boynuz ile cümle

boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu boynuz, aslında bir diştir ve içi sinir hücreleriyle doludur.Этот рог на самом деле является зубом и заполнен нервными клетками.
Çoğu türde yalnızca erkeklerin boynuzları olur, dişilerin yoktur.Некоторые виды тёрок не имеют отверстий, у них есть только зубцы.
Boynuzları yoktur ama misk geyiğigillerde olduğu gibi 2 adet uzun dişleri vardır.Ей всего три года, но у неё есть очень острые зубы.
Boynuz kapıdan çıkanlar güzel, iyi rüyalar, fildişi kapıdan çıkanlar kötü rüyalardır.Это — ворота из слоновой кости для лживых снов и роговые ворота для снов истинных.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.При горении шерсть издаёт запах палёных волос.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.Тема мигрантов сегодня актуальна во всём мире.
Boynuz kap hemen dolar.Доллар куда будем ставить?.
Bundan sonra Altın Boynuz'u geçecek bir köprü yapma düşüncesi 19. yüzyıl'a kadar rafa kaldırıldı.Идея строительства моста через Золотой Рог была выдвинута ещё в конце XIX века.
Yalnızca erkeklerinde boynuz bulunur.За плечи могут держаться только мужчины.
Boynuz ve kemikleri sanayide, gübresi tarlalarda kullanılır.Черепа и другие кости отправлялись на фабрики удобрений.
Tehlikedeki türler kategorisinde olan burma boynuzlu keçi nüfusu 2.500 bireyden daha azdır.Популяция бенгальского тигра меньше, чем 2 500 особей, с перспективой уменьшения.
Muhammed'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur."Когда пророк Мухаммад увидел это, он сказал: «О, Аллах!
Bunlardan üçünü hemen öldürdü ve 49'unun boynuzlarını kırdı.Через 10 дней казнили 30 его последователей, отрубив им головы и вырезав девять колен родственников.
Uzun ve ucu çengelli gagaları boynuzsu plaklarla örtülüdür.Хвостовой стебель длинный и сплошь покрыт костными пластинками.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.ولكنهم يمتلكون اليوم جماعات في كل مكان في أنحاء العالم.
Köprü Altın Boynuz için tasarlanmıştı.حافية على جسر الذهب.
Aşağıdaki kırmızı alanda altın bir boynuz resmedilir ki bu da ülkedeki zengin mineralleri temsil eder.وفي جزئه السفلي يوجد قرن خصب من الذهب تتدفق منه قطع نقدية على أرضية حمراء ويمثل هذا الموارد المعدنية للبلاد.
Erkeklerin üç dallı boynuzları bulunur.للذكور قرون بها ثلاث شوكات.
Fransız Somali'si Afrika Boynuzu’nda bir Fransız kolonisi idi.أرض الصومال الفرنسي (بالفرنسية: Côte française des Somalis)، كانت مستعمرة فرنسية في القرن الأفريقي.
Ayrıca gölde hasır otu, boynuz otu ve kamış yetişmektedir.فنقول في تصغير قلم ودرهم وعصفور ( قليم , دريهم , عصيفير ).
"Tek boynuzlu canavar" adı ile bilinir.ويعني اسمه "الوحش وحيد القرن".
Keçi boynuzu çok yetiştiğinden, bu ismi aldığı söylenir.طائر أسطوري ضخم يُقال إنه اتخذ اسمه من عنقه الطويل .
“Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım.Eu te direi o mistério da mulher e da besta que a leva, que tem as sete cabeças e os dez chifres.
Yalnızca erkek dikdikin boynuzları vardır.Somente os machos tem chifres.
Çenesi tokmağa, boynuzları ağaç köklerine benzer.É uma referência a suas sementes, semelhantes às do amendoim.
Vikingler'in boynuzlu miğfer giydiklerine dair hiçbir kanıt yoktur.Mas o que não percebemos é que, na realidade, o vilão está usando jeans.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.O olfacto é a percepção de odores pelo nariz.
Çukur bir kafatasına ve gözlerinin hemen üzerinde bulunan kısa boynuzlara sahipti.Ele também tinha especialmente grandes buracos cortados para os olhos.
Boynuzlardan daha geç çıkanı öbüründen daha uzundu.Esse doce estava pior que o outro que acabou.
İsimlerini veren ortak özellikleri, alınlarında daima boynuzları bulunduğundan kaynaklanmaktadır.Seu apelido se deve ao seu cronômetro, que sempre está em seu pescoço.
İki tane boynuzu vardır ki, bunlar bayağı ölümcül olabilmektedir.Você pode ter duas pessoas que estão tentando ser maliciosas.
Jeoloji olarak Afrika Boynuzu'nda yer alır.Entre eles a cabeça de Cipião Africano.
Buzul boynuzları tek bir dağı çevreleyen buzyalakları yüzünden oluşur.No caso dos espigões, o motivo da sua formação são os circos que rodeiam uma única montanha.
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Onder deze lopende figuur zit een gehoornde slang.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.Drie avonden liet hij zijn grootste hits horen.
Çoğu türde yalnızca erkeklerin boynuzları olur, dişilerin yoktur.Bij de meeste soorten hebben alleen de volwassen mannetjes tanden.
Triceratops, 'üç boynuzlu yüz' anlamına gelir.Tetraceratops betekent vier-hoorn-gezicht.
Erkeklerin her bir boynuz dalında üç tane uç vardır.Op elke schub zitten drie haren.
Yalnızca erkek dikdikin boynuzları vardır.Alleen de mannelijke krekels tjirpen.
Eğer boynuzları olursa da asla kulakların uzunluğunu aşmaz.Indien platgelegd komen de oren niet verder dan de neus.
Boynuzları yay biçiminde, gözleri iridir.Boven en onder de ogen lopen bleke gezichtsstrepen.
Plaka A, merkezi olarak boynuzlu bir erkek figürü oturmuş halde göstermektedir.Plaat A toont centraal een mannelijke gehoornde figuur in zittende houding met gevouwen benen.
Nil leçvesi (Kobus megaceros), boynuzlugiller (Bovidae) familyasından Afrika'da yaşayan antilop türü.De Nijlantilope (Kobus megaceros) is een antilope uit het geslacht Kobus.
İnanışa göre Kaftar, boynuzlu bir kadın görünümündedir.In Roodhaar zien de mannen een dame van plezier voor zichzelf.
Bu isim bazen "boynuzlu yaşlı kadın" olarak da tercüme edilir.De term wordt soms ook vertaald als "sterke man".
Japon Bodur Boynuz sığırı, Japonya'daki tüm sığırların yüzde birinden azını oluşturur.Konina pochodzenia japońskiego stanowi jedynie drobny odsetek całości spożywanego mięsa w tym kraju.
Fransız Somali'si Afrika Boynuzu’nda bir Fransız kolonisi idi.Somali Francuskie stało się jedną z francuskich kolonii w Afryce.
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Pod skaczącą sylwetką znajduje się rogaty wąż.
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.Białe plamki występują również na gardle zwierzęcia.
Triceratops, 'üç boynuzlu yüz' anlamına gelir.Nazwa rodzajowa Triceratops oznacza „trójrogą twarz”.
Bunlardan üçünü hemen öldürdü ve 49'unun boynuzlarını kırdı.Łącznie wystąpił w niej 33 razy i strzelił 9 bramek.
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Składa się ona z dwóch warstw włókien biegnących promieniście i okrężnie.
Koçun iki boynuzu Medleri ve Persleri simgelerken keçi Yunanları temsil etmekteydi.Do powstania rasy wykorzystano 2 samce i 2 samice wilka.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.I Sydamerika fanns aldrig vilda slidhornsdjur och inte heller i Australien.
Erkeklerin iki kısa boynuzu olur.De två korta armarna förloras.
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.Några arter (särskild hanar) har en liknande körtel vid strupen.
Boynuzlar her sene yenilenir.Ängarna slås årligen.
Nil leçvesi (Kobus megaceros), boynuzlugiller (Bovidae) familyasından Afrika'da yaşayan antilop türü.Nilvattenbock (Kobus megaceros) är en afrikansk antilop som tillhör släktet vattenbockar.
Yetişkin bir Achelousaurus’ un kafası (yakasındaki boynuzlar dahil) 1.6 m kadardır.Kraniet av en fullvuxen Achelousaurus (inkluderat hornen i änden av kragen) är över 1,6 meter lång.
Vikingler'in boynuzlu miğfer giydiklerine dair hiçbir kanıt yoktur.Manskap bär ej passpoal på kragen.

İlgili Sayfalar