DNA polimeraz oluşan boşlukları doldurur.Chúng hoạt động bằng cách ngăn chặn chức năng của DNA polymerase.
Boşluk biçimdir.’Chỉ có trống thôi."
Onların kalpleri boşluktan ve zaferleri ise sadece bir iddiadan ibarettir!それらの護穎や内穎は膜質で透明。
Bu boşluk yakında OpenFeint, Plus +, AGON Online ve Scoreloop gibi üçüncü taraflar tarafından dolduruldu.この不在はまもなくOpenFeint、Plus+、AGON Online、Scoreloopといったサードパーティによって補われた。
Yani boşlukta ses yayılmaz.ただし、真空中では音は伝播しない。
Üç kısıtlama kuralı: Aynı renkten üç bağlantının yer aldığı zorunlu boşluklar yaratılamaz.同じ色の線が3本集まる強制的な空所を作ってはいけない。
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.また軌間が大きすぎる場合にも脱線してしまう。
Dört tarafı çevrili zorunlu boşluklar yaratılamaz.4辺が囲まれた空所を作ってはいけない。
Dış gövdeyle 50.8 mm kalınlığındaki iç gövde arasında iki metrelik bir boşluk bulunmaktaydı.外殻と厚さ50.8mmの耐圧殻の間には2mの空間があった。
Beş adet boşluktan müteşekkildir.五十猛命 由緒は不詳。
Tankın dış kısmındaki boşluk ise batmazlık ve radyason koruması sağlaması için normal su ile doluydu.容器外の検出器空洞は浮力と放射線遮へいを得るために通常の水で満たされていた。
Bütün olgular aslında boşluktur.すべての物質は空虚である。
Harften sonra boşluk bırakılırsa işe yaramaz.ダンジョンを離れると効果が無くなる。
Başlangıçta boşluk vardı (Ginnungagup).初期状態で空き地がある。
Boşluk'ta hiçbir güç ve yetenek etkinlik gösteremez.真空では能力が発揮できない。
Işık saydam maddelerin içinde boşluktaki hızından daha yavaş yayılır.光速は、物質中では真空中よりも遅くなる。
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”人間なら一瞬で消滅する。
Bu boşluklar genellikle eşit değildir.これらの方程式は一般に難しい。
Ve böylece boşlukta ilerlerler.その途中は真空になっている。
Aksine boşluklu yapıdadır.^ 停留所扱い。
Düz metin olarak ardışık boşluk bulunabilir sarma sorunları giderir.余裕綽々として問題の拘束からのがれるのである。
Bu kemik boşluklara kemik labirent (labyrinthus osseus) adı verilir.骨迷路の中には骨迷路と同じ形の膜があり、膜迷路 (membranous labyrinth) と呼ばれる。
Işık yılı, (sembol: IY, İng. light year (ly)), ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir.例えば1光年は、真空中の光が1ユリウス年に進む距離である。
Bu dalgalar boşlukta ışık hızıyla yayılır ve doğal olarak geniş bir dalgaboyu spektrumuna sahiptir.この波動は真空中では光速で伝播し、様々な波長のスペクトルのものが存在する。
Boşlukları doldurmak için Belçika iki takım, Fransa' da beş takım göderdiler.シカゴでは工場勤務で2つのシフトを掛け持ちして働きづめでした。
Yol boyunca merdiven boşlukları kazıldı.途中、つづら折りの階段がある。
Ama aslında şekillerde boşluklar var.いや本当に、いろんな形があるもんだ。
Boşluk kurtuluş demektir.厳挺之は左遷。
Eä'nın etrafı varlık ötesi Boşluk'la çevrilidir.社殿の周囲は苔に覆われている。
Boşlukta düz bir doğrultuda yayılırlar.正面に真空波を広く飛ばす。
Zihnimde bir boşluk var.私の心は空虚である。
Yok boşluktan başka bir şey, Toz nereye konacak?本来无一物,何处惹尘埃。
Bu boşluk yakında OpenFeint, Plus +, AGON Online ve Scoreloop gibi üçüncü taraflar tarafından dolduruldu.这片空白领域很快就由第三方厂商占领,如OpenFeint、Plus+、AGON Online和Scoreloop。
Ses boşlukta yayılmaz.聲音不能傳播於真空。
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”用此觀之,然則,人之性惡,明矣。
Bu, ışığın boşlukta suda olduğundan 1.33 kat daha hızlı gittiğini gösterir.表示光在真空中的传播速度是在水中传播速度的1.33倍。
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.這些空隙可能對應於從外磁層抵達,幾乎是空的流量管。
Tek sonuç, c'nin bütün kütlesiz parçacıkların ve dalgaların, ışık dahil, boşluktaki hızıdır..其中一項結果,就是所有無質量粒子和相對應的波在真空中都以這一速度c運行和傳播,這也包括光波。
1950'de Louis Essen hızı boşluk rezonansını kullanarak 299792.5±1 km/sn olarak hesapladı.1950年,路易斯·艾森用諧振腔所得出的光速值為299,792.5±1 km/s。
Yukarıdaki hücrenin puanı ile Boşluk puanı (-1) toplanır.1、2號月台之間(中央)上下共用1條留置線。
Bu nedenle, bir boşlukta bulunmak zorundadır.但是她應該是在禁足中。
Du’nun deneyi bir boşluktan geçen ışık kadar yavaş ışığı içermektedir.他的實驗涉及慢光以及在真空中行徑的光。
Ayrıca kurulan bu takım, fotonik bağ boşluklarının ( PBG’lerin ) varlığını ilk defa göstermişlerdir.這個標本也是首次發現完整的暴龍科前肢。
‘Biçim boşluktur.我說即是空。
Üreme oranları düşük de olsa genç kuşların doldurabileceği boşluklar bulunmaktadır.幼年智慧超群,曾為地主放牛為生。
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.漢人為避文帝諱,改姮為嫦。
Gerçekte, boşlukta ışık maksimum hızda(c) ilerler.因此電子的移動速度可以接近光波在真空的傳播速度 c {\displaystyle c\,\!
Beş adet boşluktan müteşekkildir.五無盡功德藏迴向心。
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”정(定)은 사람으로 하여금 이 등의 상태에 이르게 하므로 등지라 함."
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.이것은 완전 접었을때 상 범위가 하 범위에 들어가도록하여 소형화한 것이다.
‘Biçim boşluktur."미래는 백지야.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.지금은 정려각은 없어지고, 그의 후손들이 세운 이 비만 남아 있다.
Bu sebebten orta batı ABD'de çok boşluklu bir dağılım gösterir.때문에 회색여우는 미국 중서부 지방에선 매우 드문드문 분포한다.
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.그로 인하여 사람들의 흐름도 바뀌고 있다.
Ve böylece boşlukta ilerlerler.항상 공중에 떠 있는 상태로 이동한다.
Kelimeler arasına boşluk konulmaz, onun yerine cümlenin sonuna konulur.보통 문장에 연결된 것이 아닌 단독 한 단어를 말하는 것과 문장끝에 위치한 단어사이에 강세의 차이는 없다.
Devrilen rejimin yarattığı boşluk Finlandiya'da da hissedildi.동방 정교회 또한 핀란드에서의 법적 지위를 인정받았다.
Bu boşluklar genellikle eşit değildir.이러한 할당은 보통 불평등하다.
Bunların yayın hayatları arasına bazen uzun boşluklar girmiştir.때때로 무지갯빛 구름(채운)이 나타나는 일이 있다.
Yok boşluktan başka bir şey, Toz nereye konacak?무엇 때문에 오직 수도에서만 끊어야 할 것으로 순상분결을 세우는가?