Ana içeriğe geç
Sözlük

bozuk ile cümle

bozuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
% 1 URL' si bozukΤο URL% 1 είναι κακοδιατυπωμένο
% 1 URL' si bozukАдресът% 1 е невалиден
% 1 URL' si bozukНеверный URL% 1
% 1 URL' si bozukПомилка в URL% 1
% 1 URL' si bozukה- URL% 1 לא תקין
% 1 URL' si bozukالعنوان% 1 مشوّه
404 sayfası budur. İnternetteki bozuk deneyimdir.Laman 404 adalah pengalaman buruk yang terjadi dalam Web.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.자 동전 4개를 둘로 나누려고 합니다.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Deci urmează să împărţim patru monede la doi.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Dus we gaan 4 munten in tweeën verdelen.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Nous allons diviser 4 coins en 2.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Quindi vogliamo dividere 4 monete per 2.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Så vi ska dela upp fyra enkronor mellan två.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Szóval elosztjuk a négy negyeddollárost kettő felé.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Takže ideme rozdeliť štyri Štvrťdoláre medzi dvoch..
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Takže: jedna, dva, tři, čtyři, pět, šest. A já je vydělím třemi.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Vamos dividi-los em três grupos. Esses são nossos seis pimentões. Eu vou dividi-lo em três grupos.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Vi skal altså dele 4 25-ører med 2.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Wir wollen also die 4 Münzen durch 2 teilen.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.Οπότε θα διαιρέσουμε 4 κέρματα με το 2.
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.אנחנו הולכים לחלק ארבעה רבעים לשנינו
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.و الان سوف نقوم بتقسيم الاربع ارباع على اثنين
4 tane bozukluğu 2'ye böleceğiz.私達は,これを私達2人で分けるところです.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Aber hie und da, teilen sichdie Zellen trotzdem weiter, obwohl sie kaputt sind.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Ale tu a tam se začne buňka množit, i když je poškozená.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Dar uneori, celule încep să se reproducă deși sunt deteriorate.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Jednak czasem komórka zaczyna się namnażać nawet, jeśli jest uszkodzona.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.때때로는 세포가 잘못되었음에도 불구하고 복제를 한다는 것입니다
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Maar zo nu en dan, beginnen de cellen zichzelf te repliceren ondanks dat ze gebroken zijn.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Pero de vez en cuando, la célula se empieza a reproducir incluso cuando está dañada.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Tapi terkadang, sel itu mulai bereplikasi meskipun mereka telah rusak.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Но от време на време, клетката започва да се дели, въпреки че е увредена.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.אך מידי פעם, התאים ממשיכים להתרבות למרות הטעות.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.ولكن بين الحين والآخر، تبدأ الخلايا إجراء نسخ متماثل حتى على الرغم من أنها تنهار.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Maar dat gaf niet, want terwijl we scheel keken, vergaten we dat we Arabieren waren.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Ma era bello, essendo ciechi, dimenticavamo di essere Arabi, era comodo.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Mais c'était bien, pendant qu'on était bigleux, on oubliait qu'on était Arabes, c'était pratique.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan Arap olduğumuzu unuttular, bu işe yaradı.Pero estaba bien, mientras éramos cegatones, olvidábamos que éramos árabes, era práctico.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundanDar era bine, cât timp priveam chiorâș, uitam că sunt arab, era convenabil.
Ama bu iyiydi, gözlerimiz bozuk olduğundan그렇지만 우린 괜찮았습니다.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Aber so sehr ich ein Künstler bin, bin ich auch als bipolar diagnostiziert.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Ale kromě toho mi zjistili, že jsem maniodepresivní.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Amellett, hogy előadóművész vagyok, bipolárisként diagnosztizáltak.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Dincolo de faptul că sunt artist, am fost, de asemenea, diagnosticat cu tulburare bipolară.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Jednak oprócz bycia performerem mam również zdiagnozowane zaburzenia afektywne dwubiegunowe.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.하지만 연기자인 것 말고도, 저는 또한 조울증으로 진단받았습니다.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mais en plus d'être un acteur, j'ai aussi été diagnostiqué bipolaire.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Ma pur essendo un artista mi hanno diagnosticato una forma di bipolarismo.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mas muito além de ser um artista, fui diagnosticado como sendo bipolar.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Men jag uppträder inte bara, utan är också diagnostiserad som bipolär.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mientras me desempeñaba como artista fui diagnosticado con trastorno bipolar.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mutta sen lisäksi että olen esiintyjä, minun on myös diagnosoitu sairastavan kaksisuuntaista mielialahäiriötä.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Naast performer, ben ik ook gediagnosticeerd met bipolaire stoornis.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Okrem toho, že som umelec, som taktiež diagnostikovaný bipolárnou poruchou.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Selain menjadi seorang pemain sandiwara, saya juga didiagnosa menderita bipolar.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Thế nhưng cùng với việc là một nghệ sĩ biểu diễn, tôi cũng là một người bị chẩn đoán rối loạn lưỡng cực.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Αλλά άλλο τόσο όσο είμαι ερμηνευτής, έχω επίσης διαγνωστεί διπολικός.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Але, окрім того, що я актор, у мене також діагноз біполярного розладу.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Но моей артистичности сопутствует диагноз биполярного расстройства.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Но освен изпълнител, аз съм човек, на когото е поставена диагноза биполярно афективно разстройство.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bozuk ile cümle - Sayfa 25 - bozuk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App