Ana içeriğe geç
Sözlük

borç ile cümle

borç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Sana borcumu ödeyeceğim.I will definitely pay you back.
Sana bu defa çok borçluyum.I'm really indebted to you this time.
Böyle olursa da borcun içinde kalacağız ve senin sağlığın...Then we'll just be in debt. And your health...
Buradaki güzel personele teşekkür borçluyum.I'm very thankful to the beautiful staff.
Bir de bana açmış oldukları kredi limiti var, ben kart borcumu hemen ödemiyor olabilirim.And then, of course, they extended credit to me, so that $100 might not be paid immediately.
Kredi kartlarında, kart borcunun asgari ödeme tutarı diye bir kavram da var. aklınızda olsun.And of course I have some type of minimum balance to pay.
Mesela şu borç.Now, this loan, for instance.
Doçent olduğu zaman borcunu geri ödemeliydi.He should have paid it back when he became an associate professor.
Borcum ne kadar?What do I oweyou?
Teşekkür mektupları alırım, ama kimse... borç istemek dışında, beni ziyaret etmez.I get letters of thanks, but nobody bothers to visit me unless they want to borrow money.
Senin borcun hakkında--About that debt of yours--
Yani yatırdığınız her bir dolara 9-10 oranında borç verilir.That means for every dollar you deposit, it loans out about nine or 10.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Here's his first bit of advice.
Dünyada sirkülasyondaki bulunan dolar miktarı kadar borç alabiliyor.It can borrow against the total amount of dollars in circulation in the world.
1990'lardaki Amerika, dünyadaki suç ekonomisinin büyümesinden borç alıyordu.The U.S. in the 1990s was borrowing against the growth of the terror, illegal and criminal economy.
Çünkü Lennisterlar borçlarını ödüyorlar.'Cause Lannisters repay their debts.
Ve annem de öyle -- herşeyi aileme borçluyum, bu hikayeyi.And even my mother -- I owe it to my family. A story:
Sanırım size bir açıklama borçluyum.I suppose I owe you an explanation.
Diyelim ki hükümet birden tüm şirketlerin yatırım borçlarını silmeye karar veriyor.Likewise, investment. Maybe government ...
Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.I have a grand mother who had Alzheimer's, I have parents, and if I am here today, I owe it to you.
Toplamda insanlığa 100 insan günü borçuluyum.In all, I owe 100 man days to humanity.
Aynı zamanda, orada, köyde çalışayan küçük bir grup vardı, ona 65 dolarlık borç verdiler.At the time, there was a microlending group in the village that gave her a 65-dollar loan.
Yani 750000 lira borç almam gerekiyor.So I need to borrow $750,000.
Borcun hepsini ödemek 30 yıl sürüyor.It takes 30 years to chip away at the whole thing.
Neden onun borcu olan parayı buraya bırakmıyorsun?Why don't you leave money for him here?
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç.Second thing that I've learned is that loans are a very interesting tool for connectivity.
Diyelim ki saatlik borçlanıyorsunuz ve faizin her saat başında işlemesini kabul ediyorsunuz.You want this thing to compound every hour of the day.
Bir saatin sonundaki toplam borcunuz 1.000114155 TL.That's how much you're going to owe me after one hour.
1. saatin sonundaki toplam borcunuz eşittir 2.saatin başındaki borcunuz.So $1 plus a very small fraction of a cent.
Bileşik faiz hesaplamasına başladığımızda, ilk hesaplamada bana 2 TL borcunuz vardıWhen we started compounding, at first you owed me $2, just when
Her gün bileşik faiz uyguladığımda yıl sonunda bana yaklaşık 2.71 TL borcunuz oldu. .When I compounded every day, at the end of the year, you owed me $2.71 and some change.
Aldığınız borca ANAPARA diyelim.Let's call that the principal.
Amerikalı bilim insanları olmazdı. Gerçek bilimin hiçbir devlete sadakat borcu yoktur.Real science has no allegiance to government.
Gerçek bilimin tek bağlılık borcu bilimsel yöntemlere karşıdır.It only has allegiance to methodology.
O zaman, eğer yükselen ev fiyatların varsa, bankalar sana borç vermekle para kaybetmez. -So when you have rising housing prices, the banks will not lose money lending you.
İpotek borcunu ödemeyecek durumda olsan bile evi satarak borcunu ödeyebilirsin. -You'll sell the house and you'll pay it off, even though you can't pay the mortgage anymore.
Borç alma standartları gittikçe düştü.The standards for getting a loan went lower and lower.
Dedik ki ev fiyatları yükseldikçe borçları zamanında ödeyememe oranı azalıyor. - -We just said when housing prices go up, default rates go down.
Borçlarını ödemeyen birilerine borç verebilirsiniz. -You could give a loan to someone who's a complete deadbeat.
O zaman borç vermenin algılanan riskleri azalır. -So then the perceived risk goes down, of lending.
Algılanan borç verme riski azalır. -Perceived lending risk goes down.
O zaman, bu daha fazla insanı borç vermeye istekli yapar. -So that makes more people willing to lend.
Ve daha çok insanın borç vermeye istekli olması sonucunda asıl standartlar düşer. - -And the corollary of more people willing to lend, is you that the actual standards go down.
Ev fiyatları yükseldi, sonra borçlarını ödeyemeyen daha az insana sahip olduk. -Housing prices went up, then we had a lot fewer people defaulting on their loans.
Kimse, evlerini borçlarından daha pahalıya satarsa borçlarını ödememezlik etmez. -No one would default on their loans if they could sell it for more than the loan.
- Bu yüzden algılanan borç verme riski düştü.So the perceived lending risk went down.
Ne zaman borç, başka birinin tasarruf gelmiyor.When you borrow money, it doesn't come from somebody else's savings.
Borç tutarı, bir düğmeye basarak tarafından oluşturulan, aslında yeni paradır.The amount you borrow is actually brand new money, created by the push of a button.
Ama çok fazla borcu olan bütün sorun bu.But the whole problem is there's too much debt.
Nasıl cevap bizim için daha fazla borç almak olabilir?So how can the answer be for us to borrow even more?
Bu bize borç verme tarafından bankalar para oluşturmak olduğu sürece, her zaman borçlu olacağım!As long as banks create money by lending it to us, we'll always be in debt!
Bana uzun bir liste gönderdiler. Eski adresimde, adıma verilmiş borçlar vardı.And they send me a long list, and against variations of my name on my old place
Adıma 5-6 bin sterlin borç alınmıştı.There was about 5000-6000£ worth of debt.
Borcum olmadığını biliyordum.I knew I wasn't in debt.
KHSBA'nın kurucusu Ron Stç John'a -- işte orda -- minnet borcumuz var.(Applause) Hello, Ron!
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.By the way, we owe it to women. There's no question about it.
Ama bunu oğullarımıza da borçluyuz.But we also owe it to our sons.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.We owe an incredible debt of gratitude to these two women.
Bu durumda borçlarım artı özkaynağımın toplamı da aktifleriminin toplamına eşittir.-- that assets are equal to liability plus equity.
Başka bir deyişle, aktiflerimden borçlarımı çıkarırsam kalan özkaynağımdır, değil mi?Or the other way to view it is, assets minus liabilities is equal to equity, right?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod