, padece algún trastorno de desarrollo.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Se estimează că unul din șase copii deci, unul din șase copii, suferă de o tulburare de dezvoltare.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Si stima che un bambino su sei, ripeto, un bambino su sei, soffra di qualche disturbo dello sviluppo.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Szacuje się, że jedna szósta dzieci Szacuje się, że jedna szósta dzieci cierpi na jakieś zaburzenia rozwoju.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.Υπολογίζεται ότι ένα στα έξι παιδιά, ναι, ένα στα έξι παιδιά, υποφέρει από κάποια αναπτυξιακή διαταραχή.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.За оцінками фахівців, одна дитина з шести, одна дитина з шести, страждає від цього порушення розвитку.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.По оценкам специалистов один из шести детей страдает отклонениями развития.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.По приблизителни оценки едно на шест деца, едно на шест деца страда от някакво смущение в развитието.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.ההערכה היא שאחד מכל ששה ילדים, אחד מששה ילדים, סובל מהפרעה התפתחותית כלשהי.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.تشير التقديرات أن واحدا من بين ستة اطفال، إنه واحد من بين ستة أطفال يعاني من بعض إضطرابات النمو.
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.据估计,六分之一嘅细路 每六个细路就有一个 会有某种程度嘅发展障碍问题
Her 6 çocuktan birisinde, bu altıda bir demek oluyor, gelişimsel bozukluk olduğu tahmin ediliyor.発達障害を抱えると 推定されています 発達障害とは 子どもの
Lityum adında ilaç hakkında bir rapor. Lityum bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir ilaç,Dit is een verslag over lithium, een geneesmiddel, dat gebruikt wordt om bipolaire stoornissen te behandelen.
Lityum bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir ilaç, İtalya'dan bir grup tarafından 16 hastadaLithium là loại thuốc chữa bệnh rối loạn lưỡng cực, mà một nhóm bác sĩ Ý cho rằng
Lityum bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir ilaç,리튬은 조울증을 치료하는데 쓰이는 약으로
Lityum bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir ilaç,שהיא האטה ALS ב - 16 חולים, ופירסמה את זה.
Lityum bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir ilaç,الليثيوم ، الذي هو دواء يستخدم لعلاج الاضطراب ثنائي القطب ،
Lityum bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir ilaç,イタリアのあるグループが
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşımDin păcate, problemele neurologice precum boala Parkinson distrug treptat această abilitate excepțională.
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşım슬프게도 파킨스병 같은 신경학적 질병은 이런 비범한 능력을 서서히 파괴합니다.
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşımTraurigerweise zerstören neurologische Störungen wie Parkinson langsam diese außerordentliche Fähigkeit.
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşımZaburzenia neurologiczne, jak choroba Parkinsona, powoli niszczą takie zdolności.
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşımעכשיו, לצערנו הפרעות נוירולוגיות כמו מחלת פרקינסון הורסות בהדרגה את היכולת המופלאה הזו.
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşımوالآن، للأسف، فاضطرابات الجهاز العصبي مثل مرض باركنسون تدمر تدريجيا هذه الموهبة المتميزة،
Ne yazık ki, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozukluklar, eskiden usta bir balet olan arkadaşımこうした素晴らしい能力を徐々に奪っていきます かつてのバレエのトップダンサーで私の友人である
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.As perturbações do sono. Isto é eficaz em todo o mundo.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.Despre obezitate am vorbit deja, modalităţi de prevenţie. Şi tulburările de somn.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.E abbiamo anche parlato dell'obesità, di come gestirla. E dei disordini del sonno.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.És beszéltünk az elhízásról is, hogy milyen módon lehet kontrollálni. És az alvászavarok.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.그리고 우리가 이미 다룬 비만에 대해서도 해결할 수 있는 방법들이 있습니다. 또 수면 장애가 있습니다.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.On a parlé d'obésité, de façons d'y arriver. Les troubles du sommeil.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.Otyłość, o której już mówiliśmy, sposoby podejścia do tego. I zaburzenia snu.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.Und über Adipositas haben wir bereits gesprochen, die Möglichkeiten, das anzugehen. Und Schlafstörungen.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.We hebben het al over obesitas gehad. En slaapproblemen.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.Y de la obesidad, ya hemos hablado de la manera de supervisarla. Y de los problemas del sueño.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.За наднорменото тегло също говорихме, начините да се подходи към това. Също и за нарушенията в съня.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.Избыточный вес - мы уже говорили о подходе к этой проблеме. И нарушение сна.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.כבר דיברנו על השמנה, הדרכים להגיע לזה. והפרעות שינה.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.تحدثنا أيضا عن السمنة و كيفية الإصابة بها. و إضطراب النوم.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.そして睡眠障害もありますね これは世界中で実現できます スマートフォンや
Odaklanmış ultrason ile tedavi edilebilen nörolojik hastalıklardan biri kas-iskelet bozukluklarıdır;Ena od nevroloških okvar, ki jo lahko na tak način zdravimo, so motnje gibanja, kot sta
Odaklanmış ultrason ile tedavi edilebilen nörolojik hastalıklardan biri kas-iskelet bozukluklarıdır;초점성 초음파로 치료될 수 있는 신경 질환들 중 하나는 바로 운동장애입니다
Odaklanmış ultrason ile tedavi edilebilen nörolojik hastalıklardan biri kas-iskelet bozukluklarıdır;Một trong những bệnh thần kinh mà sóng siêu âm tập trung có thể chữa được
Odaklanmış ultrason ile tedavi edilebilen nörolojik hastalıklardan biri kas-iskelet bozukluklarıdır;אחד מהמצבים הנוירולוגיים שבהם ניתן לטפל באמצעות אולטרסאונד ממוקד הוא ליקויי תנועה,
Odaklanmış ultrason ile tedavi edilebilen nörolojik hastalıklardan biri kas-iskelet bozukluklarıdır;إحدى الحالات العصبية التي يمكن علاجها باستخدام الموجات فوق الصوتية المركّزة هي اضطرابات الحركة،
Odaklanmış ultrason ile tedavi edilebilen nörolojik hastalıklardan biri kas-iskelet bozukluklarıdır;神経疾患の1つに 運動障害があります パーキンソン病や本態性振戦などです
Önemli bir şey var mıydı içinde? Zannetmem, bozukluklar yüzüyor baksana.Poæwiczmy jeszcze raz, zanim wróci szef.
Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.Autismul e tulburarea de dezvoltare cea mai genetică dintre toate și e o tulburare a creierului.