boşuna ile cümle

boşuna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Försök inte övertyga mig.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Jika kau ingin membuatku merasa baikkan, menyerah saja.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Mij maak je niet blij.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Nếu anh định thuyết phục tôi về việc này thì bỏ đi.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Se crede che adesso mi senta meglio, se lo scordi.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Se está a tentar tranquilizar-me, desista.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Sie können mir das nicht schmackhafter machen!
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.Нямам добри предчувствия.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın.لو تحاول أن تجعلنى أشعر بتحسن حول هذا الموضوع أتركة
Çünkü eger hayatta değilseniz, bundan sonra tüm diğer şeyler biraz boşuna olacaktır.여러분이 생존해 있지 않다면, 다른 모든 것들이 가능하지 않기 때문이지요
Çünkü eger hayatta değilseniz, bundan sonra tüm diğer şeyler biraz boşuna olacaktır.כי אם אתה לא חי, אז כל הדברים האחרים לא יעזרו.
Çünkü eger hayatta değilseniz, bundan sonra tüm diğer şeyler biraz boşuna olacaktır.لإنّك عندما لا تكون على قيد الحياة تصبح بقية الأشياء ذو فائدة أقلّ
Çünkü eger hayatta değilseniz, bundan sonra tüm diğer şeyler biraz boşuna olacaktır.他のあらゆることは無用になります 知的な能力の囲みを見てみましょう
Çünkü eğer ölürse herşey boşunaydı demektir.Jeśli on umrze, to wszystko na nic.
Çünkü eğer ölürse herşey boşunaydı demektir.Porque si muere, todo habrá sido en vano.
Çünkü eğer ölürse herşey boşunaydı demektir.Protoľe jestli umře, bylo to vąechno k ničemu.
Çünkü eğer ölürse herşey boşunaydı demektir.Διότι αν πεθάνει, όλα θα έχουν γίνει για το τίποτα.
Çünkü eğer ölürse herşey boşunaydı demektir.А если он умрёт, получится, всё было напрасно.
Çünkü eğer ölürse herşey boşunaydı demektir.>何かの価値があるというのなら、君は正しいことをしたと思うよ。
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.A ľutoval som čas, ktorý som premárnil na veci, na ktorých nezáležalo s ľuďmi, na ktorých mi záležalo.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Arrependi-me do tempo que perdi em coisas sem importância, com pessoas importantes.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Dan saya menyesali waktu yang saya buang untuk hal-hal yang tidak berarti dengan orang-orang yang berarti.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.E rimpiango il tempo sprecato in cose di poca importanza per persone che contano.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Et j'ai regretté le temps que j'ai perdu sur des choses qui n'ont pas d'importance avec des gens qui comptent.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Ik had spijt van de tijd die ik verspild heb aan onbelangrijke zaken met mensen die belangrijk voor me zijn.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.그리고 전 중요하지 않은 것들로 낭비한 시간을 후회했어요. 중요한 사람들을 두고 말이죠.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Litoval jsem toho promarněného času nad věcmi, na kterých nezáleželo, s lidmi, na kterých mi záleží.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Obžaloval sem čas, ki sem ga zapravil za stvari, ki niso bile pomembne, z ljudmi, ki mi veliko pomemnijo.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Og jeg fortrød den tid jeg havde spildt på ting som ikke betød noget med mennesker som betød noget.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Și am regretat timpul pe care l-am pierdut făcând lucruri care nu contează, cu oameni care contează.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Và tôi hối tiếc về khoảng thời gian tôi phí hoài vào những việc không đáng với những người xứng đáng.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Y lamento el tiempo que desperdicié en cosas que no importaban con gente que sí importan.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Żałowałem tego czasu, który zmarnowałem na błahych sprawach, z ludźmi, na których mi zależało.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.Και μετάνιωσα για το χρόνο που σπατάλησα σε πράγματα που δεν έχουν σημασία με ανθρώπους που είναι σημαντικοί.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.И съжалявах за времето, което изгубих за неща, които нямаха значение с хора, които бяха от значение.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.И я пожалел о времени, которое потратил даром с людьми, которые мне дороги.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.І я пошкодував про час, витрачений дарма на неважливі речі з дорогими для мене людьми.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.ואני התחרטתי על הזמן שבזבזתי על דברים שלא חשובים עם אנשים שכן חשובים.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.و ندمت على الوقت الذي ضيعت على أمور غير مهمة مع أشخاص يهمونني.
Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım.無駄にした という後悔を感じました 人間関係についても考えました
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.여호와께서 집을 세우지 아니하시면 세우는 자의 수고가 헛되며 여호와께서 성을 지키지 아니하시면 파숫군의 경성함이 허사로다
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.שיר המעלות לשלמה אם יהוה לא יבנה בית שוא עמלו בוניו בו אם יהוה לא ישמר עיר שוא שקד שומר׃
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.〔 所 羅 門 上 行 之 詩 。 〕 若 不 是 耶 和 華 建 造 房 屋 、 建 造 的 人 就 枉 然 勞 力 . 若 不 是 耶 和 華 看 守 城 池 、 看 守 的 人 就 枉 然 儆 醒
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.〔 所羅門 上行 之 詩 。 〕 若 不 是 耶和華 建造 房屋 、 建造 的 人 就 枉然 勞力 . 若 不 是 耶和華 看守 城池 、 看守 的 人 就 枉然 儆醒
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Det är sant - jag försäkrar er, så sant som jag sitter här och pratar om honom förgäves.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Det er rigtigt - jeg kan forsikre dig, så sandt som jeg sidder her og taler om ham forgæves.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Đó là sự thật - Tôi đảm bảo với bạn là đúng như tôi đang ngồi ở đây nói về ông một cách vô ích.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.E adevărat - eu vă asigur, la fel de adevărat cum stau aici, vorbind despre el în zadar.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Es ist wahr - ich versichere Ihnen, so wahr wie ich hier sitze über ihn reden vergeblich.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Es verdad - le aseguro, tan cierto como que estoy sentado aquí hablando de él en vano.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.É verdade - eu lhe asseguro, tão verdadeiro como eu estou sentado aqui falando sobre ele em vão.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.E 'vero - Vi assicuro, come vero come io sono seduto qui a parlare di lui invano.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Het is waar - ik verzeker u, zo waar als ik hier zit te praten over hem tevergeefs.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Igaz - Higgye el, olyan igaz, mint ülök itt beszélünk róla, de hiába.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Il est vrai - je vous assure; aussi vrai que je suis assis ici à parler de lui en vain.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Itu benar - saya yakin Anda; sebagai benar karena saya duduk di sini berbicara tentang dia sia-sia.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Je to pravda - uisťujem vás, ako pravdivé, ako sedím tu hovorí o ňom márne.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Je to pravda - ujišťuji vás, jako pravdivé, jak sedím tady mluví o něm marně.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.그것은 사실이야 - 내가 당신을 보장, 같은 사실 나는 헛된에서 그를 이야기 여기에 앉아있는 한.
Gerçek sizi temin ederim, gerçek olarak ben ona boşuna bahsediyoruz burada oturuyorum.Res je - Zagotavljam vam, kot pravi, kot sem sedel tukaj govorimo o njem zaman.
İlgili Sayfalar