Aslında, sizi inanca ulaştırdığı için ALLAH sizi kendisine borçlu görür, eğer doğru kimselerseniz."In fact God has favoured you by showing you the way to belief, if you are men of truth."
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu onlara ağır bir borç mu yüklüyor?Or do you demand any wages from them so that they are burdened with expense?
"Borca girdik."(And say:) "We have fallen into debt;
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?Do you ask for any compensation from them that they are burdened with want?
Allah'a kim güzel bir borç verecek ki, O onun verdiğini kat kat artırsın.Who will lend a handsome loan to Allah so that He may double it for him?
Allah'a karşı gerçekten başkasını söylememek, benim üzerime borçtur.worthy to say nothing regarding God except the truth.
Namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin.And perform the prayer, and pay the alms, and lend to God a good loan.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin.And perform the prayer, and pay the alms, and lend to God a good loan.
Anaların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak çocuk kendisinin olan babaya borçtur.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Mirasçıya da aynı şeyi yapmak borçtur.The heir has a like duty.
Evlat sahibi olana da evladını emzirenin rızkını, elbisesini, örfe göre, vermesi borçtur.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Allah hakkında ancak gerçek sözü söylemem borçtur bana.worthy to say nothing regarding God except the truth.
"Allah hakkında gerçek dışında bir şey söylememek benim üzerimde bir varoluş borcudur.worthy to say nothing regarding God except the truth.
İşte böyledir. Üzerimize bir borç olarak, inananları kurtarırız.Even so, as is Our bounden duty, We shall deliver the believers.
Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur.worthy to say nothing regarding God except the truth.
Varise düşen de yine aynı borçtur.The heir has a like duty.
Eğer yolculuk halinde iseniz ve kâtip bulamazsanız, o takdirde borç karşılığıda rehin alırsınız.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Namazı gözetin, zekatı verin ve güzel davranmak yoluyla ALLAH'a bir borçsunun.And perform the prayer, and pay the alms, and lend to God a good loan.
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek (lazımdır).And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.And not one of you but shall pass over it: it is for thy Lord an ordinance decreed. *Chapter: 19
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin).And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
(Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Borçlu dardaysa genişleyinceye dek mühlet verin ona.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Borcunuzu sadaka olarak bağışlarsanız bu, bilseniz, sizin için daha hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Borcunu sadaka olarak ona bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir).And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Eğer borçlu sıkıntıda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin!And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Çünkü müminleri desteklemek, Bize düşen bir borç idi.Then We took vengeance upon those who transgressed.
(Borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Borcu karşılıksız yardım olarak bağışlarsanız sizin için daha iyidir, bir bilseniz.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Ey inananlar, belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır.This is a duty on Al-Muttaqun (the pious - see V. 2:2).
Ey iman edenler, belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Onu (borcu) az olsun, çok olsun, süresiyle birlikte yazmaya üşenmeyin.And the witnesses should not refuse when they are called on (for evidence).
Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Bu da sakınanlara bir borçtur.This is a duty on Al-Muttaqun (the pious - see V. 2:2).
Ey inananlar, muayyen bir müddet için borçlandığınız vakit bunu mutlaka yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Az olsun, çok olsun, muayyen müddete kadar verilen borcu yazmaktan üşenmeyin.And the witnesses should not refuse when they are called on (for evidence).
Belirli bir süre için birbirinize borç verdiğinizde onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir.Not upon you (Muhammad SAW) is their guidance, but Allah guides whom He wills.
Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir.(The distribution in all cases is) after the payment of legacies he may have bequeathed or debts.
Bu, haksızlıktan sakınan takvâlılara bir borçtur.This is a duty on Al-Muttaqun (the pious - see V. 2:2).
Belirli bir vâdeye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu kaydedin!When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Belirli bir süre için birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
(Bu hükümler, ölenin) Yapacağı vasiyyetten, ya da borcundan sonradır.After fulfilling any bequest and paying off debts.
(Bu taksim) Zarar verici olmayan vasiyyet ve borçtan sonra (uygulanır).After fulfilling any bequest and paying off debts, without any prejudice.
(Ancak bu hükümler, ölenin) Ettiği vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır.After fulfilling any bequest and paying off debts.
(Yine bu hükümler,) Edeceğiniz vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır.After fulfilling any bequest and paying off debts.
Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin.But if you trust one another, let the trustee fulfill his trust, and let him fear God, his Lord.
Eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir.If he has siblings, his mother gets one-sixth.
Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdırmasın.And let him fear God, his Lord, and diminish nothing from it.
Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır.After fulfilling any bequest and paying off debts.
(Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır.After fulfilling any bequest and paying off debts, without any prejudice.