Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Og faktisk er jeg en smule synshæmmet selv.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Şi de fapt şi eu am o mică deficienţă vizuală.
Aslında bozuk değil.Ale to nieprawda.
Aslında bozuk değil.Dat is niet zo.
Aslında bozuk değil.Es ist nicht kaputt.
Aslında bozuk değil.Funciona.
Aslında bozuk değil. Harika bir şekilde inşa edilmiş.학교는 잘 돌아갑니다. 훌륭하게 만들었어요.
Aslında bozuk değil. Harika bir şekilde inşa edilmiş.אבל היא לא מקולקלת. היא בנויה להפליא.
Aslında bozuk değil. Harika bir şekilde inşa edilmiş.النظام لم يتعطل. و هو مبني بطريقة عجيبة.
Aslında bozuk değil. Harika bir şekilde inşa edilmiş.ただ もう古くて 使い物にならないのです
Aslında bozuk değil.Il n'est pas en panne.
Aslında bozuk değil.Itu tidak rusak.
Aslında bozuk değil.Nem működésképtelen.
Aslında bozuk değil.Není špatný.
Aslında bozuk değil.Nie je nepoužiteľný.
Aslında bozuk değil.Nó không bị suy thoái.
Aslında bozuk değil.No lo es.
Aslında bozuk değil.Non è che non funziona.
Aslında bozuk değil.Nu-i așa.
Aslında bozuk değil.Se ei ole rikki.
Aslında bozuk değil.Δεν είναι.
Aslında bozuk değil.Вона не зіпсувалася.
Aslında bozuk değil.Не че за нищо не става.
Aslında bozuk değil.Она не сломана.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Es sieht nicht wirklich so hässlich aus, aber die Kamera ist so nah, dass es verfälscht wird.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Ik ben niet echt zo lelijk, de camera is zo dichtbij dat hij vervormt.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Je ne suis pas vraiment si moche, mais la caméra est tellement près que c'est juste déformé.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.저렇게 못생기진 않았는데 카메라가 너무 가까워서 좀 왜곡되어 보입니다.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.No me veo tan mal, pero la cámara está tan cerca que está distorsionado.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Non sono davvero così brutto, ma la videocamera è così vicina che l'immagine è distorta.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Nu arăt chiar atât de urât, dar camera e atât de aproape încât imaginea e distorsionată.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Saya tidak terlihat seburuk itu namun kamera itu sangat dekat sehingga gambarnya terganggu.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Tak naprawdę nie jestem tak brzydki, ale kamera jest tak blisko, że obraz jest zniekształcony.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Thực ra tôi trông không xấu đến thế đâu, nhưng camera gần quá làm biến dạng hết cả.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Всъщност не изглеждам толкова грозен, но камерата е толкова близко, че образът е изкривен.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Я даже не очень страшно выгляжу, но камера так близко, что изображение деформировано.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.אני לא באמת כזה מכוער, אבל המצלמה כה קרובה שהתמונה מעוותת.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.أنا لا أبدو هكذا بشع، لكن الكاميرا كانت جدا قريبة حتى أنني تشتت.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.カメラが近すぎて少し歪んで映っています また来ました 上を泳いでいます
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Aveau distonie dopa-receptivă.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Az ő betegségük dopamin-reaktív disztónia volt.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Cái mà chúng bị là Loạn Trương Lực phản ứng với levodopa - (dạng tổng hợp của dopamine - chất hóa học não).
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Ciò che avevano era distonia Dopa-sensibile.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Ils avaient une dystonie sensible à la L-Dopa.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.그 애들이 가진 건 도파반응 근육긴장이상이었습니다.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.L-Dopaという薬を処方され
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Lo que tenían era una distonía resistente a dopamina.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Měly druh distonie, která se projevuje se křečovitým stahem svalů.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Okazało się, że była to dystonia z dobrą odpowiedzią na L-dopę.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.O que eles tinham era distonia "dopa responsiva".
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Sie hatten Dopa-responsive Dystonie.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.To, čo mali, bola dopamín-responzívna dystónia.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Vad de egentligen hade var dopaminkänslig dystoni.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Wat ze wel hadden was dopa-responsieve dystonie.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Yang mereka derita adalah dystonia responsif-dopa.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Αυτο που είχαν ήταν δυστονία με ανταπόκριση στην ντοπαμίνη.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Те всъщност имали допа-отзвичива дистония.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.У них була дофа-чутлива дистонія.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.У них была дофа-чувствительная дистония.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.מה שהיה להם זו דיסטוניה המגיבה לדופמין DRD.