Çarşamba gecesi, yeme bozuklukları.יום רביעי זה ערב הפרעות אכילה.
Çarşamba gecesi, yeme bozuklukları.مساء الأربعاء عن اضطربات الأكل
Çarşamba gecesi, yeme bozuklukları.木曜の夜は"薬物乱用"
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.C'est une maladie qui commence bien avant la naissance de l'enfant.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Es ist eine Störung, die weit vor der Geburt des Kindes beginnt.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Es un trastorno que comienza mucho antes del nacimiento del niño.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.É uma perturbação que começa muito antes da criança nascer.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.È un disturbo che inizia molto tempo prima che il bambino nasca.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Het is een aandoening die begint lang voor het kind geboren wordt.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Jóval a gyerek születése előtt alakul ki.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.아이가 태어나기 훨씬 전부터 시작되는 장애이지요.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Nó bắt đầu trước thời điểm mà đứa trẻ được sinh ra
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.O tulburare ce începe cu mult înainte de naștere.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Táto porucha sa začína oveľa skôr predtým ako sa dieťa narodí.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Zaczyna się dużo wcześniej niż dziecko się urodzi.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Είναι μια διαταραχή που αρχίζει πολύ καιρό πρίν γεννηθεί το παιδί.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Това е разстройство, което започва много по-рано от времето, когато детето се ражда.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Это нарушение, которое начинается до того момента, когда ребёнок родился.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.מכל הליקויים ההתפתחותיים, וזהו ליקוי מוחי.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.هو اضطراب يبدأ في وقت يسبق كثيرا ولادة الطفل.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.ずっと前から始まっています 自閉症スペクトラムは 幅広く
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.당신은 아이들이 뇌파로 비디오 게임을 하면서 ADD 증상이 나아지는 모습을 상상할 수 있습니다
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.ADDの症状を自ら改善するでしょう リタリンと同じくらいの効果が期待できます
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.Kinderen spelen een videogame met hun hersengolven en verbeteren hun ADD-symptomen terwijl ze spelen.
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.Představte si děti hrající video hry s jejich mozkovými vlnami a díky tomu zlepšení jejich ADD symptomů.
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.Voitte kuvitella lapsia pelaamassa käyttäen aivoaaltojaan ja samalla parantaen ADD-oireitaan.
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.אז אתם יכולים לדמיין ילדים משחקים במשחקי וידאו עם גלי המוח שלהם ולשפר את תסמיני הADD שלהם תוך כדי.
Çocuklar video oyunları oynarken düşünce güçlerini kullanabilir ve dikkat bozukluklarını geliştirebilir.يمكنك تخيل أطفال يلعبون ألعاب فيديو عن طريق موجات المخ ويخففون من أعراض ذلك الاضطراب أثناء لعبهم ذلك.
Crack kokain kullanıcıları arasındaki ruhsal bozukluklara karşı tepkileri de içeren kokain tedavisineCombinarea opiaceelor cu cocaina reiese, în prezent, din ce în ce mai mult din datele de tratament.
Çünkü 1990'larda Kongre'nin kendisinin yaptığı ve kutuplaşmalara neden olan fonksiyon bozukluklarının çoğunu왜냐하면 우리의 많은 문제가, 1990년대의 국회에서 그 자신들을 더 심하게 양극화시키고
Çünkü 1990'larda Kongre'nin kendisinin yaptığı ve kutuplaşmalara neden olan fonksiyon bozukluklarının çoğunuVeel van onze dysfunctie komt direct voort uit dingen die het Congres zichzelf aandeed in de jaren 90.
Çünkü 1990'larda Kongre'nin kendisinin yaptığı ve kutuplaşmalara neden olan fonksiyon bozukluklarının çoğunuלעולם לא נחזור, לדעתי, לרמות הקיטוב הנמוכות הללו. אבל יש הרבה שאפשר לעשות. יש עשרות רבות
Çünkü 1990'larda Kongre'nin kendisinin yaptığı ve kutuplaşmalara neden olan fonksiyon bozukluklarının çoğunuلأن الكثير من اسباب خمولنا يمكن ان تعرف و تدرس مباشرة و توصل بأشياء فعلها الكونجرس لنفسه في التسعينات
Çünkü 1990'larda Kongre'nin kendisinin yaptığı ve kutuplaşmalara neden olan fonksiyon bozukluklarının çoğunu元をたどれば1990年代に 議会自身がもたらしたもので 内部にさらなる分裂と機能不全を創りだすに至ったからです
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.A diabetes que já referi.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depresia -- este tratată în detaliu în tulburările comportamentale.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depresión. Existe una aproximación importante a los trastornos de estado del ánimo.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depresja - istnieje świetne metoda w leczeniu zaburzeń nastroju.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depressie - er is een geweldige benadering voor stemmingsstoornissen.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depression - es gibt einen großartigen Ansatz bei affektiven Störungen.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Dépression : il y a de grandes idées sur les troubles de l'humeur.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depresszió ... léteznek jó megoldások a hangulatzavarok terén.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.우울증 - 이런 정신질환들에 대해서 훌륭한 접근법이 있습니다.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.La depressione -- c'è oggi un formidabile approccio ai disordini dell'umore.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Депресия - има страхотен подход към нея при разстройствата в настроението.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Депрессия - для психических заболеваний много что планируется.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.דכאון -- יש גישה טובה לזה במצבי רוח משתנים.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.الإنهيار العصبي -- هنالك مقاربة جيدة بين ذلك و بين إضطرابات المزاج.
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.糖尿病は今お話ししましたね 心不全もお話ししました 高血圧については
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Aandachtstoornis, een bipolaire stoornis.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.ADHD, psychoza maniakalno - depresyjna.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Aufmerksamkeits-Defizit-Syndrom, bipolare Störung.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Chứng rối loạn thiếu tập trung, rối loạn lưỡng cực.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Distúrbio do Défice de Atenção, Transtorno Bipolar.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Figyelemzavar, bipoláris zavar.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Hyperactivité, trouble bipolaire.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.주의력 결핍 장애, 조울증 장애.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Porucha pozornosti, bipolární porucha.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Sindromul atenției deficitare, sindromul bipolar.
Dikkat eksikliği bozukluğu, bipolar bozukluk.Trastorno por déficit de atención, trastorno bipolar.