Tom Mary'ye 300 dolar borçlu.Tom owes Mary 300 dollars.
Borç verdiğim insanlar asla bana geri ödeme yapmıyorlar.The people I lend money to never pay me back.
Sana beş dolar borçluyum.I owe you five dollars.
O hala bana bir cevap borçlu.He still owes me the answer.
Anne, baba, ben met bağımlısıyım ve Büyük Jim'e yüz milyon dolar borçluyum.Mom, Dad, I'm addicted to meth and I owe Big Jim a hundred million dollars.
Sana para borçlu olduğumu unuttum.I forgot I owed you money.
Size ne kadar borcum var- Dört euro lütfen.How much do I owe you? - Four euros, please.
Sana ne kadar borçluyum? - Dört euro, lütfen.How much do I owe you? - Four euro, please.
O borca batmıştı ve evini elden çıkarmak zorundaydı.He was deep in debt and had to part with his house.
Bildiğim her şeyi ona borçluyum.I owe everything I know to her.
Şu anki borç limiti 15.2 trilyon dolar seviyesindedir.The current debt limit stands at $15.2 trillion.
Ulusal borç son on yılda üç katına çıkmıştır.The national debt has trebled in the last ten years.
Borçlarımı ödemeliyim.I must repay my debts.
Yunanistan artık borçlarını ödeyemiyor.Greece can no longer pay off its debts.
Tom'un kumar borçları vardır.Tom has gambling debts.
Ben oğlumun borçlarını ödemeyeceğim.I won't pay my son's debts.
Artık borç paraya ihtiyacım yok.I don't need a loan anymore.
Borçları 1,000 doların üstündedir.His debts amount to over $1,000.
Yunanistan'ın borcu temerrüde düştü.Greece has defaulted on its debt.
Mary borçlarını ödemek için bankadan kredi çekti.Mary took out a loan in order to pay her debts.
Bana hala yirmi dolar borçlusun.You still owe me twenty bucks.
Tom'un hala Mary'ye 2.000 dolar borcu var.Tom still owes Mary 2,000 dollars.
Sana borçluyum.I am in your debt.
İspanya'nın 100 milyar euro borç alması gerekecek.Spain will need to borrow 100 billion euros.
Sana hayatımı borçluyum.I owe you my life.
Sen bana bir tane borçlusun.You owe me one.
Bankamdan borç para aldığın için teşekkürler.Thank you for borrowing money from my bank.
Başarımızın bir parçasını şansa borçluyuz.We owe part of our success to luck.
O bana çok para borçlu.He owes me a lot of money.
Onun bana çok borcu var.She owes me a lot of money.
Biz borçlularımızı affettiğimiz için siz bizim borçlarımızı affedin.And forgive us our debts, as we forgive our debtors.
Sana bir şey borçluyum.I owe you something.
Kime para borçluyuz?Who do we owe money to?
"Tom sana borçlu olduğum tüm parayı sana ödeyecek." "Sen öyle san.""Tom will pay you all the money I owe you." "You'd better hope so."
Sana niye borç para vereyim ki?Why should I lend you any money?
Neden Tom'a onun üç yüz dolar borçlu olduğunu söylemedin.Why haven't you told Tom that he owes 300 dollars?
Onun ne kadar borçlu olduğunu neden Tom'a söylemedin?Why haven't you told Tom how much he owes?
Sana ne borçluyum?What do I owe you?
Tom'a ne borçluyum?What do I owe Tom?
Ben sana herhangi bir şey borçlu değilim.I don't owe you anything.
Sana bir açıklama borçluyum.I owe you an explanation.
Bana bir açıklama borçlusun.You owe me an explanation.
Bana bir şey borçlu değilsin.You don't owe me anything.
Şimdi bana borçlusun.Now you owe me.
Borçlarımı şimdi nasıl ödeyeceğim.How will I pay my debts now?
O, borçlarının nasıl ödeyecek?How will he pay his debts?
Borçlarını nasıl ödeyeceksin?How will you pay your debts?
Borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz?How will we pay our debts?
Sana bir şey borçlu değilim.I owe you nothing.
Ona bir şey borçlu değilim.I owe him nothing.
Tom şu anda Mary'ye hiç borç para veremez.Tom can't lend Mary any money right now.
Ben sadece bana borçlu olduğun parayı istiyorum.I only want the money you owe me.
Arkadaşlardan borç almamak gerektiğini biliyorum.I know better than to borrow money from friends.
Onun borcu yüz dolara ulaştı.His debt reached a hundred dollars.
Ona bir iyilik borçluyum.I owe him one.
Bana borçlu olduğun şeyi istiyorum ve onu şimdi istiyorum.I want what you owe me and I want it now.
Bu ödemek istediğim bir borç.That's a debt I want to repay.
Borç saatini web siteme nasıl gömebilirim?How can I embed the debt clock on my Web site?
Bana bir şey borçlusun.You owe me something.
Sana bir şey borçlu muyum?Do I owe you something?