Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.매장을 주도한 사람은 함부열이다.
Askeri Yargıtay’ın kararı esastan bozmasından sonra beraat etti.법관이 불복사건의 이전심급의 재판에 관여하였을 때.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.이는 열역학 제2법칙에 위배된다.
Son sözünün “Şekillerimi bozmayın!” olduğu anlatılır.מילותיו האחרונות היו "אל תרימו אותי".
Sibel Can) Yazmışsa Bozmak Olmaz (feat.אמר ליה והכתיב (שמות יב) אל תאכלו ממנו נא?
Bunun onların moralini bozmasını bekliyorlardı.הוא הזדעזע מאובדן המוסר שלהם.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.במשך עשרות השנים שחלפו מאז לא התרחשו פעולות איבה בגזרה זאת.
Tahterevalli adı tahtırevan adından bozmadır.Неговият неуспех му донася прозвището Обсадител.
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.Двете страни влизат в преговори за прекратяване на размяната на огън.
Radyo yayını bozma (İngilizce: radio jamming), Sahte sinyaller gönderilerek radyo yayınının bozulması.Радиото прекратява излъчване, защото губи правото да излъчва.
Sauron zamanla Ar-Pharazon'un baş danışmanı olur ve Tek Yüzüğün yardımıyla onu bozmaya başlar.S vremenom postaje Ar-Pharazonov savjetnik i počinje ga kvariti uz pomoć Prstena.
Ben huzuru bozmamakla mükellefim.O Bože, ne daj da poludim!...
Aksonların bütünlüğünü bozmaz.Ona pruža izolaciju aksonima.
Süper simetri bozmasından dolayı, s-parçacıklar sıradan karşılığından çok daha ağırdır.Vďaka rozpadu supersymetrie sú sčastice omnoho ťažšie ako ich bežný príbuzní.
Ama bu dersin akışını bozmadı.Ani toto nebezpečenstvo ju však neodradilo od vyučovania.
Bu geçici hayal kırıklığı, genç kızın moralini bozmadı.Nechcel totiž narušiť mentalitu mladého človeka.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.Jeho názov je referenciou na druhý termodynamický zákon.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.Rekorda v 20 letih še nikomur ni uspelo podreti.
Onu bozma gücüne sahip değildir.Vseeno pa ni imel namena deliti svoje moči.
Kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur.Heliteose loomisega tegelev inimene on helilooja.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.See-eest sudoku keeleruumist ei sõltu.
-1'in karesini aldığımızda +1 yapar. Eşitliği bozmamak için denkleme bir de -1 ekleriz.To umocníme, takže dostaneme plus 1 a pak za tím minus 1.
-1'in karesini aldığımızda +1 yapar. Eşitliği bozmamak için denkleme bir de -1 ekleriz.Vi sætter det i anden, så det er plus 1 og minus 1 her.
-1'in karesini aldığımızda +1 yapar. Eşitliği bozmamak için denkleme bir de -1 ekleriz.Повдигате го на квадрат, така че имате плюс 1 и след това минус 1 там.
4x25 100 ediyorsa, 110'da 25 4 kere vardır. ondalığı bozmayalım, yani 0.4 yazacağız.25가 110에 네 번 들어가네요 4 x 25= 100 이니까요 4를 씁니다 앞에 소수점을 찍어 놓습니다 그러면 0.4가 되겠죠?
4x25 100 ediyorsa, 110'da 25 4 kere vardır. ondalığı bozmayalım, yani 0.4 yazacağız.25 se vejde do 110 čtyřikrát. 4 krát 25 je 100. Necháme tady desetinnou čárku a napíšeme 0,4.
4x25 100 ediyorsa, 110'da 25 4 kere vardır. ondalığı bozmayalım, yani 0.4 yazacağız.小数点を上のここに置いておきましょう. ですから 0.4 と書きます. 4 かける 25 は 100 です.そしてひき算をします. 110 ひく 100 は 10 です.
7 ile bölerken eşitliği bozmadık, çünkü 21/7=3 ve 28/7=4.분자와 분모를 같은 값으로 나누므로 크기에는 변화가 없습니다 21을 7로 나누면 3이고, 28을 7로 나누면 4이므로
7 ile bölerken eşitliği bozmadık, çünkü 21/7=3 ve 28/7=4.21 割る 7 は 3 です. 28 割る 7 は 4 です. ですから,28 分の 21 は 4 分の 3 です.
7 ile bölerken eşitliği bozmadık, çünkü 21/7=3 ve 28/7=4.Protože obě čísla dělíme 7, neměníme hodnotu zlomku 21 děleno 7 je 3, 28 děleno 7 je 4.
7 ile bölerken eşitliği bozmadık, çünkü 21/7=3 ve 28/7=4.Понеже делим и двете на 7, не променяме стойността на дробта. 7 = 3 28 :
Alçak herif! Görüşü bozmak için karı kullanıyor!Se roisto peittää näkyvyyden lumella.
Alçak herif! Görüşü bozmak için karı kullanıyor!Этот негодяй воспользовался снегом, чтобы помешать нам.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Ale nechtěl nic porušit a ustoupit, a porušit svou mlčenlivost.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Mais il ne voulait pas céder et se résoudre à briser son silence.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Pero no quería rendirse y romper él el silencio.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.Sürgős!
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.(88:35) Не нарушу завета Моего, и не переменю того, что вышло из устМоих.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.(89:35) Je ne violerai point mon alliance Et je ne changerai pas ce qui est sorti de mes lèvres.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ale miłosierdzia swego nie odejmę od niego, ani skłamię przeciw prawdzie mojej.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ale milosrdenství svého neodejmu od něho, aniž klamati budu proti pravdě své.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.ale svojej milosti neodnímem od neho ani neoklamem vo svojej pravde.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.De az én kegyelmemet nem vonom meg tõle, és az én hûséges voltomban nem hazudom.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ich will meinen Bund nicht entheiligen, und nicht ändern, was aus meinem Munde gegangen ist.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.jeg bryder ikke min Pagt og ændrer ej mine Læbers Udsagn.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.내 언약을 파하지 아니하며 내 입술에서 낸 것도 변치 아니하리로다
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Maar mijn goedheid en liefde voor hem blijven onveranderd. Ik blijf hem trouw.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ma non gli toglierò la mia grazia e alla mia fedeltà non verrò mai meno
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Men min miskunnhet vil jeg ikke ta fra ham, og min trofasthet skal ikke svikte;
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.men min nåd skall jag ej taga ifrån honom, och jag skall icke svika i trofasthet.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.mutta armoani en minä ota häneltä pois enkä vilpistele uskollisuudestani.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Não violarei o meu pacto, nem alterarei o que saiu dos meus lábios.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ne oskrunim zaveze svoje in ne izpremenim ustnic svojih obljube.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.No profanaré mi pacto, ni cambiaré lo que ha salido de mis labios
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.nu-Mi voi călca legămîntul, şi nu voi schimba ce a ieşit de pe buzele mele.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Perjanjian-Ku dengan dia takkan Kubatalkan, dari janji-Ku tak satu pun Kutarik kembali
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ta sẽ không hề bội giao ước ta, Cũng chẳng đổi lời đã ra khỏi môi miệng ta.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Ta sẽ không hề bội giao_ước ta , Cũng chẳng đổi lời đã ra khỏi môi miệng ta .
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Δεν θελω παραβη την διαθηκην μου, ουδε θελω αθετησει ο, τι εξηλθεν εκ των χειλεων μου.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.Няма да наруша+ завета Си, Нито ще променя това що е излязло из устните Ми.