boşuna ile cümle

boşuna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Se on totta - Vakuutan teille, niin totta kuin istun tässä puhu hänelle turhaan.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.To prawda - Zapewniam was, tak prawdziwe, jak siedzę tu mówić o nim na próżno.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Είναι αλήθεια - Σας διαβεβαιώνω? Ως αληθινή, όπως κάθομαι εδώ μιλάμε για τον μάταια.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Това е вярно - Уверявам ви, толкова вярно, колкото аз съм седнал тук да говорим за него в напразно.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Це правда, - запевняю вас, само вірно, як я сиджу тут і розмовляю про нього марно.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Это правда, - уверяю вас, же верно, как я сижу здесь и разговариваю о нем напрасно.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.זה נכון - אני מבטיח לך, נכון כמו שאני יושב כאן מדברים על אותו לשווא.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.هذا صحيح -- وأنا أؤكد لكم ، صحيح كما أنا جالس هنا أتحدث عنه دون جدوى.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.彼は、彼の側に、ヒントで自分の欲望の顔をbeholdingのその学部を持っていた
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Forgæves slog jeg eders Børn, de tog ikke ved Lære, som hærgende Løve fortærede Sværdet Profeterne.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.내가 너희 자녀를 때림도 무익함은 그들도 징책을 받지 아니함이라 너희 칼이 사나운 사자 같이 너희 선지자들을 삼켰느니라
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Nadarmo jsem bil syny vaše, kázně nepřijali; sežral meč váš proroky vaše jako lev, kterýž dáví.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Nadarmo som bil vašich synov, neprijali kázne. Váš meč požral vašich prorokov ako zhubný lev.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Próżnom bił synów waszych, karania nie przyjęli; miecz wasz pożarł przecie proroków waszych, jako lew tracący.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Zastonj sem tepel sinove vaše, nauka niso sprejeli; vaš meč je pokončal proroke vaše kakor lev morilec.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Вотще поражал Я детей ваших: они не приняли вразумления; пророков ваших поядал меч ваш, как истребляющий лев.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.לשוא הכיתי את בניכם מוסר לא לקחו אכלה חרבכם נביאיכם כאריה משחית׃
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.لباطل ضربت بنيكم. لم يقبلوا تأديبا. اكل سيفكم انبياءكم كأسد مهلك
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.我 責 打 你 們 的 兒 女 、 是 徒 然 的 . 他 們 不 受 懲 治 . 你 們 自 己 的 刀 、 吞 滅 你 們 的 先 知 、 好 像 殘 害 的 獅 子
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.我 責打 你 們 的 兒女 、 是 徒然 的 . 他 們不受 懲治 . 你 們自己 的 刀 、 吞滅 你 們 的 先知 、 好像 殘害 的 獅子
Hepsi boşuna.Todo en vano.
Hepsi boşunaydı, Felice.Fue todo en vano, Felice.
Hepsi boşunaydı, Felice.Нам пора. Не закончится, Фелиция.
Hepsi boşuna.Вот увидишь.
İşimiz bitti. Ne yapsak boşuna. Bu bir ölüm cezası.Bo możemy się tu rozdzielić.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.És ott volt, tudják, az osztályunkkal beszélgetett, és az élet egzisztenciális értelmetlenségéről beszélt.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.E stava lì a parlare alla classe dell'inutilità esistenziale della vita.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.I ona stała tam, rozmawiając z uczniami, rozprawiając o egzystencjalnym bezsensie życia.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.학생들과 이야기하기를 좋아하셨는데 삶의 존재론적 무의미성에 대해 말씀하곤 했죠.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.Sie war dann da und sprach zur Klasse, über die existentielle Sinnlosigkeit des Lebens, wissen Sie.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.И вот она в классе, типа обращается к нам, говорит, знаете, об экзистенциальной тщетности жизни.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.И тя седеше там, говореше с класа, говореше за екзистенциалната преходност на живота.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.והיא היתה שם, והיתה מדברת כזה עם הכיתה, מדברת על חוסר התוחלת הקיומי של החיים.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.وتكون هناك ، تعلمون، تتحدث مع الصف، تعلمون. وتتحدث عن، تعلمون، العبث الوجودي للحياه، تعلمون.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.なんていうか、人生のくだらなさを喋ったりしてました ただ、相手は11歳の子供ですから
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Bælgen blæser, af Ilden kommer kun Bly. Al Smelten er spildt, de onde udskilles ej.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Foalele ard, plumbul este topit de foc; degeaba curăţesc, căci zgura nu se deslipeşte.``
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.풀무를 맹렬히 불면 그 불에 납이 살라져서 단련하는 자의 일이 헛되게 되느니라 이와같이 악한 자가 제하여지지 아니하나니
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Mechy práhnu, olovo mizne od ohňa, zlatník nadarmo prepaľuje a prepaľuje; zlí nie sú vyprataní.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Megégett a fúvó a tûztõl, elfogyott az ón, hiába olvaszt az olvasztó, mert gonoszok, meg nem tisztíthatók.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Palkeet puhkuvat, tulesta lähtee vain lyijyä. Turhaan on sulatettu ja sulatettu: pahat eivät ole erottuneet.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Prahnou měchy, od ohně mizí olovo, nadarmo ustavičně přepaluje zlatník; nebo zlé věci nemohou býti odděleny.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Духалото изгоря; оловото се изпояде от огъня: Разтопителят напразно разтопява, Защото злите не се отделиха.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Раздувальный мех обгорел, свинец истлел от огня: плавильщик плавил напрасно, ибо злые не отделились;
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.נחר מפח מאשתם עפרת לשוא צרף צרוף ורעים לא נתקו׃
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.احترق المنفاخ من النار فني الرصاص. باطلا صاغ الصائغ والاشرار لا يفرزون.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.風 箱 吹 火 . 鉛 被 燒 毀 . 他 們 煉 而 又 煉 、 終 是 徒 然 . 因 為 惡 劣 的 還 未 除 掉
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.風箱 吹火 . 鉛被燒毀 . 他 們煉 而 又 煉 、 終是 徒然 . 因 為惡 劣 的 還未 除掉
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Als een vogel het vangnet ziet, vliegt hij weg.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Bo jako próżno zastawiają sieci przed oczyma wszelkiego ptaka skrzydlastego:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Ciertamente en vano se tiende la red ante los ojos de toda ave
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Dar degeaba se aruncă laţul înaintea ochilor tuturor păsărilor;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Denn es ist vergeblich, das Netz auswerfen vor den Augen der Vögel.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Invano si tende la rete sotto gli occhi degli uccelli
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Jistě, že jakož nadarmo roztažena bývá sít před očima jakéhokoli ptactva,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.무릇 새가 그물 치는 것을 보면 헛 일이겠거늘
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Lebo veď nadarmo sa rozprestiera sieť pred očami ktoréhokoľvek okrýdlenca.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Mais en vain jette-t-on le filet Devant les yeux de tout ce qui a des ailes;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Mert hiába vetik ki a hálót minden szárnyas állat szemei elõtt:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Pois debalde se estende a rede � vista de qualquer ave.
İlgili Sayfalar