Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.Autizmus je najsilnejšie genetickou poruchov zo všetkých vývinových porúch a je to tiež mozgová porucha.
Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.자폐증은 발달 장애 중에서 가장 유전 조건에 영향을 받는 뇌 장애입니다.
Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.Аутизмът е най-силното генетично състояние от всички развиващи се разстройства и е разстройство на мозъка.
Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.מתחום יחסי הגומלין החברתיים, זה קורה גם בנפש שלה, וזה קורה גם במוח שלה. האוטיזם הוא הבעיה הכי גנטית במקורה
Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.حسنا, التوحد هو أقوى الحالات الوراثية في جميع اضطرابات النمو, وهو اضطراب دماغي.
Otizm, gelişimsel bozukluklar arasında, en genetik-belirlenimli olanıdır ve bir beyin bozukluğudur.遺伝的条件に支配されるものであり 脳の障害なのです 子供が生まれるより
Sergiledikleri davranışlar doğal olmayan ruhsal bozuklukların işaretleri.Estes comportamentos que elas exibem não são naturais, e revelam sinais de distúrbio mental.
Sergiledikleri davranışlar doğal olmayan ruhsal bozuklukların işaretleri.Estes comportamentos que elas exibem não são naturais, e revelam sinais de distúrbio mental.
Sonra, ceplerimde buldugum bozukluklarla bunu aldimAdemás, compré esto con el cambio que encontré en mis bolsillos.
Sonra, ceplerimde buldugum bozukluklarla bunu aldimΚαι με τα ψιλά που είχα στην τσέπη μου πήρα αυτό.
Sonra, ceplerimde buldugum bozukluklarla bunu aldim何だ?
Ve burada iki tür var. Bu bir sosyal bozukluk.Sú to dva druhy: je to sociálna rozpačitosť.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.A másik szabály, amit tartottam: kerülni a csúnya szavakat.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Außerdem waren vulgäre Ausdrücke bei mir strikt verboten.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Dan peraturan saya yang lain adalah, tidak boleh ada ucapan kotor.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.E un'altra regola che avevo: nessuna bestemmia.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.J'en avais une autre qui était, pas un seul mot d'insulte.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.또 제가 믿었던 또 다른하나는 모독스런 언행을 전혀 안하는것이었죠.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Kolejna zasada: żadnych wulgaryzmów.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Moje ďalšie pravidlo bolo, ani jedno neslušné slovo.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Một nguyên tắc nữa: không được nói một lời tục tĩu nào.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Og en anden ting jeg havde var, ikke et skældsord.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Outra coisa que tinha era: nem uma palavra ordinária.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Şi altă regulă pe care am avut-o a fost - nici măcar un singur cuvânt vulgar.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Y otra regla que tenía era, ni una sola mala palabra.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Και ένας άλλος (κανόνας) που είχα ήταν καμμία βρισιά.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Другое правило было: ни единого бранного слова.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.Друго правило, което имам - нито една ругателна дума.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.І ще одне моє правило - ніякого лихослів"я.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.ועוד כלל שלי, אין לנבל את הפה.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.وشيء اخر, مارسته, لم اسمح بأية كلمة وقحة.
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.一言でも暴言を吐いたら 一日追放だ
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Alors ce que nous voyons c'est un dysfonctionnement social général liés à l'inégalité.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Deci ce vedem e o funcționare socială defectoasă și generalizată legată de inegalitate.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Entonces lo que observamos es la disfunción social general relacionada a la desigualdad.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Jadi apa yang kita lihat adalah hubungan antara disfungsi sosial umum dengan ketimpangan.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.그래서 우리가 살펴보는것은 불평등과 관련된 일반적인 사회적 기능장애입니다
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Patrzymy zatem na ogólną dysfunkcję społeczną związaną z nierównością.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Portanto, aquilo que estamos a observar é a relação entre a disfunção social geral e a desigualdade.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Quindi quello che osserviamo sono disfunzioni sociali generali legate alla disparità.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Så det, vi ser på, er generel social disfunktion relateret til ulighed.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Så vad vi ser är generell social dysfunktion i relation till ojämlikhet.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Takže teraz sa pozeráme na celkovú sociálnu dysfunkciu, ktorá sa vzťahuje k nerovnosti.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Takže to, co vidíme, je obecná společenská disfunkce propojená s nerovností.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Tehát amit itt látunk, az az egyenlőtlenségből adódó általános társadalmi működési zavar.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Vì thế,cái mà chúng ta đang nhìn vào là sự rối loạn chức năng xã hội nói chung liên quan đến sự bất bình đẳng.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Waar we nu naar kijken is het algemeen maatschappelijk disfunctioneren met betrekking tot ongelijkheid.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Was wir also sehen, ist eine allgemeine soziale Dysfunktion, die mit Ungleichheit einhergeht.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Έτσι, αυτό που βλέπουμε είναι η γενική κοινωνική δυσλειτουργία σε σχέση με τις ανισότητες.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Але інша важлива відмінність полягає в тому, як вони досягають своєї більшої рівності.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Така че това, което наблюдаваме е обща социална дисфункция, свързана с неравенството.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Таким образом, мы видим перед собой общую социальную дисфункцию на фоне неравенства.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.אז מה שאנחנו רואים זה שחוסר תפקוד חברתי כללי קשור לאי שוויון.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.لذا ما ننظر إليه الآن هو تعطيل مجتمعي مرتبط بوجود عدم المساواة الإجتماعية .
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.格差に関連した全体的な社会的機能不全です 1つや2つのことが問題なのではなく
Zannetmem, bozukluklar yüzüyor baksana.Ça m'étonnerait ! Il est si léger qu'il flotte !
Zannetmem, bozukluklar yüzüyor baksana.Я упустил её. Она плыла как тяжёлая монета.