bolluk ile cümle
bolluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Θελει μας ευλογησει ο Θεος, και θελουσι φοβηθη αυτον παντα τα περατα της γης.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Бог ще ни благослови, И от Него ще се боят всички земни краища.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!יברכנו אלהים וייראו אתו כל אפסי ארץ׃
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!يباركنا الله وتخشاه كل اقاصي الارض
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!神 要 賜 福 與 我 們 . 地 的 四 極 都 要 敬 畏 他
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!神要 賜福與 我 們 . 地 的 四 極 都 要 敬畏 他
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaAl maestro del coro. Su strumenti a corda. Salmo. Canto
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaAz éneklõmesternek, hangszerekkel; zsoltár; ének.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaDeus se compadeça de nós e nos abençoe, e faça resplandecer o seu rosto sobre nós,
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaEen psalm voor de koordirigent. Een lied dat met snaarinstrumenten moet worden begeleid.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaFör sångmästaren, med strängaspel; en psalm, en sång.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSela하나님은 우리를 긍휼히 여기사 복을 주시고 그 얼굴 빛으로 우리에게 비취사(셀라)
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaNáčelníkovi speváckeho sboru na hudobný nástroj strunový neginót. Žalm. Pieseň.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaNguyện Ðức Chúa Trời thương xót chúng tôi, và ban phước cho chúng tôi, Soi sáng mặt Ngài trên chúng tôi.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaNguyện_Ðức_Chúa_Trời thương_xót chúng_tôi , và ban phước cho chúng_tôi , Soi sáng mặt Ngài trên chúng_tôi .
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaPřednějšímu z kantorů na neginot, žalm k zpívání.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSela(Przedniejszemu śpiewakowi na Neginot psalm ku śpiewaniu.)
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaTil sangmesteren på strengelek; en salme, en sang.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaVeisuunjohtajalle; kielisoittimilla; virsi, laulu.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaלמנצח בנגינת מזמור שיר אלהים יחננו ויברכנו יאר פניו אתנו סלה׃
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaلامام المغنين على ذوات الاوتار. مزمور. تسبيحة. ليتحنن الله علينا وليباركنا. لينر بوجهه علينا. سلاه.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSela〔 一 篇 詩 歌 、 交 與 伶 長 、 用 絲 絃 的 樂 器 。 〕 願 神 憐 憫 我 們 、 賜 福 與 我 們 、 用 臉 光 照 我 們 . 〔 細 拉
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSela〔 一 篇 詩歌 、 交與 伶長 、 用絲絃 的 樂器 。 〕 願神憐憫 我 們 、 賜福與 我 們 、 用臉 光照 我們 . 〔 細拉
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Alargue Deus a Jafé, e habite Jafé nas tendas de Sem; e seja-lhe Canaã por servo.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Dio dilati Iafet e questi dimori nelle tende di Sem, Canaan sia suo schiavo!»
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Engrandezca Dios a Jafet y habite en las tiendas de Sem, y sea Canaán su siervo.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Gott breite Japheth aus, und lasse ihn wohnen in den Hütten des Sem; und Kanaan sei sein Knecht!
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Gud gjøre det vidt for Jafet, han skal bo i Sems telter, og Kana'an være deres træl!
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Gud skaffe Jafet Plads, at han må bo i Sems Telte; og Kana'an blive hans Træl!"
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Gud utvidge Jafet, han tage sin boning i Sems hyddor, och Kanaan vare deras träl.»
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Jumala laajentakoon Jaafetin, ja asukoon hän Seemin majoissa, ja Kanaan olkoon heidän orjansa."
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››하나님이 야벳을 창대케하사 셈의 장막에 거하게 하시고 가나안은 그의 종이 되게 하시기를 원하노라 하였더라
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Nech rozšíri Bôh Jafeta, a nech býva v stánoch Semových, a Kanaán nech im je sluhom.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Niech rozszerzy Bóg Jafeta, i niech mieszka w namieciech Semowych a niech Chanaan sługą ich.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Razširi naj Bog Jafeta, in naj prebiva v šatorih Semovih, in Kanaan mu bodi hlapec!
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Rozšiřiž Bůh milostivě Jáfeta, aby bydlil v stáncích Semových, a buď Kanán služebníkem jejich.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Terjeszsze ki Isten Jáfetet, lakozzék Sémnek sátraiban; légyen néki szolgája a Kanaán!
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››Бог да разшири Яфета. И да се засели в шатрите на Сима; И Ханаан да им бъде слуга.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››да распространит Бог Иафета, и да вселится он в шатрах Симовых;Ханаан же будет рабом ему.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››יפת אלהים ליפת וישכן באהלי שם ויהי כנען עבד למו׃
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››ليفتح الله ليافث فيسكن في مساكن سام. وليكن كنعان عبدا لهم
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››願 神 使 雅 弗 擴 張 、 使 他 住 在 閃 的 帳 棚 裡 . 又 願 迦 南 作 他 的 奴 僕
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››願神 使 雅弗 擴張 、 使 他 住在閃 的 帳棚裡 . 又 願 迦南 作 他 的 奴僕
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.cùng lập các ủy viên trong xứ, để góp một phần năm của số thâu vào trong bảy năm được mùa dư dật đó.
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.cùng lập các ủy_viên trong xứ , để góp một phần năm của số thâu vào trong bảy năm được_mùa dư_dật đó .
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.바로께서는 또 이같이 행하사 국중에 여러 관리를 두어 그 일곱해 풍년에 애굽 땅의 오분의 일을 거두되
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.To ať učiní Farao, a postaví úředníky nad zemí, a béře pátý díl z úrod země Egyptské, po sedm let hojných.
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.יעשה פרעה ויפקד פקדים על הארץ וחמש את ארץ מצרים בשבע שני השבע׃
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.يفعل فرعون فيوكّل نظّارا على الارض وياخذ خمس غلّة ارض مصر في سبع سني الشبع.
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.法 老 當 這 樣 行 、 又 派 官 員 管 理 這 地 . 當 七 個 豊 年 的 時 候 、 征 收 埃 及 地 的 五 分 之 一
Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yılı boyunca ürünlerin beşte birini toplamalı.法老 當這 樣行 、 又 派 官員 管理 這地.當七個豊 年 的 時候 、 征收 埃及 地的 五分之一
Üretim otomasyonla yapılsa bolluk olurdu ve fiyatlara ihtiyacımız kalmazdı.Jos valmistus olisi automatisoitu se loisi yltäkylläisyyttä ja sen mukana poistuisi hintojen tarve.
Üretim otomasyonla yapılsa bolluk olurdu ve fiyatlara ihtiyacımız kalmazdı.Se la produzione fosse automatizzata, creerebbe abbondanza e a lungo andare eliminerebbe il bisogno di prezzi.
Üretim otomasyonla yapılsa bolluk olurdu ve fiyatlara ihtiyacımız kalmazdı.大量に生産できるだろう しかし 同時に価格の必要性がなくなる 値札が無ければ 商品の品質は上がる
Ve bunlar bollukla mevcuttur.Questi sono tutti abbondanti.
Ve bunlar bollukla mevcuttur.Tych jest obfitość.
Ve neredeyse hemen dağıtımı yapılabilir. Bolluk ekonomisine hoş geldiniz.Bun venit la economia abundenței.
Wal-Mart, elektrik süpürgesi ve kafeteryada bir sürü yemek buldum. Bolluk ülkesine gelmiştim.Supermarkety, odkurzacze, mnóstwo jedzenia w barach, to była kraina obfitości.
Yani benim bahsettiğim şey modern, bolluk içindeki Batı toplumlarının garip sorunu.Așadar, chestiunea despre vorbesc eu este o problemă ciudată a societăților occidentale, moderne și bogate.
Yani benim bahsettiğim şey modern, bolluk içindeki Batı toplumlarının garip sorunu.Así que esto de lo que hablo es un problema peculiar de sociedades occidentales, afluentes, modernas.