boya ile cümle

boya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üzerlerine farklı renklerde doğal boyalar sürülmüştür.A befejező vakolatok természetes festékpigmentekkel különböző színekben hordhatók fel.
Rodamin B bir boya ve kimyasal bileşik.A rodamin B szerves vegyület, fluoreszcens festék.
"Uruguay" adı, yerlilerin dili olan Guarani'de "Boyalı Kuşlar Irmağı" anlamına gelir.Uruguay neve guarani nyelven azt jelenti: „a festett madarak folyója”.
Bina sarıya boyanmış ve iki katlıdır.A sárgára festett épület két szintes.
Kıyafetini ise boyar.Leveszi a ruháját.
Hematoksilen’in kendisi doğrudan boyama yapmaz.Az acetonitrilt közvetlenül nem gyártják.
İki yıl önceki duvar inşa edildi ve orijinali gibi boyandı.Boltozatosan kialakított mennyezetét eredetileg vakolták és festették.
1580'de boyarlığa yükseldi.1580-ban adósságai miatt börtönbe került.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Élelmiszer-adalékanyagként az annatto száma az E160b.
Saçını kesip koyu kahverengiye boyadı ve bu rol için yaklaşık 15 pound aldı.Leborotválta a szakállát, haját rövidebbre vágatta és szőkére festette.
Nadiren de olsa, ukiyo-e hareketinden önce var olan erotik boyalı el kitapları da bulunmaktadır.Ritkán ugyan, de vannak fennmaradt erotikus festett tekercsek, amelyek megelőzik a Ukijo-e mozgalmat.
İsteğe bağlı olarak boya katılabilir.Színe az alkalmazott festékanyagtól függően tetszőleges lehet.
Sonunda Berlin'de boyama işi yapmak için varlıklı Alman hayırseverler tarafından desteklenen kredi aldı.Németországi kiállításait Bertold Heimbürge festőművész és galériatulajdonos segítségével rendezi.
Tüm bu süre boyunca siyah giyindi, saçını mora boyadı ve erkek arkadaşıyla yaşamaya başladı.Ebben az időszakban fekete ruhában járt, lilára festette a haját és gyakran járt „mosholni” a barátjával.
Artık sadece evinde babasına boya gibi işlerde yardım etmektedir.A családjának is segít otthon a házi munkában.
Ancak yıkılıp yeniden yapılmış ve farklı renge boyanmıştır.Nemrég volt restaurálva, új tornyot kapott és ki is színezték.
Yapılan geliştirmeler sonucu bugünkü çevre dostu boya topları ortaya çıktı.A feltárt leletek eredményeképpen napjainkra a környék értékes régészeti lelőhellyé vált.
Saçlarını şimdiye değin siyah, sarı ve kahverengi renklerine boyamıştır.Aranybarna, fekete, szőke, barna színűre festette eddig a haját.
Boya ve kaplaması zordur.A bélelt vagy köpenyes kaptár nehezebb.
Sanatçı, resimdeki ince detayları özenle boyadı.E kor művésze nagyszerűen ábrázolja a részleteket is.
Sayfalar oymabaskı tekniğiyle basılmış ve elle boyanmıştı.A térképet rézmetszetről nyomtatták, és kézzel festették ki.
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.A belső tér felsőbb szintjeit kék csempe borítja, de nem túl jó minőségű.
İnce bir astar görülür ama boya bezeme yoktur.Színre színt kell adni, de felülütési kényszer nincs.
Boyacá, Kolombiya'nın 32 departmanlardan biridir.Boyacá on yksi Kolumbian 32 departementista.
30 Haziran 1986, Puerto Boyacá) Kolombiyalı futbolcudur.30. kesäkuuta 1986 Puerto Boyacá, Kolumbia) on kolumbialainen jalkapalloilija.
Aşağı yukarı 2015 yılından itibaren yetişkinler için boyama kitapları popüler olmaya başlamıştır.2010-luvulla aikuisille suunnatut värityskirjat ovat nousseet muotiin.
DVD+RW DL disklerde iki adet tekrar yazılabilen boya katmanı vardır.DVD+RW DL -levyissä on kaksi uudelleenkirjoitettavaa kerrosta.
Urbino Venüsü, İtalyan ressam Titian'ın 1538 yılında çizdiği yağlı boya tablodur.Venere di Urbino) on italialaisen renessanssiajan taidemaalarin Tizianin maalaus vuodelta 1538.
Ayrıca mantar toplanıp Boyabat'ta satılmaktadır.Sitä kasvatetaan kuitenkin ja myydään edelleen mustassa pörsissä.
Şehirde ayrıca tekstil ve boya endüstrisi bulunmaktadır.Lisäksi kaupungissa on tekstiili- ja vaateteollisuutta.
Kolay eriyen boyalar genellikle daha kalitelidir.Maisemat ovat ylhäältä yleensä paremmat.
Toprak şehit kanıyla sulandı, Alçay’ım kızıl renge boyandı.'Kadut olivat punaiset verestä', muisti Tšoloqašvili."
Boyama sırası.Routakuun aika.
Kendimi boyadım ve ardından dans ettim.Kulkueessa laulettin ja tanssittiin.
Eserlerin çeşitli renklerde boyanmış oldukları görülür.Monet korteista tehtiin värillisinä.
Matruşkalar genelde geleneksel Rus kıyafeti olan sarafan giymiş bebekler şeklinde boyanır.Lapsi-sarjoissa tanssivat tytöt käyttävät usein vakio- ja latinalaistanssipukujen välimuotoa.
(Ne boyandı?)(Oletko ymmällä?).
Boyabat Gazetesi.Moebiuksen lehti.
(Ben kırmızı kapıları boyadım.)(Pimeyden värejä.)
The Blue Boy (1770 dolaylarında), Thomas Gainsborough'a ait bir yağlı boya resmidir.Sininen poika on Thomas Gainsborough’n maalaus noin vuodelta 1770.
Amtrak firmasının Empire Builder isimli ülkeyi boydan boya kateden treni eyaletten geçer.Amtrakin matkustajajunista Idahon halki kulkee Empire Builder.
Hızlı renk değiştirme özelliği, derilerinde bulunan melanin denilen boya maddesi sayesinde.Värikalvo sisältää vaihtelevia määriä melanosyyttisolujen erittämää melaniini-pigmenttiä.
Aynı zamanda Nocardia gibi bazı diğer bakterilerin boyanmasında da kullanılabilirler.Sillä voidaan tunnistaa myös joitain muitakin bakteeriryhmiä, kuten Nocardia-suvun bakteereja.
Yetişkin humboldt penguenleri yaklaşık 60 santimetre boya erişirler.Leguaanien kaivamat kammiot ovat noin 60 senttiä syviä.
Tekstilde, ürünlerin mor rengi ile boyanmasında kullanılır.Niitä on käytetty kauan väriaineina lasin valmistuksessa.
Boyama maliyeti yaklaşık 3 milyon Euro tutar.Koko siltaurakka maksaa noin kolme miljoonaa euroa.
Barit boya ve kâğıt yapımında da kullanılır.Alunaa on käytetty myös värien kiinnitteenä sekä paperin valmistukseen.
Bu paket'le gelen araçlar aynı zamanda tek renkli boya seçeneğine sahiptir.Värit sinällään ovat tässä maaluksessa vaaleita värejä.
Yüzünde boyadan yapılmış bir sahte yara vardır.Haava on ihossa oleva pintarikko.
Etraftaki bütün çiçekler kan kırmızısına boyanmışlardır.Lohikäärmeen verestä versoi ruusupensas täynnä verenpunaisia ruusuja.
İnce dilimlenmiş zencefilden yapılır, kırmızıya boyanır ve umezuda tuzlanır.Se valmistetaan ohuiksi suikaleiksi leikatusta inkivääristä, värjätään punaiseksi ja suolataan umezussa.
Sanatçı, resimdeki ince detayları özenle boyadı.Hän eristi tietoisesti maalauksen merkittävät elementit toisistaan.
Yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir.Puuaineksesta lohkotuista lastuista voi liottaa väriainetta.
Boyacılık; soytarılık; denizcilik uğraşlarının hepsini denedi.Puhuri eli myötätuuli, purjehdustuuli, purjehdussää.
Pigmentler boyaya renk ve örtücülük özelliği verir.Pigmentti antaa maalauksessa käytettäville väreille värin tai muun optisen ominaisuuden.
Aynı zamanda boyalar yapmak için de kullanılır.Maalia käytetään myös maalaustaiteessa.
Sonrasında anıt Kosova'yı tanıyan devletlerin bayraklarıyla yeniden boyanmıştır.Το μνημείο χρωματίστηκε αργότερα με τις σημαίες των κρατών που αναγνώρισαν το Κοσσυφοπέδιο.
Oyuncu, rolü için mavi olan saçlarını siyaha boyatmak zorunda kaldı.Η ηθοποιός χρειάστηκε να βάψει τα μαλλιά της πιο ξανθά για να ταιριάζει με το ρόλο.
Anıtın yeniden boyanmış hali 2013'te 54. Clio Ödülleri Festivalinde finalist seçilmiştir.Η ανανέωση του μνημείου ήταν ένας επιλεγμένος φιναλίστ στο 54ο Φεστιβάλ Βραβείων Κλίο το 2013.
Camideki boya düzenini kurmak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmıştır.Περισσότερα από 30.000 αυγά χρησιμοποιήθηκαν για να φτιαχτεί το χρώμα-στίλβωση της διακόσμησης .

İlgili Sayfalar