Biraz psikolojisi bozuk bir kadın.She has a psychotic break.
DSM-IV-TR kişilik bozukluklarının tanı ve tedavisi El Kitabı.Handbook of diagnosis and treatment of DSM-IV-TR personality disorders.
Sinir sisteminin işlev bozukluğu çok çeşitli biçimlerde olabilir.The function of the nervous system evidently becomes greatly jeopardized.
Bazı zamanlarda anormal davranışlarla bozukluk gösterebilir.Over time they may experience renal failure.
Bu bozuklukların bazılarıysa kalıtsaldır ve otozomal çekinik ya da X'e bağlı olarak taşınmaktadır.Many of these disorders are hereditary and are autosomal recessive or X-linked.
Bu bozukluk iki şekilde bulunabilir: agorafobili ya da agorafobisiz.There are two types, one with and one without agoraphobia.
Kolezyum'un resmi de İtalya'da basılan 5 sent/euro bozuk parasının arkasına basılmıştır.The Colosseum is also depicted on the Italian version of the five-cent euro coin.
Süreç doğru çalışmadığı zaman örgütsel bozukluklar başlar.During the experiment the equipment begins malfunctioning.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.Some patients are affected with a seizure disorder.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Thus the confusion, falacies, misunderstandings, desillusions.
Komik sinir krizi ve bipolar bozukluk geçirdi.The comic suffered from nervous breakdowns and bipolar disorder.
Felsefe yaparak, akıl bozukluğunu büyük bir felsefi problem olarak ele aldı.He raised the question of black suffering as a philosophical problem.
Ormanların çoğu bozuk ormanlardır.Much of the town remains unbroken forest.
Doktorun kendisinin de bir anksiyete bozukluğu olan yükseklik korkusu vardır.He also seems to have a paralyzing fear of heights.
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı.Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorder, Fifth Edition.
Performans, yeme bozukluklarını "daha çekici" bir şekilde işleyebileceği konusunda şikayetler aldı.The performance received complaints about "glamorizing" eating disorders.
İnsanlarda da amigdalanın pek çok ruhsal bozuklukla ilişkisi saptanmıştır.The two men established very close spiritual relationship.
Karşılaşılan bozuklukların çoğu üzerine kurulmuş birleşik bir teori daha yararlı olabilir.A combined theory based on multiple deficits may prove to be more useful.
(Ayrıca bakın: Eşeysel kimlik bozukluğu, gender identity disorder).(See also: fundamental attribution error).
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Furthermore, in rare cases, some girls are born without hymens.
Bu davranış bozukluğu hayvanlarda da görülmektedir.It is also an example of deception in animals.
Obsesif kompulsif bozukluk ^Obsessive Compulsive Disorder.
Bunun ardından kendisine bipolar bozukluk teşhisi kondu.Following this he was diagnosed with bipolar disorder.
Shane ise sinirini zalim ve ağzı bozuk Ed Peletier'dan (Adam Minarovich) çıkarır.That is when Shane takes out his frustration on the cruel and abusive Ed Peletier (Adam Minarovich).
Bu konuşma bozukluğu, doğumda boynuna sarılmış göbek kordonu ile doğrudan atfedilmiştir.This speech disorder was attributed to being born with her umbilical cord wrapped around her neck.
Sıklıkla, posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon birlikte vuku bulmaktadır.Post-traumatic stress disorder and depression often co-occur.
Balaşev'in akli dengesi bozuk bulundu ve bir akıl hastanesine kaldırıldı.Balashev was found mentally ill and restricted to a psychiatric hospital.
İnsanda sindirim sistemi bozukluklarına yol açar.Instead, the device causes a disruption in service.
Tuştakımı hatasında önce kablo denetlenmeli, bozuksa değiştirilmelidir.To locate a fault in the cable, the cable must first be tested for faults.
Bozukluk tipik olarak diğer anksiyete bozukluklarından kaynaklanır ve bunlarla ilişkilidir.The disorder typically develops from and is associated with other anxiety disorders.
Bazı aile fertlerine göre ruh sağlığı bozuktu ve şiddete eğilimliydi.As a result of their life-style, the whole family received much insult and abuse.
"Travma sonrası stres bozukluğu için tedavi etkinliğinin meta-analizi"."Meta-analysis of the efficacy of treatments for posttraumatic stress disorder".
Bu özellik, lazer uyarmalı bozukluklara karşı düşük meyilliliği garanti eder.This property ensures a low tendency for laser-induced breakdown.
Günümüzde yaklaşık 4.000 genetik bozukluk bilinmekte ve her gün yenisi ortaya çıkarılmaktadır.There are over 6,000 named and unnamed minerals, and about 100 are discovered each year.
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.His cowardice is regarded as a forfeit.
Belirtileri bulanık görme ve her iki gözde de aynı olmayan koyu veya bozuk görüntülerdir.Its symptoms are blurred vision and darkened or distorted images that are not the same in both eyes.
Böylece ÇÇAH. sahibi bir insanın bu bozukluğu çocuklarına geçirmesi %50 gibi bir olasılığa sahiptir.This means an affected person has a 50% chance of passing the condition on to their child.
KÖYE ulaşımı sağlayan yol asfalttır ancak, yol aşırı derecede bozuktur.There is political support for the rapid transit but the EWAY route is contentious.
Bu beyana göre görüşlerinin gerçekten bozuk olması gerekir, değil mi?By that statement, their vision should be really bad, right?
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Wasteful: abusive and focused on labor productivity.
Bozuk para olmadan rastgele ışığı açıp kapatıyor.She tries to simulate randomness without a coin.
Hangisinin bozuk para ile açılıp kapatıldığının ayrımına varabiliyor musunuz?Can you determine which light bulb
Otizm ve Yaygın Gelişim Bozukluğu şu sıralar pediatristler arasında en önemli konulardan biri.What's gong to happen between four months and six months?
Bazı bozukluklar?Some impairment?
Suçu kabul edip hayatýna devam etmek mi, yoksa bozuk bir sistemle mücadele etmek mi?Do you admit guilt and move on with your life, or do you fight a broken system?
Biliyormusunuz, bu yardım sistemi bozuk. Herşeyden önce, ben bu işi çok yaptım.So I think economically, the critical issue really is to now think through.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.But every now and then, the cells start replicating even though they're broken.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.So what we're looking at is general social disfunction related to inequality.
Sistemin bozuk olduğunu düşünmüyorum.You know, I don't think the system is broken
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıOur Ha Ni is so out of it right now that...
Bu tamamen bozuk bir düzendir.Which is why natural skincare is really the preferred way to treat acne.
Bunlar bozuk ve kötülük zulüm ile ilgili konuşmak; loftily konuşurlar.They are corrupt, and speak wickedly concerning oppression; they speak loftily.
Yani "Bu 2 veya belki de 5 bozuk paranın herhangi bir kombinasyonununSo rather than asking the question, "What is the probability
Bu bozuk bir sistem.It's a broken system.
Onları cebinde bozuk para gibi taşıyorsun.Like so many nickels and dimes.
Bu çocuk genetik kas tonusu bozukluğuna sahip.He has this genetic form of dystonia.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.We usually hear about post-traumatic stress disorder.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.It's a disorder that begins much prior to the time that the child is born.
Farzedin ki 2 bozuk para atıyoruz.Suppose we flip 2 coins.
Birinci bozuk paramız adil bir para ve çıkacak olan sonuca X1 diyelim.Our first coin is a fair coin, and we're going to denote the outcome by X1.