bolluk ile cümle

bolluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Sie werden alt bei guten Tagen und erschrecken kaum einen Augenblick vor dem Tode,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trávia svoje dni v dobrom a v okamihu sostupujú do hrobu.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Tráví v štěstí dny své, a v okamžení do hrobu sstupují.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trawią w dobrem dni swoje, a we mgnieniu oka do grobu zstępują.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.V sreči prežive svoje dni, in v trenutku se pogreznejo v kraj mrtvih.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Διαγουσι τας ημερας αυτων εν αγαθοις και εν μια στιγμη καταβαινουσιν εις τον αδην.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Прекарват дните си в благополучие; И в една минута слизат в гроба.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.проводят дни свои в счастьи и мгновенно нисходят в преисподнюю.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.יבלו בטוב ימיהם וברגע שאול יחתו׃
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.يقضون ايامهم بالخير. في لحظة يهبطون الى الهاوية.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度 日 諸 事 亨 通 、 轉 眼 下 入 陰 間
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度日 諸事 亨通 、 轉 眼下 入 陰間
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerCả gia đình đã chọn thời điểm đẻ trùng với thời điểm có nguồn thức ăn dồi dào này.
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerFamilia şi-a sincronizat depunerea ouălor, cu această abundenţă de hrană.
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerPár si naplánoval vylíhnutí svého mláděte právě na tuto dobu hojnosti.
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerΗ οικογένεια διάλεξε τη στιγμή... ώστε η γέννηση να συμπέσει με την αφθονία τροφής.
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerВ семье ястребов тоже прибавление, и птицы охотятся с удвоенной силой.
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerהמשפחה תיאמה את הרבייה .בקנה אחד עם שפע אספקת המזון
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerالعائلة وقتت تفقيسها للتتزامن بهذا التجهيز الوفير للغذاء
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Ami elérhetővé teszi ezt a választékot az ipari társadalomban, az az anyagi bőség.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Cái tạo nên những lựa chọn này trong xã hội công nghiệp là sự giàu có vật chất.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Ceea ce permite toate aceste alegeri în societățile industrializate este bunăstarea materială.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Ce qui rend possible tous ces choix possibles c'est l'opulence.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Ciò che permette tutta questa scelta nelle società industriali è la ricchezza materiale.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Das was all diese Auswahl ermöglicht in den industrialisierten Gesellschaften, ist der Material Reichtum.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.De keuzevrijheid in geïndustrialiseerde landen komt voort uit materiële overvloed.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Förutsättningen för västvärldens alla valmöjligheter är materiellt överflöd.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.이런 현상은 산업사회의 물질적 풍요에서 기인합니다.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Lo que permite toda estas elecciones en las sociedades industriales es la afluencia material.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.O que torna possível todas estas escolhas nas sociedades industriais é a riqueza material.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Teollisissa yhteiskunnissa kaikki nämä vaihtoehdot mahdollistaa materiaalinen rikkaus.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Tym, co umożliwia wybór w społeczeństwach uprzemysłowionych jest bogactwo materialne.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.V industriálnych spoločnostiach umožňuje výber hmotný nadbytok.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.V průmyslových společnostech je tato možnost volby dána materiálním blahobytem.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Αυτό που παράγει τη δυνατότητα επιλογών στις βιομηχανικές κοινωνίες είναι ο υλικός πλούτος.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Такий широкий вибір став доступним, завдяки матеріальному багатству.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Такой широкий выбор стал доступен, благодаря материальному богатству.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.Тези стотици избори в индустриалното общество са възможни поради изобилието.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.מה שמאפשר לנו את כל חופש הבחירה הזה בחברה המתועשת הוא עושר חומרי.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.ما يتيح كل هذا الخيارات في المجتمعات الصناعية هو الثراء المادي.
Sanayileşmiş toplumlar için tüm seçenekleri mümkün kılan maddi bolluktur.この世の中には 選択肢の多さが問題に
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!(66:8) Да благословит нас Бог, и да убоятся Его все пределы земли.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!(67:8) Dieu, nous bénit, Et toutes les extrémités de la terre le craignent.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!A föld megadta az õ gyümölcsét: megáld minket az Isten, a mi Istenünk;
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Allah telah memberkati kita; semoga Ia dihormati di seluruh dunia
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Blagoslovil nas bo Bog, in bali se ga bodo vse meje zemlje.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Deus nos tem abençoado; temam-no todas as extremidades da terra!
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Dios nos bendiga, y témanlo todos los confines de la tierra
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Ðức Chúa Trời sẽ ban phước cho chúng tôi, Và các đầu cùng đất đều sẽ kính sợ Ngài.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Ðức_Chúa_Trời sẽ ban phước cho chúng_tôi , Và các đầu cùng đất đều sẽ kính sợ Ngài .
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Dumnezeu ne binecuvintează, şi toate marginile pămîntului se tem de El.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Es segne uns Gott, und alle Welt fürchte ihn!
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Gud velsigne os, så den vide Jord må frygte ham!
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Jorden har givit sin gröda. Gud, vår Gud, välsigne oss.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!하나님이 우리에게 복을 주시리니 땅의 모든 끝이 하나님을 경외하리로다
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Landet har gitt sin grøde; Gud, vår Gud, velsigner oss.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!La terra ha dato il suo frutto. Ci benedica Dio, il nostro Dio
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Wij mochten een rijke oogst binnenhalen omdat God, Die onze God is, ons zo rijk zegent.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Zem vydá svoju úrodu, a bude nás žehnať Bôh, náš Bôh.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!Ziemia także wyda urodzaj swój; niech nam błogosławi Bóg, Bóg nasz.

İlgili Sayfalar