Ana içeriğe geç
Sözlük

bozuk ile cümle

bozuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.אבל בנוסף ללהיות מבצע, אני גם מאובחן כביפולארי.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.لكن بقدر ما أنا فنان إستعراضي، تم تشخيصي كمريض بالاضطراب ثنائي القطب.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.それ以前に二重人格だと 診断されています
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Aber nun verzweigen wir den Ansatz, indem wir eine Münze basierend auf dem ersten Ergebnis auswählen.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Ale teraz uzależnimy wybór monety od wyniku pierwszego rzutu.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Ďalšiu mincu však vyberieme v závislosti na prvom výsledku.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.De most elágazunk és a dobás eredményétől függően választjuk ki a második érmét.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Mais maintenant nous prenons une pièce selon le premier résultat
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Ma ora scegliamo la seconda moneta sulla base del primo risultato.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Men nu forgrener vi os for at vælge en mønt baseret på det første resultat.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.Но следующим нашим шагом будет выбор монеты по результатам того, что выпало в первый раз.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.אך עכשיו אנחנו מתפצלים ועבור כל תוצאה נבחר במטבע אחר.
Ama şimdi, ilk çıkan sonuca göre bir bozuk para seçme durumuna geçeceğiz.もし1回目が表なら
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Abnormálisak; gyengén épültek, és ezért könnyen sebezhetőek az őket célzó kezelések számára.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.비정상 적인 것들이 있습니다; 그것들은 매우 형편없이 구성되어 있습니다; 그렇기 때문에, 그것들은 그들을 목표로 하는 치료에
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Są nieprawidłowe; są bardzo słabo wykonane; i dlatego, są bardzo wrażliwe na leczenie na nie nakierowane.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Son anormales; están muy mal construidos; y, por eso, son muy vulnerables a los tratamientos que los atacan.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.So nepravilne, slabo oblikovane, in ravno zato zelo dovzetne za ciljno zdravljenje.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Ze zijn abnormaal; ze zijn slecht opgebouwd; en daardoor hoogst kwetsbaar voor op hen gerichte behandelingen.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Είναι ανώμαλα· έχουν ελλιπή δομή· γι' αυτόν το λόγο είναι πολύ ευαίσθητα σε θεραπείες που τα στοχεύουν.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.הם לא נורמליים; הם בנויים בצורה רעועה; ומאחר שכך, הם פגיעים מאוד
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.إنها غير طبيعية؛ تكوينها ضعيف جدا؛ و لهذا السبب تكون حساسة جدا
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.つくりが脆いため 狙いを定めて治療をすると 効果があります
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.A kiszolgáló hibás adatokat küldött vissza.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.A obtenção da lista de amigos falhou. Os dados devolvidos pelo servidor estão corrompidos.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Das Empfangen der Freundesliste ist fehlgeschlagen. Die vom Server zurückgegeben Daten sind fehlerhaft.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.De lijst met vrienden ophalen is mislukt. Gegevens die van de server terugkwamen zijn fout.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Hentning af venneliste mislykkedes. De returnerede data fra serveren er defekte.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.La recepción de la lista de amigos ha fallado. Los datos devueltos por el servidor están dañados.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.La récupération de la liste d'amis a échoué. Les données retournées par le serveur sont corrompues.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Misslyckades hämta vänlistan. Data returnerad från servern är skadad.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Odtworzenie listy znajomych nie powiodło się. Dane z serwera są uszkodzone.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Ystävien luettelon hakeminen epäonnistui. Palvelimelta palautettu data on vaurioitunut.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Κατεστραμμένα δεδομένα επιστροφής από τον εξυπηρετητή!
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Грешка при зареждане списъка с приятели. Върнатите от сървъра данни са повредени.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.От сервера получены испорченные данные.
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.Спроба отримання списку друзів зазнала невдачі. Дані, повернуті з сервера, пошкоджено!
Arkadaş listesi alınamadı, Sunucudan dönen veriler bozuk.友達リストの取得に失敗しました。サーバから返ってきたデータが壊れています。
Aşağıdaki paketler BOZUK:الحزمة التالية معطوبة:
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Teď jsem lehce zrakově postižený.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Teraz som trochu zrakovo postihnutý.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Thực ra thị lực của tôi cũng có phần suy yếu.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Und ich bin tatsächlich selbst ein bisschen sehbehindert.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Valójában magam is kissé látáskárosult vagyok.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Y en realidad yo mismo también tengo alguna descapacidad visual.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Και στην πραγματικότητα έχω περιορισμένη όραση εγώ ο ίδιος.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Всъщност, самият аз имам леко нарушено зрение.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.На самом деле у меня есть некоторые расстройства зрения.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Насправді я сам маю певні проблеми із зором.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.ולמעשה, אני עצמי קצת לקויי ראיה.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.و حقيقةً انا ضعيف البصر نسبياً.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.片目は失明して もう片方も良好ではありません
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Et en fait je suis moi-même un peu malvoyant.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Ik ben eigenlijk ook een beetje visueel gehandicapt.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.In realtà sono un po' videoleso.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Itse asiassa oma näköni on hieman heikentynyt.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Jag har faktiskt en synnedsättning själv.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Ja sam jestem niedowidzący.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.사실 나 자신도 약간의 시각 장애가 있습니다.
Aslında bende de biraz görme bozukluğu var.Na verdade também tenho algumas dificuldades visuais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod