Yetkili, yetkisini istikrarı bozucu şekilde kullanmaktan kaçındığını da belirtti.He explained he wants to avoid exercising his authority in a destabilising manner.
İç piyasayı dışarıdan gelen rekabet bozucu davranışlardan korumalıyız."We should protect the internal market from noncompetitive behaviour coming from the outside."
Bazı siyasetçilerin, ortamın istikrarını bozucu açıklamaları sürece zarar veriyor.Statements by some politicians that destabilise the situation are not helpful.
Vincent'ın davranışı yıkıcı, Theo ve başkalarına sinir bozucu olabilir.Vincent's behavior could be disruptive and unnerving to Theo and others.
Bu nitelikler çok geçmeden David'i birkaç sinir bozucu olaya karıştırır. David ve SusanThese qualities soon embroil David in several frustrating incidents.
O gerçekten sinir bozucu.Das ist wirklich ärgerlich.
Bu gerçekten çok sinir bozucu.Es ist wirklich sehr langweilig.
Bu gerçekten sinir bozucuydu.Es war wirklich nervig.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.1926 erschütterte ein Erdbeben die Stadt.
Gereksiz, nihilistik ve sinir bozucu.Monoton, erheiternd und nihilistisch.
Kumu sevmem. Büyük, tırtıklı, sinir bozucu ve her yeri toz yapandır.Je n'aime pas le sable. C'est grossier, rugueux, irritant et ça se fourre partout.
Hiroki Ishiyama: Yumi'nin sinir bozucu erkek kardeşidir.Hiroki Ishiyama est le petit frère de Yumi.
Bu sinir bozucu işte daha fazla kalamayacağım.No podré seguir en este trabajo tan frustrante.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Sobre todo al comienzo de nuestra relación, esa larga distancia fue muy frustrante.
Hiroki Ishiyama: Yumi'nin sinir bozucu erkek kardeşidir.Hiroki Ishiyama: Fratello minore di Yumi.
Müfsid sözcüğü lügâtte bozucu veya bozguncu gibi mânâlara gelir.Piangere come una fontana Piangere o lamentarsi abbondantemente.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.Nel 1926 fu colpita da un distruttivo terremoto.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.В 1926 году город пережил сильное землетрясение.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.Никогда я не видел таких измученных, можно сказать, истрёпанных непогодой людей.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Principalmente no começo de nossa relação, essa coisa de longa distância sempre foi muito frustrante.
Gereksiz, nihilistik ve sinir bozucu.Alergênico, tóxico e irritante.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.O detalhe é que ela nunca viveu um romance.
Sırtkan, sinir bozucu bir varlık olarak anlatılır.É uma substância classificada como irritante.
Bu yaptıkları gerçekten boşuna ve sinir bozucuydu ve bu teklifleri son dakikada iptal ettim" dedi.Doordat zij het kwaad zijn, zou ik hen verdelgen zoals men dat met kakkerlakken doet."
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.Er wordt aangenomen dat hij zelfs nooit een romantische of een seksuele relatie heeft gehad.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.W 1926 roku miasto nawiedziło silne trzęsienie ziemi.
Sissi Delmas: Müdürün sinir bozucu kızıdır.Elizabeth „Sissi” Delmas jest rozpieszczoną córką dyrektora.
Bradley, "Brad" Buttowski: Kick'in sinir bozucu 16 yaşındaki ağabeyidir.Bradley „Brad” Buttowski – nieznośny piętnastoletni brat Kicka i główny antagonista kreskówki.
Uluslararası barış ve güvenliği bozucu olaylar konusunda raporlar hazırlayıp Güvenlik Konseyi'ne sunar.Negocjacje pokojowe komplikuje dochodzenie i proces przygotowawczy Międzynarodowego Trybunału Karnego.
Casusluk, sabotaj, moral bozucu propaganda ve söylentilerin yayılmasını tespit etmek ve önlemek.Förebygga och upptäcka spionage, sabotage, demoraliserande propaganda och ryktesspridning.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.Ніколи раніше книги, тим більше дитячі, не видавалися таким тиражем.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.V roce 1926 bylo město zasaženo ničivým zemětřesením.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Chestia asta cu relația la distanță a fost foarte enervantă, mai ales la începutul relației noastre.
Arkadaşı olmasına rağmen Armut da Portakal'ı sinir bozucu bulur.Annak ellenére, hogy a barátja, Körte is idegesítőnek tartja Narancsot.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.Ei koskaan liian myöhäistä saada onnellinen lapsuus.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.Kaupunki kärsi pahoin maanjäristyksessä 1926.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.Byen blev ramt af et jordskælv i 1963.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.1926年には大地震に見舞われた。
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.俺は弱いものいじめなんかじゃないさ、俺は自分の人生で決して黒ん坊なんか痛めつけた事はないぜ。
Her şey moral bozucu bir şekilde normal görünüyorduysa bile, kötü bir şeyler oluyor gibiydi.雖然看來個性沉穩,但實際被惹惱時會相當憤怒。
Bu yaptıkları gerçekten boşuna ve sinir bozucuydu ve bu teklifleri son dakikada iptal ettim" dedi.彼勝而驕,我敗而懼,以懼敵驕,必可克也。
Gereksiz, nihilistik ve sinir bozucu.מורט קמצן, נוירוטי והיפוכונדר.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.אניה שלי אף פעם אינה בוכה, אף פעם לא שמתי בפיה טון בכייני.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.През 106 г. градът претърпява тежко земетресение.
Çok acı verici ve çok sinir bozucu” dedi.To je tako težko, tako nehvaležno...".
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.Leta 1976 je kraj prizadel še katastrofalen potres.
Şehir 1926 yılında bozucu bir depreme uğradı.1926 m. miestas nukentėjo nuo žemės drebėjimo.
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer)이건 오픈소스의 방해 전파 발신기인데
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer) Limor Fried tarafından geliştirildi.Det er en open-source GPS støjsender, udviklet af Limor Fried, en studerende ved MIT, og Limor kalder det
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer) Limor Fried tarafından geliştirildi.Dit is een open-source gps-storingsapparaat, ontwikkeld door Limor Fried, een masterstudent aan het MIT.
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer) Limor Fried tarafından geliştirildi.È un disturbatore di frequenze GPS open source, sviluppato da Limor Fried, un neolaureato all'MIT.
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer) Limor Fried tarafından geliştirildi.Ez egy nyílt forrású GPS-blokkoló, amit Limor Fried fejlesztett ki, az MIT végzős hallgatója.
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer) Limor Fried tarafından geliştirildi.Jest to zagłuszacz fal GPS, wynaleziony przez Limor Fried, absolwentkę MIT.
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer) Limor Fried tarafından geliştirildi.Това е свободен "Джи Пи Ес" предавател на смущения, разработен от Лимър Фрид, студент в МТИ и Лимър го нарича
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer)זהו התקן שיבוש ג'י-פי-אס בעל קוד פתוח,
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer)وهي أداة تشويش خاصة بنظام الـ GPS مفتوحة المصدر
Açık kaynaklı bir GPS sinyal bozucudur (jammer)オープンソースのGPS妨害装置で
Ah, ne sinir bozucu.Ah, das ist so ärgerlich.
Ah, ne sinir bozucu.Ah, è così sconvolgente.<br />
Ah, ne sinir bozucu.C'est tellement vexant.