"Karnımı doyurmak için kendimi bozmam"."Karnımı doyurmak için kendimi bozmam".
Düşmana yakışan hareketleri yaparak Etiyopya'nın güzel ismini bozmayalım.Take care not to spoil the good name of Ethiopia by acts which are worthy of the enemy.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelian wanted to eliminate this, and put Felicissimus on trial.
Oluştuğunda ise, ark devreyi bozmadan önce önemli bir uzunluğa genişleyebilir.Once formed, an arc may be extended to a significant length before breaking the circuit.
Knyaz Andrey Nataşa'nın nişanı bozmasını soğukkanlılıkla karşılıyor.Prince Andrei coldly accepts Natasha's breaking of the engagement.
FIDE kuralları, hızlı oynanan bir karşılaşmanın eşitlik bozma görevi üstlenmesini öngörür.FIDE rules provide for a single fast decisive game.
10.000 kişi ise düzenini bozmayan ve geriye kaçmayan başlıca hayatta kalanlar oldu.The 10,000 veteran troops who did not break and run were the major survivors.
Her iki takım da eşitliği bozmak için fırsatlar yakaladı.Both teams missed scoring opportunities.
Filtrenin aşırı temizlenmesi bazen akvaryumdaki biyolojik dengeyi bozmak için yeterli gelebilir.Sometimes, simply cleaning the filter is enough to seriously disturb the aquarium's balance.
Dört lise öğrencisi mezuniyet gecesine kadar bakirliklerini bozmak için çalışmalara başlıyorlar.The four friends make a pact to lose their virginity before they graduate from high school.
Son sözünün “Şekillerimi bozmayın!” olduğu anlatılır.The book opens with: "Words fail me."
Ben huzuru bozmamakla mükellefim.Sorry to Disrupt the Peace.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.The loners launch a mini-raid to sabotage the hotel's work.
Bryan, hızlıca tuşu sayıp Shane'in bozmasını engelledi.Tavon had come over to clear up any bad feelings between him and Shane.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Zhukov decided it was time to break the stalemate.
İki taraf da birbirini saldırı gerçekleştirerek ateşkes antlaşmasını bozmakla suçlamaktadır.Both sides accused the other of violating the ceasefire regime.
""İhl Sözlük" ezberleri bozmaya aday!"."A Latin Dictionary : scūtārĭus".
Keşan adı "Kırkkirişhan" adından bozmadır.One of them claims the name Grim Hunter.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.For 32 years there was no permanent memorial to the victims.
Nimrod Ninurta'dan bozmadır.Thus, this verse is addressed to Nineveh.
Tüm bu olanlar Kübler'in işbirlikçiliğini bozmadı ve işine Mart 1945'e kadar devam etti.Admirable then resumed escort duty and continued that work into March 1945.
Canan o kerevetten bozma sahnenin üstünde şarkı söyleyen kız.Miss Piggy sings Somewhere Over the Rainbow.
Orucu bozmak için yenen yemek bir şölen yemeği olarak görülür.It is recommended as a compliment to grilled food.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Three years later, when I fell in love with a man, neither of my parents batted an eyelash either.
Duman ve haykırışlar bozmaya yeterliydi çelikten sinirleri.The smoke and shouting were enough to shake nerves of steel.
KB: Sadece konsantrasyonumu bozma.Just don't break my concentration.
Bu büyüyü bozmak istiyorumThat you've created
Eşitsizliği bozmadan toplama ya da çıkarma yapabilirim.I can add or subtract without messing up the inequality.
- Yani eşitliğin iki tarafını da 2r ile çarparsak eşitliği bozmayız.So, if we multiply both sides of this equation by 2r, it shouldn't change the equation.
GPS sinyallerini bozmanın yerine, onların sahtesini yaparsınız.Instead of jamming the GPS signals, you fake them.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.And that is the spell that I want to break.
Daha sonra sırtınızın doğal konumunu bozmayacak şekilde eğilin ve kulpları tutunNext, lean over while keeping the natural alignment of your back and grasp the handles.
Rahatýný bozma.Don't bother.
Bunun kuralı var, hatırlaması çok kolay, ayrıca kuralı şurada veya burada bozmak da serbest.It's structured, so it ends up being simple to remember, and it's okay to break it here and there.
Bozma ortamı.Don't ruin it.
Eşitsizliği bozmayacaktır.That won't change the inequality.
Ama bu durumu bitirmek, pes etmek ve sessizliğini bozmak istemiyordu.But he didn't want to break and give in, and break his silence.
"Manal al-Sharif kamu düzenini bozma ve kadınları sürmeye teşvif etme suçlamalarıyla yüzleşiyor."Manal al-Sharif faces charges of disturbing public order and inciting women to drive."
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?And it occurs everywhere -- you know, why bother?
Bu anı bozma.Don't ruin the moment.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.And stop degrading resources under the guise of cheap food.
Şimdi sizleri davet etmek istiyorum, benimle birlikte keşfe ve ezber bozmaya gelin.And I want to invite you now to come along on my journey of reeducation and discovery.
Bu endüstriler bizim internetimizi bozmakla yetinmeyecekler.These industries will not be content with breaking our Internet.
Keyfini bozmana gerek yok.No need to get upset.
Hiçbir Air Jordans ayakkabı benim çiftliğimi bozmadı.No Air Jordans were ever ruined on my farm.
Fakat sanatçıların tercihi simetriye dair bir beklenti yaratıp sonra onları bozmaktır.But what artists like to do is to set up expectations of symmetry and then break them.
-1'in karesini aldığımızda +1 yapar. Eşitliği bozmamak için denkleme bir de -1 ekleriz.You square it, so you have a plus 1 and then a minus 1 there.
İshal olmak, motoru bozmak...It's the runs, the Hershey squirts, the squits.
Bunu bozmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı kontrol eden başka bir parça yok.Well, I hate to break it to you, those aren't other body parts controlling your behavior.
Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.I will not break my covenant, nor alter what my lips have uttered.
Ey inananlar, kendinizden başkasını kendinize dost edinmeyin; onlar sizi bozmaktan geri durmazlar.O believers, do not make others except your own people your confidants.
İşte yemin ettiğiniz zaman, yeminleriniz(i bozman)ın keffareti budur. yeminlerinizi koruyun.This is the expiation for an oath when you have sworn it. So abide by your oaths.
Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirirler ve andlaşmayı bozmazlar.Who fulfil their covenant with God and do not break their agreement,
(Dedik ki): "Eline bir demet sap al, onunla vur da yeminini bozma.""Take a handful of herbs," (We said to him), and apply and rub them, and do not make a mistake."
Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.So that none may err against the scales,
Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık.When they dishonoured their pledge We condemned them, and hardened their hearts.
Onlar Allah'ın ahdini yerine getirirler ve verdikleri kesin sözü (misakı) bozmazlar.Who fulfil their covenant with God and do not break their agreement,
Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır.Verily Satan sows dissensions: Satan is indeed the acknowledged enemy of mankind.
Bunlar Allah'ın yasalarıdır, onları bozmayın. Allah'ın yasalarını bozanlar ancak zalimlerdir.Do not exceed the limits of God, for those who exceed the bounds set by God are transgressors.
Bir millet kendini bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez.Verily God does not change the state of a people till they change themselves.