Ana içeriğe geç
Sözlük

boz ile cümle

boz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Murat Boz, üçüncü albümünün ilk olarak 2010 yılının yaz aylarında çıkabileceğini ifade etti.Boz first announced that his third studio album would be released in the summer of 2010.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Especially at the beginning of our relationship, that long-distance thing was very frustrating.
Morali bozuktur çünkü ilk aşkını özleyeceğini biliyordur.She is barely aware of this, of course, being already traumatized by the loss of her first love.
Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır.Endocrine diseases are disorders of the endocrine system.
Daha sonra merkezdeki kuvvetler düşmanı bozguna uğratmak için yayılıyordu.Central forces would then be deployed to rout the enemy.
"Kod birliği bozuldu"."Building Code Evaded".
Dünyada olmayan birçok etki ve sinyal bozum kaynağı vardır.There are many sources of interference and signal distortion that do not exist on Earth.
Ben huzuru bozmamakla mükellefim.Sorry to Disrupt the Peace.
Duygudurum bozukluğuPerturbed Spirit.
1879'da sağlığındaki önemli bozulmadan sonra Basel'deki pozisyonundan istifa etmek zorunda kaldı.In 1879, after a significant decline in health, Nietzsche had to resign his position at Basel.
Bu karar, Yahudi gruplarının öfkeli protestolarına yol açtı ve hakimin kararı bozulmuş oldu.This led to angry protests and the judge's decision was overturned.
Sonrasında W- bozonu da bir elektron ve bir elektron antinötrinosuna dönüşür.The W− boson then decays into an electron and an electron antineutrino.
Artık Norman'ın psikolojisi yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır.Coats' disease normally progresses slowly.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.In 2005, an appeals court ruled that the accusations were made on insufficient grounds.
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.The dispute now threatened the entire project.
Koruyucu uygulamalarla gıdaların bozulması geciktirilebilmektedir.Food decomposition can be slowed down by conservation.
Bipolar bozukluk veya majör depresif bozukluk bağlamında ortaya çıkabilir.It can occur in the context of bipolar disorder or major depressive disorder.
"Axl Rose 'Chinese Democracy' ile suskunluğunu bozuyor"."Axl Rose finally promotes Chinese Democracy... sort of".
Sauron'un güçleri bozguna uğradı."Sauron's Eye has been found.
Ayrıca kırkın üzerinde radyoaktif bozunuma uğrayan kararsız izotop bulunur.There are also over 40 unstable isotopes that undergo radioactive decay.
Ülkenin diğer kısmını ise bozkırlar oluşturur.Poland's Threatening Other.
Bunların sonucu olarak da göz zevkini bozan şeyler ortadan kalkarlardı.Guards would beat them as they passed.
Bu durumda F=ma eşitliği de bozulacaktır.If he does, then the A.I. will be destroyed also.
Bu bozgundan kurtulabilenler Dimaşık'tan gelmişlerdir.Those who leave the field are believed to be the defeated.
Hidratlar oluşunca sıcaklık artırılarak ve/veya basınç azaltılarak bunların bozunması sağlanabilir.Once formed, they can be decomposed by increasing the temperature and/or decreasing the pressure.
Lothos, Buffy'i bir hipnotik transa sokar, ama Merrick'in müdahalesi sayesinde hipnoz bozulur.Lothos puts Buffy into a trance, which is broken due to Merrick's intervention.
Sıcaklıktaki tekrarlayan değişimler sıkıştırılmış tozun yapısında bozulmalara yol açabilir.Repeated changes in temperature can cause distortion of the grain.
Daha sonraki yıllarda alkol bağımlılığı yüzünden sağlıği giderek bozuldu.During the last years of his life his health had been ruined by alcohol abuse.
Nitekim hastalıklar, yaralanmalar ve genetik bozukluklar vücut simetrisini bozabilir.Diseases, injuries, and genetic disorders may impair the body's symmetry and the tail.
Smolensk harekâtı kesin sonuçlu bir Sovyet zaferidir ve Wehrmacht için kesin bir bozgundur.The Smolensk operation was a Soviet victory and a stinging defeat for the Wehrmacht.
Üstte gök yıkılmaz, altta yer delinmezse devletini, töreni kim bozabilir?”While Heaven does not let the cause of truth perish, what can the people of Kuang do to me?"
56Co bozunumundan kaynaklı 847 keV ve 1238 keV gama ışınları tespit edilmiştir.The 847 keV and 1238 keV gamma-ray lines from 56Co decay have been detected.
Hiroki Ishiyama: Yumi'nin sinir bozucu erkek kardeşidir.Hiroki Ishiyama Hiroki is Yumi's younger brother.
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.This was the first open conflict between Mongols, and signalled the end of the unified empire.
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.Single gene disorders that result in migraines are rare.
Şehir, Baraba Bozkırları'nda yer almaktadır.The town is located on the Łowicz–Błonie plains.
Simetrinin bozulma miktarı ise düzen parametresi ile gösteriliyordu.Such a symmetry breaking is parametrized by an order parameter.
Ancak bir gün sonra bu haberi almışlar ve şaşkına uğrayarak bozulmuşlardır.But the days will come, when the bridegroom shall be taken from them, and then shall they fast."
Boz, solo kariyerine 2006 yılında çıkardığı "Aşkı Bulamam Ben" single'ı ile adım attı.Boz began his solo career by releasing his first single, "Aşkı Bulamam Ben", in 2006.
Burada Tang güçlerini bozguna uğrattılar.They together smashed the Jin forces.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.The loners launch a mini-raid to sabotage the hotel's work.
Kanada'da bu bölge Kanada Bozkırları olarak bilinir.Denmark currently disputes Canada's claim to this territory.
Bazı araçlardaki bozulma, hizmet süresi boyunca bariz olmayabilir.Free parking can be difficult on busy days.
Kırgızlar Bozuy derler.The inhabitants are called bosséens.
Oradan sonra, bir sonraki ani bozulmaya kadar yeni bir Rabi salınımı başlar.From there on, a new Rabi oscillation will start until the next spontaneous decay.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.In the 1960s his health began to deteriorate.
Gülsen Bozkurt kendini sosyal demokrat olarak tanımlamaktadır.Corbyn self-identifies as a democratic socialist.
O yaşadığı yanlış bir şeyden dolayı Piyer’le kısa süreliğine bozuşur.He regrets the bad deal he had made with the halfling.
Bu bozunmada nötron basitçe çekirdekten atılır.One side of the tongue is quickly withdrawn from the gums.
Bunlara rağmen ikilinin arası pek çok kez bozulmuştur.The two of them defeated many enemies.
Zar lipidlerindeki değişiklikler abetalipoproteinemi ve karaciğer işlev bozukluğunda görülür.Alterations in membrane lipids are seen in abetalipoproteinemia and liver dysfunction.
Bozkır, bugün de Konya'ya bağlı bir ilçe olarak varlığını sürdürmektedir.The house he built on the land is still preserved today, as well as some of its surrounding gardens.
Bilgisayarların bozulması yüzünden kayıt, tamirat yapılana dek ertelenmek zorunda kaldı.The computers would break down, and recording would have to be delayed until they could be repaired.
1914 yılında savaşın başlangıcı Chamberlain’in planlarını bozdu.However, the start of war in 1914 prevented implementation of his plans in Birmingham.
Diyarbakır aşiretleri bozguna uğratılmıştı.Then paradise erupted".
Bu, çok bozuk yansıtır; gelişmemiş kişiler bunları yapar.This reflects a very blemished ; it is the way underdeveloped people conduct themselves.
Erişim tarihi: 19 Ocak 2012. ^ Yasemin Bozkurt röportajı, 1985 Youtube.com.Yasemin Bozkurt röportajı, 1985 Youtube.com.
Bu duruma çok bozulan kızkardeşi de onu terkeder.A disappointed Belle temporarily leaves him.
İki kardeş birlikte bu Alp yerlilerini kolayca bozguna uğrattılar.The brothers easily defeated the local Alpine tribes.
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.He wears glasses but has no eyes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod