Maddesi boşanma sonrası bekleme süresi ile ilgili hükmü içermektedir.In een aansluitend proces werd dan geoordeeld over de echtscheiding.
"Evlenme ve Boşanma".Bijbel en echtscheiding.
1935 yılında boşanmadan önce 2 tane çocuğu oldu.Ze kregen twee kinderen, voordat ze scheidden in 1953.
2007 yılında Esposito boşanma davası açtığını açıkladı.In 1994 vroeg Christina echtscheiding aan.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.De eerste twee huwelijken eindigden in echtscheidingen.
Evlilik Boşanma ^Een omstreden huwelijk.
Babası ile annesi ayrılmıştır, boşanmalarının sebebi babasının eşcinsel olmasıdır.Hij omdat zijn vader en moeder uit elkaar zijn, zij omdat haar vader dood is.
Bu evlilik de 1991 yılında boşanma ile sona erdi.Ook dit huwelijk eindigt in een scheiding, in 1991.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Zijn vrouw Henriëtte wil namelijk van hem scheiden.
Fakat Cem boşanmaktan son anda vazgeçer.Steeds meer huwelijken eindigen in echtscheiding.
Bu durum eşiyle boşanmasına sebep olmuştur.Zijn vrouw vroeg hierdoor de echtscheiding aan.
Boşanmayla birlikte Fevziye, Mısır Kraliyet Prensesi unvanını tekrar elde etti.Nadat moeder en zoon zich verzoend hadden, vervoegde Lodewijk opnieuw het koninklijk leger.
1925) ile evlendi beraberlikleri 1969'da boşanmayla sonuçlandı.Ze trouwden in 1925 (de echtscheiding volgde in 1929).
Ancak, 1957'de bu evlilik de boşanma ile sona erdi.In 1957 eindigde deze relatie in een echtscheiding.
Bu boşanmadan sonra da dostlukları devam etmiştir.Na hun scheiding bleven zij bevriend.
2. konuda boşanma anlatılır.Het behandelt het thema echtscheiding.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.Nu is het zeker dat hij gaat scheiden.
Bu evliliği de 2009'da boşanma ile sonuçlandı.Dit huwelijk eindigde in 2003 in een echtscheiding.
Boşanmadan önce birkaç kez yeniden evlendiler.Na echtscheiding trouwde hij nog tweemaal.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.Het echtpaar vervreemdde van elkaar maar scheidde nooit.
Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesine boşanma denir.Bij een echtscheiding wordt een burgerlijk huwelijk beëindigd.
O, bir boşanmayı kabul etmeyecektir.Ze wil niet instemmen met een scheiding.
Boşanma Mayıs 1996'da gerçekleşti.Rozwód nastąpił w maju 1996.
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Czy Biblia dopuszcza rozwody?.
Thorpe’un zaman zaman çok fazla içki içmesi çiftin 1924 yılında boşanmalarının büyük ihtimalle ana sebebidir.Okresowe problemy Thorpe’a z alkoholem sprawiły, że para rozwiodła się w 1924.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.1 maja 2012 Cena wniósł pozew o rozwód, który został sfinalizowany 18 lipca.
Bu durum eşiyle boşanmasına sebep olmuştur.Niestety, jego żona doprowadza do rozwodu.
Boşanma belgesine get adı verilir.Gdzie wnieść pozew o rozwód?
Anne henüz altı aylık kraliçeyken kocasından boşanmak zorunda kalmıştır.Jej rodzice rozwiedli się, gdy dziewczyna miała sześć miesięcy.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.Dwa pierwsze małżeństwa zakończyły się rozwodami.
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
15 Nisan 2008'de mahkeme boşanma hükmünü verdi.8 kwietnia 2011 sąd rodzinny orzekł rozwód.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Również rozwijany zostaje motyw relacji Clarka z Lois Lane.
Fakat daha sonra gene boşanmaya karar verirler.Po raz kolejny myśli o rozwodzie.
Evlilik Boşanma ^Małżeństwo w rozwodzie.
Hiç boşanmamalarında rağmen ilişkileri kısa sürdü.Pomimo upływu czasu jednak ich związek nie rusza z miejsca.
Bir boşanma yaşadım.Jednak doszło do rozwodu.
Ardından boşanma davası açar.Tak więc ogłasza rozwód.
Annesi Hildegard, onunla berâber taşınmayı reddederek boşanmak istedi.Ilekroć Ferdynand odmawia, grozi mu rozwodem.
Bu evlilik de 1991 yılında boşanma ile sona erdi.Małżeństwo to zakończyło się rozwodem w 1991.
10 Kasım 2009 günü eşi şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı.21 listopada tego samego roku otrzymali orzeczenie warunkowe o ich rozwodzie.
6 Kasım 2006'da kocası Kevin Federline'den boşanmak için mahkemeye başvurdu.7 listopada 2006 roku Britney Spears złożyła wniosek o rozwód z Federline.
Bu evlilik 1948'de boşanma ile sonuçlandı.Małżeństwo zakończyło się rozwodem w 1848 roku.
"Evlenme ve Boşanma".Doszło do separacji i rozwodu.
Ailesinin boşanmasının ardından Anne ve üvey babası ile birlikte Avustralya’ya yerleşti.Zaraz po rozwodzie przeprowadziła się wraz z matką i rodzeństwem do Australii.
Çiftin evliliği 1994'te boşanmayla son bulmuştur.Małżeństwo z Janet zakończyło się rozwodem w 1994 roku.
Boşanmaya ramak kalmışken Final bölümünde barışmışlardır.Po upadku Powstania i ostatecznym rozbiorze, pozostaje w strukturach sądowniczych.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Samtidigt kämpar Clark Kent på grund av en nyligen skilsmässa med Lois Lane.
Evlenme ve Boşanma.Mötas och skiljas.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.De båda första äktenskapen upplöstes genom skilsmässa.
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.Namnet kommer från Pietro Germis film Divorzio all'italiana (Skilsmässa på italienska) från 1961.
Bir boşanma yaşadım.En skilsmässa följde.
Boşanma, 22 Kasım 2011 tarihinde tamamlanmıştır.Skilsmässan gick igenom den 22 november 2011.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.Efter skilsmässan träffades de aldrig mer.
Boşanma davaları 1964'e kadar sürdü.De uppträdde tillsammans tills skilsmässan 1964.
Parker'ın anne babası boşanmalarına rağmen üzerindeki etkileri sürmekte.Samtidigt håller Gabes föräldrar på att gå igenom en skilsmässa.
Fakat çift 2012 yılında boşanma kararı almıştır.Paret ansökte om skilsmässa 2012.
Nahit Fıratlı ile boşanmayla biten bir evliliği vardı.Jag hade tagit mig igenom en skilsmässa.
Boşanmasını isteseler de Britney'e dinletemediler.Jag ville göra det som Britney gjorde.
Fakat Cem boşanmaktan son anda vazgeçer.Alla fyra äktenskapen har slutat i skilsmässa.