Ana içeriğe geç
Sözlük

bozmak ile cümle

bozmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her iki takım da eşitliği bozmak için fırsatlar yakaladı.Daarin kregen beide teams kansen om te scoren.
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.Maar er zijn ook slechte mensen die die kracht willen hebben.
İlişkimizi bozmak istiyorsun.Je wilt onze relatie kapotmaken.
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.Robotnik ustawiający kaszty to kaszciarz.
Çarpık kentleşme ve kontrolsüz göç mahalledeki doğal görünümü bozmaktadır.Överskott eller underskott av energi rubbar homeostasen.
Belle büyüyü bozmak olabilir anlar Beast, onunla birlikte gider.Odjuret, som inser att Belle skulle kunna bryta förtrollningen, går med på det.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.Det bryter mot termodynamikens andra lag.
Sibel Can) Yazmışsa Bozmak Olmaz (feat.Jokes Seth Can't Tell (Жарти, які Сет не може розказати).
"Jamming", aynı frekastan gürültü yayınlayarak istenmeyen yayını bozmak demektir.ㅇ, для того, щоб не порушувати порядок традиційного алфавіту.
Ayrıca bunlardan düşman saflarını yarmak ve maneviyatlarını bozmak için faydalandırdı.Також вони можуть посилати прокляття на поля та худобу своїх ворогів.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus usiloval o vymýcení těchto nešvarů a předvolal Felicissima k soudu.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Samotáři se též vydávají na misi ke zničení hotelu.
Biz bu müzakereyi bozmak istiyoruz.Noi vrem să întrerupem această negociere.
Siz SSCB kurma fikrini bozmak yolundasınız, Yoldaş Stalin.Béla: Most már négyszemközt vagyunk, Balogh elvtárs.
Almanya ile yapılan antlaşmayı bozmak amacıyla Alman Büyükelçi Kont Mirbach öldürüldü.Kapinan lähtölaukauksena toimi Saksan lähettilään kreivi Mirbachin salamurha.
Bu sıkı dostluğu bozmak için son derece sinsi bir plan hazırlarlar.Hun udvikler stille og roligt et venskab til ham.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus aktet å fjerne dette problemet og straffeforfulgte Felicissimus.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Pajari besluttet å bruke sine reserver til en knipetangsmanøvre mot hotellet.
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.Di dalamnya ada orang-orang yang ingin membersihkan diri.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus muốn loại bỏ điều này, và đưa Felicissimus ra xét xử.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.これは熱力学第二法則と矛盾する。
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.性欲の破戒をした者もポアだ。
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.しかし、美容目的で切除を希望する人もいる。
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.此間究竟者謂在欲界得諸漏盡。
Bu, orucu "bozmak" için uygun sayıldığından ilkdoğanlar günün geri kalanında da yiyebilirler.前項死亡之時,應為前條各項所定期間最後日終止之時。
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.雙方互相指控對方違反停火協議。
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.它被認為可以否證熱力學第二定律。
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.매장을 주도한 사람은 함부열이다.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.이는 열역학 제2법칙에 위배된다.
Sibel Can) Yazmışsa Bozmak Olmaz (feat.אמר ליה והכתיב (שמות יב) אל תאכלו ממנו נא?
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.Двете страни влизат в преговори за прекратяване на размяната на огън.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.Jeho názov je referenciou na druhý termodynamický zákon.
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.Heliteose loomisega tegelev inimene on helilooja.
Alçak herif! Görüşü bozmak için karı kullanıyor!Se roisto peittää näkyvyyden lumella.
Alçak herif! Görüşü bozmak için karı kullanıyor!Этот негодяй воспользовался снегом, чтобы помешать нам.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Ale nechtěl nic porušit a ustoupit, a porušit svou mlčenlivost.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Mais il ne voulait pas céder et se résoudre à briser son silence.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Pero no quería rendirse y romper él el silencio.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Sürgős!
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Aceasta este vraja pe care doresc să o rup.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.A to je něco, co bych chtěl prolomit.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Chcę przełamać tę klątwę.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum. Demek istiyorum ki: "Hayır, dinler önemli bir doğa olayıdır.Je veux dire, non, les religions sont un important phénomène naturel.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Ecco, questo è l'incantesimo che vorrei rompere.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.E esse é o feitiço que eu quero quebrar.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.En dat is de ban die ik wil verbreken.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Ezt az igézetet akarom megtörni.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Itulah pandangan yang ingin saya ubah.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.그리고 그것이 제가 깨고 싶은 주문입니다.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Tämän lumouksen minä haluan murtaa.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Und dies ist der Bann den ich brechen will.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Y ese es el hechizo que quiero romper.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Κι αυτή την προκατάληψη θέλω να καταπολεμήσω.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.И това е магията, която искам да разваля.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.И это проклятие, которое я хочу разрушить.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.ואת הכישוף הזה אני רוצה להסיר.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.وهذه التميمة التي أود تمزيقها.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.私は 宗教は重要な自然現象だと言いたい
Biyolojik çeşitliliğin kaybı, doğal sermayeyi azaltmakta ve ekosistem hizmetlerini bozmaktadırDer Biodiversitätsverlust schwächt das natürliche Kapital und die Ökosystemdienstleistungen
Biyolojik çeşitliliğin kaybı, doğal sermayeyi azaltmakta ve ekosistem hizmetlerini bozmaktadırFörlusten av biologisk mångfald urholkar naturkapital och ekosystemtjänster
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod