"Çekingen Kişilik Bozukluğu".«El trastorno límite de la personalidad».
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Es raramente encontrada por humanos, y mordeduras son poco frecuentes.
Bu yüzden bazı durumlarda belli bir tibbi durumun genetik bozukluk sayılması tartışmalı olabilir.En algunos extraños casos, el olor puede ser un defecto de fabricación.
Fakat mahallesi Gaziantep'e bağlayan yol çok bozuktur.A pesar de todo, la red de carreteras que conecta con Kigoma son muy pobres.
Morfolojik değişiklikler: İlgili hücre, doku ve organlardaki yapısal bozukluklar.Cambios morfológicos: Son las alteraciones estructurales que se producen en las células y órganos.
Andy ruh sağlığı bozuk bir kızdır.Ama Rosa es una Mater Dolorosa.
En çok, özellikle çocuklarda görülen ruhsal bozukluklar ile ilgili çalışmaları ile tanınır.Es conocido por su tempranos estudios sobre desórdenes mentales, especialmente en niños.
Tıpta; yara iyileştirmede ve göz bozukluklarını tedavide kullanılır.Médico: puede curar y auto curarse.
Gözlüğün kullanım amacı, görme bozukluğunu gidermek ya da gözleri dış etkenlerden korumaktır.Máscara facial diseñada para proteger los ojos y la cara de los impactos.
Enürezis, çocukluk çağının en önemli ve en sık görülen işeme bozukluğudur.Empezando la época más triste y aburrida de su infancia.
Bipolar bozukluk onun yetişkin hayat sürecinin büyük bir bölümünde kendini göstermiştir.Pero los episodios perdieron gran parte de su atractivo entre el público adulto.
Vardenafil (INN) ereksiyon bozukluğunu tedavi amacı ile kullanılan bir PDE -5 inhibitörüdür.Este inhibidor de la PDE5 es muy efectivo contra los problemas de erección.
Bozukluk genetik yatkınlığa bağlı olabilir.Esta deficiencia puede ser genética.
Bu yüzden özelliğini bilmeyen insanlar tarafından bozuk zannedilmektedir.Por ello lo hacen personas sin necesidad de cualificación.
Biraz psikolojisi bozuk bir kadın.Sin duda, es una mujer polifacética.
Duş bozuk.La doccia è rotta.
Tom bozuk radyoyu tamir etti.Tom aggiustò la radio rotta.
Moralim bozuk.Sono giù di morale.
Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor.I nostri rapporti sembrano essere a un punto di rottura.
Pérez-Álvarez, Kafka'nın şizoid kişilik bozukluğuna sahip olabileceğini iddia etti.Pérez-Álvarez ha sostenuto che Kafka possa aver sofferto di un disturbo schizoide di personalità.
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Non vi sono prove biologiche che confermano la depressione maggiore.
Bu davranış bozukluğu hayvanlarda da görülmektedir.Questo comportamento è visibile anche negli animali.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Le ossa (specialmente quelle del naso) possono essere danneggiate.
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.Anche se porta gli occhiali, non possiede occhi.
Bu da yetmezmiş gibi yeme bozukluğuna da yakalanan Stewie, önüne gelen her şeyi yemeye başlar.Nel frattempo Silkie, rimasto a stomaco vuoto, prende a divorare tutto ciò che gli capita a tiro.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Senza trattamento, deformità fisiche avvengono nel 10% dei casi.
Ancak ufak tefek görme bozuklukları kaldı.Rimangono, invece, i crocini di taglio.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antichità quali statue, monete, utensili e gioielleria sono molto comuni.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Sulla facciata è posto un orologio.
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı.Manuale Diagnostico e Statistico dei Disturbi Mentali, Quarta Edizione Rivista.
Genetik bozuklukların araştırması genelde aile çalışmaları ile yapılır.Gli studi sulle malattie genetiche sono spesso svolti utilizzando la genetica di popolazione.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Il policulturalismo è un concetto che asserisce che tutte le culture del mondo sono interconnesse.
Bu durum tamamen bir bozuk paranın tura gelme olasılığı olan p = exp(−E/T) kadardır.Questa è un'indicazione dell'estrema difficoltà di risolvere esattamente i problemi #P-completi.
2012'de Anladım Bozukluğu isimli kitabını yayınladı.Nel 2012 ha pubblicato il libro Chi è l'assassino.
Evden çıkınca kıza bozuk yumurta atanlar olur.Chi vince si porta a casa le uova rotte.
Ulaşım yolları tümüyle bozuk bir haldeydi.Il suo percorso di conversione era completo.
Debra Morgan, Dexter Morgan'ın ağzı bozuk kız kardeşidir.Debra Morgan (Jennifer Carpenter) è la sorella adottiva di Dexter Morgan.
Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır.I riflessi endocrini sono quelli che riguardano il sistema endocrino.
İngilizce aksanı bozuktur ve kabaca konuşur.La versione inglese è Dangerous and Moving.
Obsesif kompulsif bozukluk ^Il disturbo ossessivo-compulsivo.
"Travma sonrası stres bozukluğu için tedavi etkinliğinin meta-analizi".“Il disturbo Post Traumatico da Stress, Una Rassegna”.
İnsan cildi bozuklıklarını sınıflandırmıştır. ^ Rosenthal T (1961).A lui si deve la scoperta della cometa Humason (C/1961 R1).
Ayrıca Knockout'un ürettiği Sentetik Energon bozuk olduğu ortaya çıkar.Neanche Ridley sembra utilizzare l'abilita del Nucleo che ha assorbito.
1980'de kendisine Bipolar bozukluk teşhisi konmuştu.Nel 1982 le viene diagnosticato definitivamente il disturbo bipolare.
Önceki yıllarda “Duygulanım (Affektif) Bozuklukları” başlığı ile tanımlanmaktaydı.Furono anni di intensa “febbre” speculativa.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.Vengono considerate falli tutte le azioni scorrette nei confronti della squadra avversaria.
Bazı zamanlarda anormal davranışlarla bozukluk gösterebilir.È lecito supporre che in principio uscisse a intervalli irregolari.
Duş bozuk.Душ сломан.
Dosya bozuk.Файл повреждён.
Bozuk saat bile günde 2 kez doğruyu gösterir.Даже сломанные часы дважды в сутки показывают точное время.
Fruktoz emilim bozukluğu olan kişiler ise, öğün başına 25 gr'dan daha az fruktozu emebilirler.Люди с нарушением всасывания фруктозы могут усвоить менее 25 грамм за приём пищи.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Может развиваться деформация костей (особенно носовых).
Bozuk para atılabilir.Деньги могут обесцениться.
Sık gözlenen bir bozukluktur.Ложь, которую систематически повторяют.
Majör depresif bozukluk Bipolar bozuklukГуба (значения) Губинка Губино Губинская
GtkHTML: hızlı ve bozuk HTML üreticisi ve birkaç özgür yazılım projesinde kullanılan bir düzenleyicidir.GtkHTML — HTML-редактор, используемый в ряде проектов свободного программного обеспечения.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Без лечения в 10% случаев возникают участки физического обезображивания.
Dava sonunda oğlu dava merkezinde Nicholas Traina, bipolar bozukluk sonucu 1997 yılında intihar etmiştir.Её сын Николас, который оказался в центре этого скандала, покончил с собой в 1997 году.
Ancak bazı genel kabul görmüş kriterler bu bozukluğu betimler.С другой стороны, некоторые важные детали делают этот порядок абсурдным.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Конечно, случаются всякие заблуждения и недоразумения, проблемы коммуникации.