Sana bir şey borçlu değil miyim?Don't I owe you something?
Ben borç çorbası yedim.I've eaten the borsch.
Param olsaydı borçlarımı öderdim.I would have paid my debts if I had had money.
O bana bir iyilik borçlu.He owes me a favor.
O bana bir tane borçlu.He owes me one.
O, borca batmış.He's deep in debt.
O, borç batağına saplanmış.He's deep in debt.
Bana gerçeği borçlusun.You owe me the truth.
Ona gerçeği borçlusun.You owe her the truth.
Ona haikati borçlusun.You owe him the truth.
Borcum ne kadar?What's the damage?
Borcum nedir?What's the damage?
Tom'a hiçbir şey borçlu değilim.I owed Tom nothing.
Onların sana borçlu olduğu parayı topladın mı?Did you collect the money they owed you?
Ben sana borçluyum.I'm indebted to you.
Tom'a bir şey borçlu değilsin.You don't owe Tom anything.
Sanırım sana bir özür borçluyum.I believe I owe you an apology.
Sanırım bana bir özür borçlusun.I think you owe me an apology.
Sana ne borçlu olduğumu bilmiyorum.I don't know what I owe you.
Mevcut kiracıları birikmiş kira borcunu ödemedikleri için mahkemeye vererek tahliye etti.He evicted the existing tenants by taking them to court for non-payment of back rent.
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu düşündüm.I felt I owed Tom an explanation.
Tom'un bize borçlandığı parayı aldım.I got the money Tom owed us.
Ödeyecek bir borcum var.I have a debt to pay.
Borcum var.I have a debt to pay.
Tom'a hiç açıklama borçlu değilim.I don't owe Tom any explanations.
Sana bir açıklama borçlu değilim.I don't owe you an explanation.
Sana bir özür borçluyum.I owe you an apology.
Sanırım bana on dolar borçlusun.I think you owe me ten dollars.
Sana para borçlu olduğumu biliyorum.I know I owe you money.
Ona bin dolar borçluydum.I owed him a thousand dollars.
Sana bir özür borçlu olabilirim.I may owe you an apology.
Çok para borçluyum.I owe a lot of money.
Birine bir şey borçluyum.I owe somebody something.
Tom'a 300 dolar borçluyum.I owe Tom 300 dollars.
Bunun için Tom'a borçluyum.I owe Tom for this.
Tom'a para borçluyum.I owe Tom money.
Ben Tom'a çok şey borçluyum.I owe Tom so much.
Tom'a bir miktar borcum var.I owe Tom some money.
Sana büyük bir özür borçluyum.I owe you a big apology.
Sana bir iyilik borçluyum.I owe you a favor.
Sana çok borçluyum.I owe you a lot.
Sana bir öğle yemeği borçluyum.I owe you a lunch.
Sana yürekten bir özür borçluyum.I owe you a sincere apology.
Sana çok şey borçluyum.I owe you so much.
Bana aldığı bazı şeyler için Tom'a bir miktar borcum vardı.I owed Tom some money for some things he bought for me.
Sana gerçekten bir özür borçluyum.I really owe you an apology.
Sanırım Tom'a borç para vermek kötü bir fikir.I think it's a bad idea to loan Tom money.
Sanırım bana bir açıklama borçlusun.I think you owe me an explanation.
Bana biraz para borçlu olduğunu düşünüyorum.I think you owe me some money.
Sanırım bana biraz para borçlusun.I think you owe me some money.
Şirket borç altında.The company is in debt.
Ne borçluyum?What do I owe?
Bir söz bir borçtur.A promise is a debt.
Tom ona borçlu olduğu her şeyi Mary'ye geri ödedi.Tom paid Mary back everything he owed her.
Korkarım sana bir özür borçluyum.I'm afraid I owe you an apology.
Tom, Mary'ye çok para borçludur.Tom owes Mary a lot of money.
Sana gelecek hafta borcumu ödeyeceğim.I'll pay you back next week.
Tom Mary'ye para borçluydu.Tom owed Mary money.
Borca ihtiyacım var.I'll need a loan.
30 dolar borç alabilir miyim?Can I borrow $30?