Ana içeriğe geç
Sözlük

bozma ile cümle

bozma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ve Fırat'la Narin'in evliliğini bozmaya çalışmaktadır.Arizona tenta corrigir o seu casamento.
Bu varlığın rahatını bozmak tehlikelidir.A identificação de sua presença no agregado é difícil.
Her iki takım da eşitliği bozmak için fırsatlar yakaladı.Daarin kregen beide teams kansen om te scoren.
Ancak dil yanlışlık yapmaz, kuralı bozmaz.Mond: men roddelt niet en bezigt geen verkeerd taalgebruik.
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.Maar er zijn ook slechte mensen die die kracht willen hebben.
Bu konu hatta Tara ile olan ilişkisini bozmaya kadar bile gitmiştir.Het gaat zelfs zo ver dat hij de relatie verbreekt.
İlişkimizi bozmak istiyorsun.Je wilt onze relatie kapotmaken.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Po wygaśnięciu rozejmu Poroszenko nie zdecydował się go przedłużyć.
Tahterevalli adı tahtırevan adından bozmadır.Jej ulubieńcem była wydra o imieniu Pan Wydrzycki.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.Żaden inny przywódca polityczny w XX wieku nie przyczynił się do śmierci tylu istnień ludzkich. .
Ancak patronu anlaşmayı bozmaya yanaşmaz.Właściciel skarbów chce przerwać umowę.
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.Robotnik ustawiający kaszty to kaszciarz.
Çarpık kentleşme ve kontrolsüz göç mahalledeki doğal görünümü bozmaktadır.Överskott eller underskott av energi rubbar homeostasen.
Belle büyüyü bozmak olabilir anlar Beast, onunla birlikte gider.Odjuret, som inser att Belle skulle kunna bryta förtrollningen, går med på det.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.Det bryter mot termodynamikens andra lag.
Bu elbette Rus-Türk ilişkilerinin normalleşmesini bozmaya yönelik bir provokasyon.Han betonar också vikten av att normalisera relationerna med Ryssland.
Dilimizi bozmaya uğraşıyorlar.De försöker förstöra vårt språk.
Benim asabımı bozma.Gå mig inte på nerverna.
Sibel Can) Yazmışsa Bozmak Olmaz (feat.Jokes Seth Can't Tell (Жарти, які Сет не може розказати).
"Jamming", aynı frekastan gürültü yayınlayarak istenmeyen yayını bozmak demektir.ㅇ, для того, щоб не порушувати порядок традиційного алфавіту.
Ayrıca bunlardan düşman saflarını yarmak ve maneviyatlarını bozmak için faydalandırdı.Також вони можуть посилати прокляття на поля та худобу своїх ворогів.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus usiloval o vymýcení těchto nešvarů a předvolal Felicissima k soudu.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Samotáři se též vydávají na misi ke zničení hotelu.
Bölgedeki Fransız saldırılarını bozmaya niyetliydi.A respins atacurile francezilor asupra teritoriilor.
Biz bu müzakereyi bozmak istiyoruz.Noi vrem să întrerupem această negociere.
Son sözünün “Şekillerimi bozmayın!” olduğu anlatılır.Utolsó szavai „Ne bízz bennük!
Siz SSCB kurma fikrini bozmak yolundasınız, Yoldaş Stalin.Béla: Most már négyszemközt vagyunk, Balogh elvtárs.
Almanya ile yapılan antlaşmayı bozmak amacıyla Alman Büyükelçi Kont Mirbach öldürüldü.Kapinan lähtölaukauksena toimi Saksan lähettilään kreivi Mirbachin salamurha.
Cümlenin anlamını bozmadan, yapısında değişiklikler yapma olarak da tanımlanır.Se tarkoittaa usein myös totuusarvon muuttumattomuutta, jos lauseeseen tehdään muutoksia.
Bencil ve cimridir, herkesin sinirini bozmayı başarır.Είναι εγωιστής, τσιγκούνης και καταφέρνει να εκνευρίζει τους πάντες.
Onu bozma gücüne sahip değildir.Ούτε έχετε τη δύναμη να τον ακινητοποιήσετε.
Ancak patronu anlaşmayı bozmaya yanaşmaz.Αποφασίζει να μην κλείσει τη συμφωνία.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Zjukov besluttede, at det var på tide at bryde dødvandet.
Bencil ve cimridir, herkesin sinirini bozmayı başarır.Da er du kold og kan tværtimod frastøde hvem som helst.
Bu sıkı dostluğu bozmak için son derece sinsi bir plan hazırlarlar.Hun udvikler stille og roligt et venskab til ham.
Ben huzuru bozmamakla mükellefim.I har set jeg opretholder ro og orden.
Para bozma gişesi, para bozma yeri anlamına gelir.Dette nedfeller seg i betalingsvillinghet.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus aktet å fjerne dette problemet og straffeforfulgte Felicissimus.
Bunun onların moralini bozmasını bekliyorlardı.Dette hadde innvirkning på moralen.
Nimrod Ninurta'dan bozmadır.Torvald fordømmer Nora.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Pajari besluttet å bruke sine reserver til en knipetangsmanøvre mot hotellet.
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.Di dalamnya ada orang-orang yang ingin membersihkan diri.
Nimrod Ninurta'dan bozmadır.Jiraiya akhirnya mengajarkan mereka Ninjutsu.
Ancak patronu anlaşmayı bozmaya yanaşmaz.Sekalipun demikian Menteri tidak keberatan RRI mengadakan persiapan-persiapan.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus muốn loại bỏ điều này, và đưa Felicissimus ra xét xử.
Ekip tırmanışa geçtikten kısa bir süre sonra hava bozmaya başlar.Nhóm bạn nhanh chóng thoát ra ngay khi ngọn núi chuẩn bị nổ tung.
Ama bu dersin akışını bozmadı.しかしこのことは彼の教練に悪影響を及ぼさなかった。
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.これは熱力学第二法則と矛盾する。
Ey benim mezarımı bulan kimse her kim olursan ol benim lahitimi açma ve benim huzurumu bozma.^ 凡て労する者、重荷を負ふ者、われに来たれ、我汝らを休ません。
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.ですが20年間の在位期間中で誰一人処刑なさいませんでした。
Yesilce yaylasında doğal bütünlüğü bozmaması için yapılan evlerin (betonarme] olmasına izin verilmemektedir.吉田司家による横綱免許ではないため日本相撲協会公認の横綱には加えられていない。
Ben huzuru bozmamakla mükellefim.静けさを破るものを許さない。
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.性欲の破戒をした者もポアだ。
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.しかし、美容目的で切除を希望する人もいる。
Atmosferi bozma.雰囲気を壊さないで。
Fakat bu mutluluğu bozmak isteyenler vardır.此間究竟者謂在欲界得諸漏盡。
2014 yılında yapılan WrestleMania XXX'da Brock Lesnar, Undertaker'ı yenip seriyi bozmayı başarmıştır.不過在2014年的摔角狂熱XXX,Undertaker的連勝紀錄被Brock Lesnar給中止。
Bu, orucu "bozmak" için uygun sayıldığından ilkdoğanlar günün geri kalanında da yiyebilirler.前項死亡之時,應為前條各項所定期間最後日終止之時。
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.雙方互相指控對方違反停火協議。
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.它被認為可以否證熱力學第二定律。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod