Ana içeriğe geç
Sözlük

borçlu ile cümle

borçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum. CobdenΤα άτομα αυτά πιστεύουν ότι οι τράπεζες παίρνουν λεφτά από τους αποταμιευτές και τα δίνουν στους δανειολήπτες.
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.Deze mensen denken dat banken geld aannemen van spaarders en het uitlenen aan leners. De Cobden
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.Le Cobden
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.Ők úgy gondolják, a bankok a megtakarítók pénzét veszik át, és kölcsönzik ki.
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.Tito lidé mají za to, že banky vezmou peníze střadatelů a půjčí je "dlužníkům".
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.Тези хора мислят, че банките вземат пари от спестителите и ги дават на заемополучателите.
Bu insanlar, bankalar para koruyucular al ve borçlulara için ödünç düşünüyorum.נשנות, שוב ושוב.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Dies ist eine Aufzeichnung von allem, das die Bank anderen Leuten schuldet.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Dit is een opsomming van alles wat de bank verschuldigd is aan anderen.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Ez azt tartalmazza amivel a bank másoknak tartozik.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Il s'agit d'enregistrer tout ce que la banque doit à d'autres personnes.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Jde o záznamy všeho, co banka dluží jiným subjektům.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.L'altra colonna registra i debiti, cioè tutto quello che la banca deve ad altri soggetti.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Se on rekisteri kaikesta mitä pankki on velkaa muille.
Bu kaydıdır Her bankanın diğer insanlara borçlu.Αυτό είναι μια καταγραφή των ό, τι η Τράπεζα οφείλει σε άλλους ανθρώπους.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküA lei dobbiamo molto perché sappiamo molto di questa macchina che Babbage intendeva costruire grazie a lei.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküA my jsme jí obrovsky vděčni, protože díky ní víme hodně o tomto stroji, který hodlal Babbage postavit.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküE devemos-lhe muito, porque sabemos muito sobre a máquina que o Babbage queria construir por causa dela.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünkü배비지가 설계했던 기계들 중 대다수를
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküVà chúng ta nợ cho cô ấy một khoản rất lớn bởi vì chúng ta biết có rất nhiều máy mà Babbage có ý định xây dựng
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküWe hebben aan haar te danken dat we veel weten over de machine die Babbage van plan was te bouwen.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküZawdzięczamy Adzie bardzo dużo.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküΚαι της οφείλουμε πολλά, γιατί ξέρουμε πολλά για τη μηχανή που σκόπευε να φτιάξει ο Μπάμπατζ χάρη σ΄ αυτήν.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküИ сме и много задължени защото знаем много за машината, която Бабидж е възнамерявал да изгради заради нея.
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküאנו חבים לה המון כי אנו יודעים
Bu kıza çok şey borçluyuz çünküونحن مدينون لها كثيرا لأننا نعرف
Bu kıza çok şey borçluyuz çünkü機械について 私たちが こうして知ることができるのも
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Das hast du alles meiner hervorrangenden Vermarktungsfähigkeiten zu verdanken. Oder nicht? Hier...
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Ini semua berkat keahlian marketingku yang hebat. Iya kan? Sini...
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Totul e multimita talentului meu de afacerist. Nu esti de acord?
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Tout ça, c'est grâce à mes compétences en marketing. Tu n'es pas d'accord, non ?
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?To wszystko dzięki moim wybitnym zdolnościom marketingowym. Nie sądzisz?
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Tutto questo è solo grazie alle mie eccezzionali doti di marketing. Non sei d'accordo? Qui...
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Όλα αυτά εξ'αιτίας του καταπληκτικού ταλέντου μου στο μάρκετινγκ. Δεν συμφωνείς; Να...
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?Это все благодаря моему маркетингу. Ты согласна? Вот
Bunların hepsini benim pazarlama yeteneğime borçlusun.<br />Değil mi?كل هدا بفضل مهارتي في التسويق . ألست موافقة ؟
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.Ezt a különleges nevű Brass [réz] Crosby bátorságának köszönhetjük, aki szembeszállt a parlamenttel.
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.이것은 사실, 브라스 크로스비라는 비범한 사람의 용감함 덕분이었습니다. 그는 의회의 인기인이었죠.
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.Wszystko dzięki odwadze faceta o imieniu Brass Crosby, który sprzeciwił się parlamentowi.
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.Це трапилося завдяки хоробрості хлопця із незвичним ім'ям Брас Кросбі, який осмілився піти проти парламенту.
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.וזה היה למעשה תלוי לגמרי באומץ של בחור עם שם מיוחד והוא בראס (פליז) קרוסבי, שהתנגד לפרלמנט.
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.وكان هذا الواقع راجعًا إلى شجاعة رجل ذي إسم غير عادي وهو "براس (نحاس) كروسبي"، الذي تحدى البرلمان.
Bunu Brass Crosby gibi ilginç bir ada sahip bir kişinin ceseratine ve parlemantoya savaş açmasına borçluyuz.ブラス・クロスビー (Brass Crosby) という変わった名前を持つ 勇気ある国会議員のおかげです クロスビーは犯罪者としてロンドン塔に収監されますが
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Chúng ta nợ con cái chúng ta, những đứa cháu của chúng ta.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Das schulden wir unseren Kindern und Enkeln.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Devemos isso aos nossos filhos e netos.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Dlužíme to našim dětem a vnoučatům.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Jesteśmy to winni naszym dzieciom i wnukom. Dziękuję.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.우리는 우리 자식들과 후대에 빚을 진겁니다.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Le datorăm asta urmașilor noștri.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Lo dobbiamo ai nostri figli e ai nostri nipoti.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Nous le devons à nos enfants et nos petits-enfants.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Se lo debemos a nuestros hijos y nietos.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Sen olemme velkaa lapsillemme ja lastenlapsillemme.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.We zijn het ons nageslacht verschuldigd.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Το χρωστάμε στα παιδιά και στα εγγόνια μας.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Дължим го на нашите деца и внуци.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Это наше обязательство перед детьми и внуками.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.אנחנו חייבים את זה לילדינו ולנכדינו.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.ندين بذلك لأبنائنا وأحفادنا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod