Ana içeriğe geç
Sözlük

bozuk ile cümle

bozuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu.Depression, there's a great approach to that in mood disorders.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.And obesity we already talked about, the ways to get to that. And sleep disorders.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.They had dopa-responsive dystonia.
Midem başarısız olduğumun kanıtıydı, beni başarısızlığa uğratmıştı, bozuktu.My stomach was proof that I had failed, that it had failed me, that it was broken.
Sadece "Go Jang Nan Cha" (bozuk araba) olmalıydı.It should just be Go Jang Nan Cha! (broken car) instead.
Bu beden bozuk.That body is broken.
Bu hileli bir bozuk para. Nedeni ise, ikisinin de belli bir gelme olasılığı var.It's a loaded coin, and the reason is, well, each of them come up with a certain probability.
Bu robot ürpertici ve şekli şemali bozuk olmamalı.This robot can't be creepy or uncanny.
O zaman burada bir tane adil bozuk param olduğumu söyleyelim.So let's say that I have a fair coin over here
Merkez bankası tarafından bize verilmiş değişik parlaklıkta 250 bin tane bozuk paramız vardı.We got 250,000 coins from the central bank, at different darknesses.
Sizce politik sistem bozuk mudur?[Do you think the political system is broken?
- Evet, onların hepsi eski ve bozuk olanı koyup, yenisini aldığın otomatik sistemler kurarlardı.They'd all be ... They'd all be automatic systems which you pull out shove in a replacement unit.
Sistem bozuk i gereken nedir umurumda değil ya da nerede o geldi var mı[Lewis] I don't care what state it is or where the machines came from, there should not be machines.
King'in ırksal adalet için çağrısı bozuk telif hakkı yasaları yüzünden sansürlenmek için çok uygun.It came as a joyous day break to end the long night of their captivity.
Birinin morali bozukda ya da depresyondaysa, onlar "bulutların" altındadır.Someone who's down or depressed, they're under a cloud.
Çoğu insan bunu depresyon olarak, davranış bozukluğu ya da kötü çocuk olarak etiketler.Most people miss that as depression, or see it as a conduct disorder, or just a bad kid.
Hepimizin gözleri bozuktu.Oh, we were all blind.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.One was post-traumatic stress disorder.
Bir çeşit nöbet bozukluğu var.He's got some seizure disorder.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.I've become very familiar with its dysfunctional behavior.
Zannetmem, bozukluklar yüzüyor baksana.I doubt it. It's floating, so no heavy coins.
Sanırım moraliniz bozuk.I guess you're not really in a good mood.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.But as far as being a performer, I'm also diagnosed bipolar.
Bundan sonra da bozukluğa değil, bozukluğun engellenmesine çalışmak istedim.And from then I wanted to look not at impairment, but at prevention of impairment.
Çarşamba gecesi, yeme bozuklukları.Wednesday night is eating disorders.
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?What drives the disability for these disorders like schizophrenia and bipolar and depression?
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konma ihtimaliniz dört kat daha fazladır.Attention Deficit Hyperactivity Disorder.
Eğer dört adet bozuk param varsa.I'll do my best. Let's say you're bald. But you have side burns.
Hiç sanmýyorum - Ama morali bozuk kýzýnI don't think so. - Share your feelings. - Yeah, share your feelings.
Bu demektir ki butun erkek cocuklar ADD (Dikkat Eksikligi Bozuklugu) olacak.That means all the boys are going to be ADD.
Belki.. (Kahkahalar) belki fare yeni bir bozukluk türüdür.And maybe ... (Laughter) maybe a mouse is a new kind of bug.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.And actually I'm a little visually impaired myself.
Güzellik anlayışımızın bozuk olmasına şaşmamalı.No wonder our perception of beauty is distorted.
Bebekte görülen genetik bir bozukluktur.It's a genetic defect in the baby.
Sonra, ceplerimde buldugum bozukluklarla bunu aldimThen, I bought this with the loose change I found in my pockets.
Bu bozuk Rusçayı da nereden öğrendin?Where did you learn broken Russian?
Ve Vannevar Bush'un demeye çalıştığı şey şudur. "Bilgiyi kullanma şeklimiz bozuktur."And what Vannevar Bush was saying was the way we use information is broken.
Ve şimdi onlara sadece bozuk para verdiğimiz üçüncü aşamaya geçiyoruz.And we move to the third stage, where we only give them a coin.
Bunun nedeni ise bozuk paranın sadece yazı veya tura gelme şansı var.So the right answer is a half, or 0.5, and the reason is the coin can only come up heads or tails.
"Endişeliyim, kaygılıyım moralim bozuk."I'm worried. I'm anxious. I'm depressed.
Birkaç bozuk para koydum. Bakalım ne yapacak, temizleyebilecek mi?I put some pennies, let's just shoot it at that, see if it cleans up.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.So, what you think? What percentage at genius level? (Audience member) 80.
Ve evet, bozuk olduğunu düşünüyorum.And yes I do think it's broken.
Bozuk para.- You've got your car packed. You're heading to Canada.
Ama sayısız diğerleri de. Bu yüzden eğer hiç bozuk para, belgesel gördümSo every place there's questions coming from this documentary.
Aynı bozuklukla.And it's the same coin.
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?how much less one who is abominable and corrupt, a man who drinks iniquity like water!
Çünkü belim ateş içinde, Sağlığım bozuk.For my waist is filled with burning. There is no soundness in my flesh.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Why should I fear in the days of evil, when iniquity at my heels surrounds me?
Niyeti bozuk tanık adaletle eğlenir, Kötülerin ağzı fesatla beslenir.A corrupt witness mocks justice, and the mouth of the wicked gulps down iniquity.
Gözü(nü) döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) umudu keserek hor ve bitkin bir halde sana döner.Your gaze turns back dazed and tired.
Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:And given the faculty of knowing what is disruptive and what is intrinsic to it.
İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Doğru bilgiye dayalı eriş, bozuk bilgiye dayalı sapıştan açık bir biçimde ayrılmıştır.Distinct is the way of guidance now from error.
Kaba/obur, bütün bunlardan sonra da soyu bozuk, kötülükle damgalı.Crude, and above all, mean and infamous,
Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,And given the faculty of knowing what is disruptive and what is intrinsic to it.
Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Derken kitabı (Tevrat'ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerini aldı.Then after them a new generation inherited the Book.
Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod