Börk'ün ön tarafında ise "kaşıklık" adı verilen bir boşluk vardı.В конце моста был кабак под названием «Заверняйка».
Yok boşluktan başka bir şey, Toz nereye konacak?Хотя здесь нет никого и ничего, кроме сторожа и пыли.
İçi boşlukluk organlarda irin birikebilir.Поражаться могут любые органы.
Hücreleşmez, düzensiz ve boşluklu yapı oluşturmaz.Не образуют спор и капсул, неподвижны.
Boşluk biçimdir.’Они пустопорожние».
Başlangıçta boşluk vardı (Ginnungagup).В начале было крещение.
Yol boyunca merdiven boşlukları kazıldı.В подъезде обрушились лестничные переходы.
Bütün olgular aslında boşluktur.В основном они стояли пустые.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.Прицельная сетка выполнена гравировкой с последующим заполнением эмалью.
Boşluk indikatörü vardır.Есть индикатор.
Blok analizi, motifleri hizalamada boşluksuz bölgelere sınırlayan bir motif bulma yöntemidir.Анализ блоков — это метод поиска мотивов, осуществляемый в регионах выравнивания без гэпов.
Bazı canlı kaya buzullarının boşluklarında duru buz görülür.При определённых условиях для него оказываются губительны сильные морозы.
Tsiolkovskiy, roketlerin boşlukta hareketini açıklayan Tsiolkovskiy denklemini de bulmuştur.Циолковский выдвинул ряд идей, которые нашли применение в ракетостроении.
Yani boşlukta ses yayılmaz.على سبيل المثال، لا ينتشر الصوت في الفراغ.
Bu daha ekstrem boşluklar Barbara Hepworth'un heykelleriyle paralel olarak gelişti.وتطورت تلك الفجوات الكبيرة بالتوازي مع منحوتات باربرا هيبورث .
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.هذه الفجوات يمكن أن تتوافق تقريبًا مع أنابيب التدفق الفارغة القادمة من الغلاف المغناطيسي الخارجي.
Özel fonksiyon tuşuna basılırken ekran aydınlatması boşluk çubuğuna basılarak açılıp kapatılabilir.في هذه الحالة، قد تضغط زر التشغيل لتجد نفسك تحدق في شاشة فارغة.
Boşluk indikatörü vardır.يوجد به مؤشر مساحة.
Diğer tuşlar, noktalama işaretleriyle boşluk bırakma içindir.ولسبب أو لأخر نرغب ان يبقوا علاات رمزية.
(Ama bu, global hizalamaların boşluklarla sonlanamayacağı anlamına gelmez.)وهذا لا يعني التحالفات العالمية لا يمكن أن تنتهي في الثغرات.
Bu, boşluktaki tüm oksijeni uzaklaştırır; gizli oksijen oksidasyon yoluyla ürünün kalitesini bozabilir.فهذا يزيل أي أكسجين من عنق الزجاجة، وهو أمر هام لأن الأكسجين الكامن يمكن أن يدمر جودة المنتج عن طريق الأكسدة.
Noktalı virgül kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır ve sonraki sözcükle arasına bir boşluk konur.توضع الفاصلة مباشرة بعد الكلمة التي تسبقها وتفصلها عن الكلمة التي تليها منطقة فراغ.
Morula, uterus (rahim) boşluğuna ulaştığında morulanın içinde sıvı birikir ve içi sıvı dolu bir boşluk oluşur.بعض الدم في الأذين الأيمن لا يدخل الأذين الأيسر، وإنما يدخل البطين الأيمن ويتم ضخه إلى الشريان الرئوي.
Endosporlar bakterilerin uzaydaki boşluk ve radyasyona dayanmalarını sağlar.كما يجب أن تحمي كبسولة الفضاء رواد الفضاء من البرد وإشعاع الفضاء.
Uzun süreli bir boşluktan sonra 1984'te Hindistan millî futbol takımı başına geldi.في جميع أنحاء أستراليا هناك تراجع في عدد من أندية كرة الشبكة منذ 1940s.
Karanlık nabız ve Karanlık boşluk isimli saldırıları çok güçlüdür.ورباط أخمص القدم الطويل المسمى اللفافة الأخمصية قوي جدًا.
‘Biçim boşluktur.هو يبني فراغ.
Diastema, iki diş arasındaki artmış mesafe veya boşluktur.وجود فجوة أو مسافة بين اثنين من الأسنان الأمامية السفلية.
Işık hızı, boşlukta her zaman aynı hızla ilerler.وجميع أشكال الاشعة الكهرومغناطيسي تتحرك بنفس السرعة في الفراغ.
Boşluk indikatörü vardır.Tem indicador de espaço.
Dört tarafı çevrili zorunlu boşluklar yaratılamaz.Não se pode criar um espaço vazio rodeado de 4 peças.
Diastema, iki diş arasındaki artmış mesafe veya boşluktur.Diastema é uma lacuna ou espaço entre dois dentes.
Steve Jobs binaya temiz bir sığdırma ve kaplama için görünür dikiş, boşluk veya fırça vuruşu istemiyordu.Steve Jobs não queria nenhuma costura, fenda ou pincelada visível para um acabamento limpo.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.A Ontologia da Realidade.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.A flecha, digamos, está de fato cravada exatamente neste pequeno alvo.
Boşluk biçimdir.’É vazio”.
Işık yılı, (sembol: IY, İng. light year (ly)), ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir.Ano-luz (símbolo: ly, do inglês light-year) é a distância que a luz atravessa no vácuo em um Ano juliano.
Başarılı kayıtlar arasındaki boşluk, aşırı kısadır.O índice de alfabetização entre os Bagatha é baixíssimo.
Buna rağmen listede boşluklar vardır.Contudo, há falhas na edição.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.As enjuntas do arco principal estão decoradas com relevos da Vitória com troféus.
Her iki türün dağılım alanları arasında büyük bir boşluk aralığı oluşur.Entre as duas principais áreas de ocorrência, aparece de maneira dispersa.
Boşluklu imla hakkıDifração do nêutron
Sindirim kanalı boşluğu bulunur, ancak bu boşluk sölom olarak kabul edilmez.A rega deve ser abundante, mas não a ponto de encharcar o vaso.
Arka-medial kısmını retrofarengeal boşluk oluşturur.Localiza-se lateral e posterior ao feixe reticuloespinhal medial.
Boşluk'ta hiçbir güç ve yetenek etkinlik gösteremez.Nada de qualquer poder ou força pode ser usado dentro o Vazio.
Nagarjuna, „Boşluk“ kavramını asla diğer kuramları çürütmek, değiştirmek için ortaya atmamıştır.Cuidado com o artigo al. Em nomes próprios, nunca o elimine porque ele pode alterar o sentido do nome.
Büyük Galeri’nin başlangıcında, sağda duvara oyulmuş, günümüzde kapalı halde bulunan bir boşluk bulunur.À direita desta porta está o portal principal, fechado atualmente.
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”De mens is de (nabije) ruimte gaan koloniseren.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.De naam Nan Madol betekent letterlijk ruimte tussen, wat duidt op de kanalen tussen de deeleilanden.
Günün sonunda Somme'nin kuzeyindeki Alman hatlarında 24 km2 boşluk oluştu.Aan het einde van de dag was in de Duitse linie ten zuiden van de Somme een gat van 24 kilometer gecreëerd.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Vliegend puin is hier een extra hindernis, evenals het gevaar dat Isaac de ruimte in zweeft.
Şayet birinci ortam boşluk veya hava ise n1=1'dir.Indien de bol zich in lucht bevindt geldt bij benadering n1=1.
Sonunda bir boşluk bulundu ve duvar kırıldı.De grens was definitief open en de Muur was gevallen.
Gaz molekülleri arasında büyük boşluklar bulunur.Er is lege ruimte om de moleculen.
Bütün olgular aslında boşluktur.In feite is het pakje leeg.
Sarı ilik uzun kemiklerin orta kısmındaki boşlukta bulunur.Het neusbeen is lang met een langwerpige uitholling op de middenlijn van de neusbeenderen.
Optikte, ortam A boşlukken ortam B camdır.A* schat dan de afstand vanaf de huidige knoop tot de bestemming.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
‘Biçim boşluktur.Vorm is dan leegheid.
Ve böylece boşlukta ilerlerler.Er wordt in wijzerzin gelopen.