Ah, ne sinir bozucu.Jakie to smutne.
Ah, ne sinir bozucu.Oh, ce neplacut e.
Ah, ne sinir bozucu.Oh, ini sungguh menyebalkan.
Ah, ne sinir bozucu.Αχ, είναι τόσο ανησυχητικό.
Ah, ne sinir bozucu.Ах, как обидно
Ah, ne sinir bozucu..آه, هذا مزعج جداً
Ah! Sinir bozucusun. Doğru dürüst anlat!أه , انت محبطة , اخبريني بوضوح
Ah! Sinir bozucusun.Tu es frustrante.
AIDS sizi öldüren şekil bozucu bir hastalıktı,AIDS는 몸을 망가뜨리고 사람을 죽이는 질병이고,
AIDS sizi öldüren şekil bozucu bir hastalıktı,AIDS là một căn bệnh làm bạn biến dạng và giết bạn, và HIV là một virus vô hình
AIDS sizi öldüren şekil bozucu bir hastalıktı,HIVは毎日薬を飲まないといけない
AIDS sizi öldüren şekil bozucu bir hastalıktı,כפי שפחדו מ-AIDS, ובצדק. AIDS היא מחלה מעוותת שהורגת
AIDS sizi öldüren şekil bozucu bir hastalıktı,لان الإيدز هو مرض واضح وظاهر وسوف يقتلك
Allah'ım! Çok sinir bozucusun.ايغو هذا يغضبني
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Dan yang merisaukan adalah ini bukanlah peristiwa satu-satunya yang terjadi di negara berkembang.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.És ami a legfrusztrálóbb, hogy ez nem egy egyszeri eset; ez bárhol megtörténik a fejlődő világban.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.안타깝게도, 이러한 일은 드문 경우가 아니며 개발도상국에서는 종종 일어납니다.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.La cosa frustrante è che non si tratta di un caso isolato; accade di frequente nei paesi in via di sviluppo.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Niestety, to nie odosobniony przypadek, ale rutyna w krajach rozwijających się.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Şi partea frustrantă este că acesta nu este un eveniment izolat; ci se întâmplă în toată lumea în dezvoltare.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Wat zo frustrerend is: dit is geen unieke gebeurtenis.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Y lo más frustrante es que no es un hecho aislado; pasa constantemente en los países en desarrollo.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Και το πιο ενοχλητικό είναι πως αυτό το γεγονός δεν είναι μοναδικό. Συμβαίνει σε όλο τον αναπτυσσόμενο κόσμο.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Обезсърчаващото е, че това не е частен случай; това е нещо, което се случва из развиващите се страни.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.Что более печально, это не единственный случай. Это случается во многих развивающихся странах.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.ומה שכל כך מתסכל זה שזה לא מקרה מבודד; זה קורה בכל העולם המתפתח.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.والأكثر إحباطا أن تلك لم تكن حادثة مفردة؛ هذه تحصل على امتداد الدول النامية.
Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.日常的に起こっています 安全な麻酔が無い中でのこのような手術が
Ayrıca, bazı kirleticilerin sözgelimi endokrin bozucu kimyasalların (44) veyaÎn timp ce tratarea apelor uzate în uzinele municipale
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.C'est assez agaçant pour les pécheurs.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Cosa che irrita i pescatori non poco.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Das ist ziemlich lästig für die Angler.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Det är ganska störande för fiskarna.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Det er ret irriterende for fiskerne.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.E destul de enervant pentru pescari.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Erg vervelend voor de vissers.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Es muy molesto para los pescadores.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Ez eléggé bosszantja a halászokat.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Hal ini cukup menjengkelkan bagi para nelayan.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Je to dosť nepríjemné pre rybárov.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Je to pro rybáře dost otravné.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.낚시꾼에게는 무척 성가신 일입니다.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Precej nadležno za ribiče.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Raivostuttavaa pilkkijöiden mielestä.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Rybaków to strasznie wkurza.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Việc này khá là gây khó chịu cho ngư dân.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Είναι αρκετά ενοχλητικό για τους ψαράδες.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Звісно, це дуже дратує риболовів.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Рыбаков это довольно сильно раздражает.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.Това е доста дразнещо за рибарите.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.זה עסק די מטריד עבור הדייגים.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.أنها مزعجة جداً للصياد.
Balıkçılar için gerçekten sinir bozucu.別の話になりますが
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.A volte sento gente reagire alla crisi climatica con espressioni del tipo:
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.Czasem słyszę, że ludzie odpowiadają na niepokojące fakty o kryzysie klimatycznym mówiąc:
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.Ibland hör jag folk som reagerar på upprörande fakta om klimatkrisen med att säga, "Å, det är så fruktansvärt.
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.Joskus kuulen ihmisten vastaavan ilmastonmuutoksen järkyttäviin tosiasioihin sanomalla:
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.Někdy slýchám reakce lidí na znepokojivé skutečnosti ohledně krize kilmatu jako např.:
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.Niekedy počujem, ako ľudia reagujú na znepokojivé fakty o klimatickej kríze tvrdením:
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına "Ah, bu o kadar kötü ki.Parfois, j'entends des gens répondre aux faits dérangeants de la crise climatique en disant :