boynuz ile cümle
boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Vikingler'in boynuzlu miğfer giydiklerine dair hiçbir kanıt yoktur.Немає доказів того, що вікінги носили шоломи з рогами.
Kafasının ortasından düz bir boynuz çıkar.По середині голови розташована лінія.
Boynuzları alından dik olarak çıkar.Тіло стиснуте з боків.
Bazen boynuzlu olarak betimlenir.Іноді здається наївним.
Önceleri, ayakkabı çekecekleri hayvan boynuzundan yapılmaktaydı.З тваринної шкіри виготовляли взуття.
Bundan sonra Altın Boynuz'u geçecek bir köprü yapma düşüncesi 19. yüzyıl'a kadar rafa kaldırıldı.Вперше ідея будівництва моста через Золотий Ріг була озвучена ще в XIX столітті.
Fransız Somali'si Afrika Boynuzu’nda bir Fransız kolonisi idi.Côte française des Somalis) — колишня французька колонія в районі Африканського Рогу.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.На загальних зборах великокучурівці уважно слухали кожне слово.
Kimi zaman boynuzlu olarak betimlenir.Інколи носить маску у вигляді черепа.
Tockus cinsinin üyelerinde boynuzgaga boynuzu yoktur.Алексіс Ципрас принципово не носить краватку.
Tom tek boynuzlu atın gerçek olduğuna inanıyor.Том вірить, що єдинороги існують.
Sen tek boynuzlu atsın.Ти єдиноріг.
Boynuzları alından dik olarak çıkar.Také se zjistí, že jejich hrdla byla rozdrcena zevnitř.
En kısa boynuz uzunluğu olan gergedan çeşididir.Krk je pokud možno co nejdelší.
Sığınların yaş tespitinde boynuz sayısı ölçü alınmaz.Ve štěněcím věku se jeho klouby nesmějí namáhat.
Anteoculatia: Kurbanın saçlarını boynuza dönüştüren büyü.Anteocula Kouzlo přeměňující vlasy cíle v parohy.
Genç erkeklerde ilkbahar başında, dişilerde ise yazın boynuzlar düşer.Dospělci se objevují začátkem léta, živí se mladými listy.
İçinde bir adet tek boynuzlu bir erkeğin kalp lifi vardır.Dvouplodolistový, jednodílný svrchní semeník má jednu čnělku.
Gençken dalsı olan boynuzları 3 yaşından sonra kürek boynuz olarak gelişir.Po vylíhnutí mladé hlístice prochází třemi stupni vývoje, poté jsou pohlavně dospělé.
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.Sunt și lese care se leagă în jurul gâtului animalului.
Boynuzlar her sene yenilenir.Condorii se împerechează anual.
Boynuzlar dişilerde bulunmaz.Calul de dar nu se caută la dinți.
İnanışa göre Kaftar, boynuzlu bir kadın görünümündedir.În ceea ce privește credința oamenilor, se pare că ea reprezintă un reper stabil al existenței lor.
Boynuzlu ve kuyrukludur.Paradoxuri și îngenuncheri.
Dişilerin neredeyse hiç boynuzları olmaz.Capul aproape întotdeauna fără solzi.
Bundan sonra Altın Boynuz'u geçecek bir köprü yapma düşüncesi 19. yüzyıl'a kadar rafa kaldırıldı.Így az Aranyszarv-öblöt átívelő híd megépítése egészen a 19. századig váratott magára.
Yetişkin bir Achelousaurus’ un kafası (yakasındaki boynuzlar dahil) 1.6 m kadardır.A teljesen kifejlett Achelousaurus koponyájának teljes hossza (a nyakfodortüskéket is beleszámítva) 1,6 méter.
Bazı boynuzgagaların nesli tehlikededir.Egyes nyúlfaj végveszélyben van.
Erkek bir gemsbok boynuzlarıyla bir aslanı bile öldürebilir.Még egy oroszlánnal is könnyen elbánhat, hegyes szarvával felnyársalja.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.Virtuális iskolák ma már a világ minden táján léteznek.
Bir tek boynuzlu atdır.Egygazdás ló.
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.Vrbovac (Verbőc) szláv eredetű szó, mely fűzfával benőtt (füzes) helyet jelent.
“Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım.Csak az animében kerül megemlítésre a hét szivárványkristály és a hozzájuk köthető szörnyek.
Hayvanın boynuzunun toz köklerinin bütün hastalıklara şifa olduğuna inanılır.A varánusz harapása bármely állatra nézve végzetes.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.Egy idő után feltűnt a családnak, hogy nagyot hall.
Küçük boynuz yaptığı her şeyde başarılı oldu.Minden apró sikernek tudott örülni.
İnek: Hayatın mükemmeliyeti: süt, et, deri, güç, boynuz.Lehmä: elämä; maitoa, lihaa, nahkaa, sarvet, voima.
Boynuzları alından dik olarak çıkar.Pidä sormet pois nenästä!
Adı Afrikaner dilinde çengel boynuzlu keçi anlamına gelir.Sen nimi merkitsee afrikaansin kielessä puukäärmettä.
Boynuzumsu ve dişsiz bir gagası vardır.Häneltä murtui nenä ja hampaita.
Afrika'da yaşayan gergedanlar gibi 2 boynuzu vardır.Näissä maissa elää Afrikassa tavattavista 13 nisäkäslahkosta kahdentoista lahkon lajeja.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.Kuore tunnetaan myös kurkkua muistuttavasta hajustaan.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.Pulkkinen arvioi kuunnelman pohjustavan hänen tulevaa romaaniaan.
Dişilerin boynuzu yoktur.Nokkasiileillä ei ole hampaita.
Ayrıca bu dönemde sığın boynuzlarının da oyularak işlendiği gözlenmiştir.Suden hetkellä myös pelättyjen susien on arveltu saalistavan.
Boynuzlar her sene yenilenir.Norpat vaihtavat karvansa kerran vuodessa.
Boynuzların uzunlukları bir metreye kadar varabilir.Το μέγεθος των ταμπουράδων μπορεί να ξεπεράσει το ένα μέτρο.
Dişilerin boynuzu yoktur.Στα νύχια δεν έχει δόντια .
Boynuzlular yaygınlaşıp, baskın memeli grubu olur.Τα αγγεία διευρύνονται και δημιουργείται τοπική συμφόρηση.
Boynuzları kemikleşmiş kıkırdaktan oluşmuştur.Οι οφθαλμοί είναι από ένθετο κόκκαλο.
Tek boynuzlu atlar masumiyet ve saflık fikrini temsil ediyordu.Billederne var præget af forestillinger om renhed og uskyld.
22 Kırılan boynuzun yerine çıkan dört boynuz, ulusundan çıkacak dört krallığı simgeliyor.42, kom seks æg ned fra himlen med en besked om, at de ville blive konger.
Çenesi tokmağa, boynuzları ağaç köklerine benzer.Skallen kan være helt sammenvokset med inderavnerne (som hos byg).
Muhammed'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur."Da han spurte dem hvorfor de forlot ham svarte de at de gikk ettersom det ikke var tillatt for dem å bli.
Yalnızca erkek dikdikin boynuzları vardır.For eksempel hvorfor har menn brystvorter?
Adını 10 cm boyundaki boynuza benzeyen meyvesinden alır.Den har fått sitt navn på grunn av sitt nebb på 3 cm.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.Lukten er karakteristisk stikkende.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.I dag finnes det kristne menigheter i alle verdens land.
Dişilerin boynuzu yoktur.Føttenes klør har ikke noen tann.
Muhammed'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur."Setelah diceritakan kepada nabi , dia bersabda: “Itulah Uzza”.