boynuz ile cümle

boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Amun, böylece Ammon Boynuzları olarak bilinen küçük koç boynuzları ile tasvir edilmeye başlandı.This Kush deity was depicted as ram-headed, more specifically a woolly ram with curved horns.
Hartshorn tuzu / Sal uçucu - kemiklerin ve boynuzların damıtılmasıyla oluşan amonyum karbonat.Salt of hartshorn/Sal volatile – ammonium carbonate formed by distilling bones and horns.
On boynuz bu krallıktan çıkacak on kraldır.Seine zehn Hörner stehen für zehn Könige, die sich aus diesem Königreich erheben werden.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.In Südamerika und Australien gab es nie Hyänen.
Uzun boynuzları vardır.Sie besitzen einen langen Hals.
Bir tek boynuzlu atdır.Ein kompaktes Pferd.
Tanrının boynuzları solundaki geyiğin boynuzlarıyla çok benzeşmektedir.Der Gott ist durch die Keule in der linken Hand eindeutig zu identifizieren.
Aşağıdaki kırmızı alanda altın bir boynuz resmedilir ki bu da ülkedeki zengin mineralleri temsil eder.Das untere, rote Feld zeigt ein goldenes Füllhorn, das für die Bodenschätze steht.
Erkeğin boynuzları kısadır ve basit bir çatal oluşturur.Die Geweihstangen des Männchens sind kurz und bilden eine einfache Gabel.
Ruhu (kelimenin tam anlamı 'boynuzu') yükselsin Dualarımızı da duy.'Horn') aufsteigen Erhöre auch unsere Gebete.
Öncelikle erkeğinin (koçun) boynuzları olması.Für männliche Gefangene (Erwachsene) -offener Vollzug- (Erst- und Regelvollzug).
Bharal koyunlarının çember biçiminde oldukça güçlü boynuzları vardır.Björn Bär findet etwas Lustiges.
Jeoloji olarak Afrika Boynuzu'nda yer alır.Geologisch gehören sie zum afrikanischen Kontinent.
İtalyancada "küçük boynuz" anlamına gelir.Für die Bedeutung im Italienischen wird „Liebe Kleine“ angegeben.
Boynuzların uzunlukları bir metreye kadar varabilir.Die Spannweite der Beine kann bis zu einem Meter betragen.
İkizler, Dirce'yi bir boğanın boynuzlarına bağlamak suretiyle öldürülmüşlerdir.Auf der linken Seite wird Saturninus an einen Stier gebunden zu Tode geschleift.
Tek boynuzu vardır.Er besaß einen nur kurzen Hals.
Boynuzumsu ve dişsiz bir gagası vardır.Eine Sägung mit Zähnchen und ein Sporn fehlen.
Kimi zaman boynuzlu olarak betimlenir.Manchmal ist es sinnvoll, einen Knoten als Wurzel auszuzeichnen.
Üç boynuzu vardır, beyazlar içindedir ve doğacak çocukları o seçer.Kästner ist verwitwet, hat drei erwachsene Kinder und lebt in Bingen bei Sigmaringen.
İçinde bir adet tek boynuzlu bir erkeğin kalp lifi vardır.Es gibt nur einen Geschwisterknoten, der auch nur ein Element hat.
Bu bitkinin ilginç ismi, aslında bir boğa boynuzuna benzeyen dikenlerinin şeklinden gelir.Der Aalstrich hat seinen Namen von seiner Form, die der Gestalt eines Aals ähnelt.
Bazı Asya ülkelerinde bu boynuzların doğaüstü güçler taşıdığına inanılır.In Japan wird von einigen Tieren angenommen, dass diese magische Kräfte besäßen.
Hem dişisinde, hem de erkeğinde sarmal halkalı vida biçiminde uzun boynuzlar vardır.In ihr sind die männlichen und die weiblichen Pagen auf verschiedenen Stockwerken untergebracht.
Muhammed'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur."Interrogé au sujet de l'armée, il déclara : « Le peuple méprise la Tatmadaw.
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Celui-ci se compose de deux buttes (cibles) opposées et distantes de cinquante mètres.
İtalyancada "küçük boynuz" anlamına gelir.Il signifie "petite ourse" en italien.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.Je leur disais que j'avais vu de vastes corridors.
Çoğu zaman tek boynuzlu olarak tasvir edilir.Presque toujours on la représente avec un grand nez.
21 Teke Grek Kralı'dır; gözleri arasındaki büyük boynuz birinci kraldır.Le bouc, c'est le roi de Javan, La grande corne entre ses yeux, c'est le premier roi.
Boynuzları ise araç gereç yapımında idealdir.Sa forme véhicule est probablement un véhicule de construction.
Tek boynuzu vardır.Elle compte une seule nef.
Domuz boynuzlu öküzünün sırtında yolculuk yapar.Il ne voyageait que sur le dos d'une mule.
Küçük boynuz yaptığı her şeyde başarılı oldu.Dans tous les cas les petits ont bien réussi.
1577'de ise Martin Frobisher, bu boynuzun ileri uzandığını tanımlamıştır.Dès 1565, il est fait mention du Capitaine Martin Frobisher.
Bunun yanında gözlerinin yanında bir çift daha boynuzu vardır.El jarrón (kalasha), al cual se le representa con un par de ojos pintados por encima de él.
Boynuzları vardır.Tienen aspecto de agujas.
Eğer boynuzları olursa da asla kulakların uzunluğunu aşmaz.Sin encolar las orejas pueden quedar demasiado altas.
İnanışa göre Kaftar, boynuzlu bir kadın görünümündedir.De acuerdo con el abuelo de Matt, parece una chica inteligente.
Uzun boynuzları vardır.Tiene un cuello largo.
Boynuzları çok kısadır.Las uñas deben estar muy cortas.
Tek boynuzu vardır.Tiene un solo tallo.
Boynuzlu ve sakallıdır.Cabeza y cuello.
Boynuz kap hemen dolar.Por estas criaturas sólo te dan un dólar por cabeza.
Çoğu türde yalnızca erkeklerin boynuzları olur, dişilerin yoktur.La mayoría eran herbívoros y carecían de dientes.
Geleneksel olarak boynuzdan yapılan navlar günümüzde ahşaptır.En condiciones normales el cuero cabelludo produce constantemente cabello.
Boynuzları yoktur ama misk geyiğigillerde olduğu gibi 2 adet uzun dişleri vardır.No tiene meñiques, aunque sí diez dedos.
Yalnızca erkek dikdikin boynuzları vardır.Solo el adulto tiene alas funcionales.
Vantuzların içleri dişli boynuzsu yapılarla bezenmiştir.Las hojas son pinnadas con foliolos dentados.
Bu bandlar, lateral ventriküllerin ön boynuzlarını ayırır.Separa las aurículas de los ventrículos.
Boynuzumsu ve dişsiz bir gagası vardır.Pérdida de cabello y problemas dentales.
Keçi boynuzu çok yetiştiğinden, bu ismi aldığı söylenir.Se caracteriza por la cola ahorquillada, de la que recibe el nombre.
1998 : Charles de Gaulle uçak gemisi spesifik 117 dB verimlilikli boynuz sistemleri ile donatıldı.1998: Utilizzo sulla portaerei Charles De Gaulle, con un sistema a tromba ad alta efficienza a 117 dB.
Hâlbuki gergedan boynuzunun bilinen hiçbir etkisi bulunmamaktadır.Non è chiaro se ciò sia utile anche per le ustioni del collo.
Boynuzları yay biçiminde, gözleri iridir.OU (Latin oculi uterque) per entrambi gli occhi (visione binoculare).
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.La sua aura odora di legna bruciata.
Boynuzları yoktur ama misk geyiğigillerde olduğu gibi 2 adet uzun dişleri vardır.Non hanno denti ma una gengiva ossea e possiedono tre cuori.
Boynuzumsu ve dişsiz bir gagası vardır.È occhio per occhio e dente per dente.
Adı Afrikaner dilinde çengel boynuzlu keçi anlamına gelir.In spagnolo è chiamato cabra montés.
Boynuzlarından kesici avcı bıçağı yapılır.Il cacciatore di taglie viene colpito al collo.

İlgili Sayfalar