Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Διαταραχή Ελλειμματικής Προσοχής, διπολική διαταραχή.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Разстройство с дефицит на вниманието, биполярно разстройство.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Розлад нестачі уваги, біполярний розлад.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Синдром нарушения внимания, биполярное растройство.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.הפרעת קשב, הפרעה דו קוטבית
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.اضطراب نقص الانتباه ،الإضطراب ثنائي القطب
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.躁鬱病が「CEOの病」とあだ名されているのはご存じですか?
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Det er en forskydning mellem det man ser og det man hører.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.E o dislocare între ce vezi şi ce auzi.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Es ist der Unterschied zwischen dem, was Sie sehen und dem was Sie hören.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Es una disociación entre lo que se ve y lo que se oye.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.É uma deslocação entre o que se vê e o que se ouve.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.E' una dislocazione tra quello che vediamo e quello che sentiamo.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Ez egy eltolódás aközött, amit látunk és amit hallunk.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Het is een ontwrichting tussen wat je ziet en wat je hoort.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Il s'agit d'une dislocation entre ce que vous voyez et ce que vous entendez.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Ini adalah dislokasi antara apa yang anda lihat and apa yang anda dengar.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Jest to dyslokacja pomiędzy tym, co widzimy i słyszymy.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Je to rozpor medzi tým, čo vidíte, a tým, čo počujete.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.이 용어는 우리가 보는 것과 듣는 것 사이의 혼란입니다.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Nó làm sai lệch cái bạn thấy và cái bạn nghe
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Znamená to rozpor mezi tím, co vidíte, a tím, co slyšíte.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Πρόκειται για τη διάσταση ανάμεσα σε αυτό που βλέπετε και σε αυτό που ακούτε.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Так називають зсув між тим, що ви бачите, і що ви чуєте.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Това е изместване, между това, което виждате и това, което чувате.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.Это неувязка между тем, что вы видите, и тем, что слышите.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.זהו חוסר התאמה בין מה שרואים לבין מה ששומעים.
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.انها تعني فقدان الربط الموضعي بين الصوت .. وبين الصورة
Duyduğunuz ile gördüğünüz arasındaki bozukluk.聞こえるものの不一致から生じます つまり、私たちは生活の中に実際には
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumCeva e în neregulă cu toaleta de la bărbaţi. Dle. Anderton vă rog să veniţi cu noi.
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumCoś jest nie tak kiblem w męskiej toalecie. Panie Anderton, pójdzie pan z nami.
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumEstá pasando algo en el baño de hombres, Sr. Anderton voy a tener que pedirle que nos acompañe.
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumNa pánských záchodech se něco rozbilo, myslím... Pane Andertone, musím Vás poľádat, abyste ąel s námi.
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumΚάτι συμβαίνει με την τουαλέτα των αντρών. Κύριε Άντερτον θα σου ζητήσω να έρθεις μαζί μας.
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumТам кое-что сломалось в мужском туалете. Мистер Андертон, вы сейчас пройдёте с нами.
Erkekler tuvaletinde bir bozukluk var bay Anderton benimle gelmenizi istiyorumアンダートン君、私と一緒に来てもらわなければならない。 >何のため?
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarComorbiditatea: consumul de droguri și tulburările mintale
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarDue paesi, tuttavia, riferiscono un aumento in questo periodo (Bulgaria, Slovacchia) (122).
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarI Turkiet är en framtida användning av substitutionsbehandling för närvarande föremål för studier.
‘Eşzamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklar’.Katso kaavio PDU-3 vuoden 2009 tilastotiedotteessa.
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarKezelési szolgáltatás és hatókör
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarKomorbidität: Drogenkonsum und psychische Störungen
‘Eşzamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklar’.Ld. a TDI-5. és a TDI-21. táblázatot a 2009. évi statisztikai közlönyben.
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarOpioidien käyttäjien injektiokäyttö
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarTratamiento del consumo problemático de opiáceos
Eş zamanlı hastalık: uyuşturucu kullanımı ve ruhsal bozukluklarUživalke drog so opredeljene kot posebno ranljiva skupina.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Astfel, primul exemplu despre care voi vorbi este legat de copiii cu deficiențe de învățare.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Donc le premier exemple dont je vais vous parler concerne les enfants avec des difficultés d'apprentissage.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Então o primeiro exemplo de que vou falar é sobre crianças com dificuldades de aprendizagem.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Entonces el primer ejemplo del que voy a hablar se relaciona con niños con deterioro en el aprendizaje.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Il primo esempio del quale parlerò riguarda bambini con difficoltà di apprendimento.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.In het eerste voorbeeld ga ik het hebben over kinderen met leerstoornissen.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.말씀드릴 첫번째 예는 학습장애를 가진 아이들과 관련되어 있습니다.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Mein erstes Beispiel bezieht sich auf Kinder mit Lernschwächen.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Pierwszym przykładem będą upośledzone dzieci.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Ví dụ đầu tiên mà tôi sắp nói liên quan đến những trẻ em yếu kém trong học tập.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Итак, первый пример, который я приведу, относится к детям со сложностями в обучении.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Първият пример, за който ще говоря, е свързан с деца с увреждания, свързани с обучението.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.Тож перший приклад, який я наведу, стосується дітей із труднощами у навчанні.
Evet, hakkında konuşacağım ilk örnek, öğrenme bozuklukları olan çocuklarla ilgili.אז הדוגמה הראשונה שלי קשורה לילדים עם הפרעות למידה.