Ana içeriğe geç
Sözlük

borç ile cümle

borç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Kamu Borcu Nasıl Oluştu?Вот куда эти долги делись?
Bu açıdan günümüz arkeolojisi bu yığma dolguya çok şey borçludur.Сегодняшний облик Касселя во многом обязан именно этому архитектору.
Sana olan borcumuzu nasıl ödeyebiliriz?Чем же расплачиваться придётся нам?
Borç altına giren kişi de onu kayda geçirtsin ve Rabb'inden korksun da borcundan hiçbir şey eksiltmesin.И возлюби клятву, и приидет ему, и не восхоте благословения, и удалится от него.
1888'de Fransızlar, Ruslara düşük faizli borç verdi.В 1887 году французское правительство предоставило России крупные кредиты.
Bunu biz bir insanlık borcu ve tarihi bir borç olarak görüyoruz." demiştir.Мы видим перед собою человека увлечённого и стремящегося к совершенству в познании.
Bunu kitabınıza, bunu size borçluyum.'Вскоре пришлю их тебе с надписью».
Artık borcunu ödemiştir.А деньги ему уже выплатили.
2010 yıllı - Sberbank TagAZ'ın borçları yeniden yapılandırması yaptı.2010 год — Сбербанк организует реструктуризацию долга ТагАЗа.
Yapımı için Avrupa devletlerinden borç alınmıştır.Для реализации своих планов прибегал к займам у европейских держав.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Чтобы оплатить покупку, Питер берёт ссуду, закладывая свой дом.
Bu gelişme Güney Kore'nin dış borç seviyesini azaltmaya başlamasına imkan tanımıştır.Такое бурное развитие помогло Южной Корее сократить свой внешний долг.
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.Первоначальным финансированием стал кредит в размере $150 000, полученный от семей основателей.
Fakat ödemek zorunda olduğu bir borç vardır.Образовался значительный долг, который нужно было платить.
Borçlu olana zekât farz değildir.Человек, достигший высшей степени освящения, уже не совершает намеренных грехов.
Hala babamın borçlarını ödüyorum ve o mezarda.Он был погребён в гробнице своего отца.
Üye ülke devlet borçlarının GSYİH’sına oranı %60’ı geçmemelidir.Государственный долг должен быть менее 60 % ВВП.
Bu borcun geri ödenmesi 2006 yılında tamamlandı.В 2006 году долг был рефинансирован.
Kredi borcu yıllık yüzde 50 basit faizli olarak 5 sene ertelenmiştir.Кредит был выдан на 10 лет под 5 % годовых.
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..С чем себя и поздравляю.
Hatta ekonomik kazançları sadece borçlarını ödemektedir.В этом случае погашение долгов побеждает само себя.
Kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilmesidir.Серии представляют собой один из видов краткосрочных текущих государственных займов.
24:10 Teminatı, ihtiyacı varsa borçluya iade et Deut.24:10 Не брать у должника залог силой 240 Дв.
Devlet borcu veya kamu borcu, bir devletin iç ve dış borçlarıdır.Государственный долг — это сумма задолженности государства перед внутренними и внутренними кредиторами.
Bundan sonra Lee Ji Hyun tam bir borç batağına girmiştir.В итоге, Луи Анри ещё больше влез в долги.
Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.В своё время Фигаро занял у Марселины деньги и письменно обязался в случае неуплаты жениться на ней.
Buna rağmen FIFA, Belize'yi kendisine olan borçlarından ötürü turnuvaya katılmaktan men etti.Однако ФИФА отвергла Белиз из за его задолженности перед ФИФА.
1876'da borç ödemelerini durdurdu.В 1876 году вышел в отставку.
Borçlarını ödeyememiştir.Он не получал платы.
Ama parası günden güne azalır, borçları artar.Но как минимум рвать задницу каждый день он обязан.
Banka çektiği kredi için borcunu isteyince Lucas, 20th Century Fox şirketi ile anlaşmak zorunda kaldı.Сразу же после его окончания Занук убедил Диллмана подписать контракт с кинокомпанией 20th Century Fox.
Bunun sebebi bir şirket Amerikan Hükümeti’ne nazaran daha çok borç alma eğiliminde olmasıdır.Причина этого в том, что корпорация намного более вероятно обанкротится, чем американское правительство.
Teşekkürü bir borç biliyorum.Была открыта книга соболезнований.
Oğlunun baskıları sonucu 800,000 Doları oğluna %4 faizle borç verdi.Но выделил он только 2,2 миллиона долларов, ещё 800 тысяч он одолжил своему сыну под 4 процента годовых.
"Adnan Oktar bana 5 çocuk, 2 torun borçlu".У В. Д. Ашкенази пятеро детей — два сына и три дочери.
Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı borcun ifâsını borçlunun vücudu veya özgürlüğü üzerinde gerçekleştiremez.Таким образом, должник не расплачивался по долгам собственной свободой.
Bu geminin su sızdırmazlık özelliğini neye borçlu olduğu henüz anlaşılamamıştır.До сих пор точно не установлено, что послужило причиной гибели лодки.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Тем не менее, из-за неизбывной лени на нём повисает долг в две книги.
Amerika’ya borçlu olduklarını düşünüyorlar.На полученные деньги они перебрались в Америку.
Birçok 3. dünya ülkesi, özellikle Afrika ülkeleri, 1980'lerde geniş bir borç krizine şahit olmuşlardır.Многие сельские жители, особенно на американском Юге, в 1930-х годах жили в бедности.
Başarılı olunca, ailenin her üyesine hediye, Homer'a titreşimli sandalye alır ve borç parasını öder.عندما نجح اشترى هديه لكل فرد بالعائله وأعطي لهومر كرسي هزاز وسدد دينه له .
Schumacher "kendimi sinema kültürüne iyi bir Batman filmi veremediğim için borçlu hissediyorum.قال (سكوماشير)" أشعر انني مدين بسبب أنني لم أقدم فيلم باتمان جيد الي ثقافة السينما .
Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum.جل ما أريد قوله هو أنني أدين لك بسعادتي.
Yine de, Jackson'ın sözcüsü borcun sadece yeniden finanse edildiğini söyledi.ومع ذلك، فإن المتحدث باسم جاكسون قال إن هذا مجرد إعادة لتمويل القرض.
Bunu biz bir insanlık borcu ve tarihi bir borç olarak görüyoruz." demiştir.من أمثلة ذلك: ننسب إنسان إلى قبيلة "قريش" فنقول قرشيّ.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.سمحت العائدات من مبيعات كتابه بسداد ديونه وبعدها ترك قطاع الفنادق.
Bir borç ilişkisinde borçlu, alacaklı olan tarafa karşı belli bir taahhütte bulunmuştur.يؤلف أرجو الأجر من عالم الغيب فإن كان فيه بعض شيء يعيبه.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.وتختلف المكتبة الوطنية عن المكتبات العامة بأنها لا تسمح عادة للمواطنين باستعارة الكتب.
Bu projenin ardından Molina: "Fotoğrafları kullanmak Türkler'e borcumdu.وبعد قيام مولينا بهذا المشروع فقد قالت ( استخدام الصور هو دين للأتراك عندى.
Ocak 1902'de, 2.670£ (günümüzde 210.000£) borcu bulunan kulüp kapanma noktasına gelmiştir.في يناير 1902 ومع ديون قيمتها 2670 باوند -تساوي 210000 باوند في 2013، جاء للنادي أمر بالتصفية.
Sana olan borcumuzu nasıl ödeyebiliriz?فما الثمن الذي ستدفعه؟".
Fakat ödemek zorunda olduğu bir borç vardır.ومن يقرض يرجع له القرض)).
Asıl borç ilişkisinin varlığı tek başına yeterli değildir.واجب الوجود لذاته لا لمعنى.
Kamu Borcu Nasıl Oluştu?كيف تؤدي زكاة أموالك ؟.
Çok borçlanmışlardı.مديونة.
Doğrudan kamu borcu 2007'de yüzde 32'ye düşürülmüştür.تراجع الدين العام إلى حوالي 32 ٪ من الناتج المحلي الإجمالي في عام 2007.
Teşekkürü bir borç biliyorum.حاجتنا إلى الشكر.
Cehennemde günah borcu ödeninceye kadar kalınıp sonra tekrar cennete gidilebilir.أما الروح الخبيثة فلا تستطيع أن تجتاز القنطرة فتتردى في درك من الجحيم يتناسب عمقه مع ما اقترفت من ذنوب.
Hala babamın borçlarını ödüyorum ve o mezarda.بعد موته أخرجت عائلته جثته ودفنوه قرب قبر والده.
Listedeki her bireyin serveti, varlıkları ve borçlarının tahmini olarak hesaplanması ile bulunmuştur.ويتم تقدير ثروة كل فرد على القائمة، بالدولار الأمريكي، على أساس احتساب أصولهم و قيمة ديونهم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod